Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin gerekçeli kararı; alacaklının iş
Özet: Bu hukuki belgede, daha önce kesinleşmiş bir iş mahkemesi kararı ve icra takibi neticesinde oluşan alacağını tahsil edemediğini ve borçlunun ödeme aczi içinde olduğunu iddia eden alacaklı davacı, işveren şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiş; davalı şirket ise aktif ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, ödeme aczi içinde olmadığını ve uygulanan ihtiyati tedbirlerin orantısız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ancak yargılama devam ederken davacı vekilinin davadan feragat etmesiyle davanın sona erdiği belirtilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)
DAVA TARİHİ : 24/11/2025
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı/borçlu işveren Ins ... Verimli Enerji Sist. Oto. ve Mek. Müh. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde 08.06.2024 tarihinden, iş akdini işveren tarafından feshedildiği 20.08.2024 tarihine kadar satış sorumlusu olarak çalıştığını, dava şartları yerine getirilerek davalıya karşı 11.02.2025 yılında ... 9. İş Mahkemesi 2025/... E. Sayılı itirazın iptali davası açıldığını, davanın kabulüyle itirazın iptali ile yargılama giderleri ve icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve dosya kesinleştiğini, bu karar neticesinde icra dosyası üzerinden takip işlemlerine devam edildiğini, 23.09.2025 tarihinde icra dosyasında kayıtlı şirket vekiline icra emri tebliğ edildiğini, davalı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin alacağının toplamı işbu dava tarihinde 145.612,49 TL’ye ulaşmış olup alacağını tahsil etmemesi maddi durumunu olumsuz yönde etkilemekte iki yılı aşkın süredir alacağına kavuşamamasına neden olduğunu, davalının haczi kabil malı/geliri de bulunmadığını, öncelikle, re’sen, tensiple, yasa gereği teminatsız olarak, davalı şirketin ... Ticaret Sicilindeki kaydının terkinine iflas sonuna kadar engel olacak kapsamda ihtiyatî tedbir kararı verilmesine, tedbir kararının infazı için  davalı şirkete  ve ... Ticaret Siciline ve ... İl Ticaret Müdürlüğüne müzekkere yazılarak infazına karar verilmesini, Re’sen, tensiple, ... 1. Genel İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyasının dava tarihindeki kapak hesabının istenerek o miktar kadar teminatsız  olarak  davalı şirketin taşınır/taşınmaz tüm mallarına, banka hesaplarına trafikte kayıtlı araçlarının kayıtlarına ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının İİK'nın m. 177/4 uyarınca iflasına, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin aktif şekilde faaliyet göstermekte olduğunu, düzenli fatura kesmekte ve farklı icra dosyalarına ya da dosya dışı borçlarına ilişkin ödemelerini sürdürdüğünü, bu nedenle davacının ödeme aczi iddiası gerçeği yansıtmamakta olup, tedbirlerin devamı müvekkilin ticari faaliyetlerini gereksiz ve orantısız biçimde kısıtladığını, davacı tarafından mahkemece istenen ilan/iflas avanslarının süresi içinde yatırılıp yatırılmadığının denetlenmesi yatırılmadığının tespiti hâlinde, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, İflas davası kapsamında muhafaza tedbirlerine ve nihayetinde iflas kararına hükmedilebilmesi için borçlunun genel ve sürekli ödeme aczi içinde bulunduğunun somut, açık ve kuvvetli delillerle ortaya konulması gerektiğini, bu kapsamda, tedbir talep eden tarafın iddialarını yaklaşık ispat seviyesinde desteklemesi zorunlu olup, tek bir kesinleşmiş takip dosyasında ödeme yapılmamış olması iflas şartlarının oluştuğunu göstermeye tek başına yeterli olmadığını, müvekkili hakkında teminatsız şekilde tesis edilen ağır muhafaza tedbirlerinin dosyadaki mevcut delil durumu ile açıkça orantısız olduğunu, tedbirlerin ölçülülük ilkesine aykırı olup derhâl kaldırılması gerektiğini, davacının yalnızca tek bir kesinleşmiş dosyadaki borca dayanarak müvekkilinin iflasını talep etmesi hukuken yeterli olmadığını, bir alacaklının, borçlu şirketin gelirini veya ticari faaliyet hacmini bilmesi mümkün olmadığınbı, bu hususların ancak şirket kayıtlarıyla anlaşılabileceğini, müvekkilinin ise düzenli fatura kesmekte, iş yapmaya devam etmekte ve farklı borçlarına ilişkin ödemelerini sürdürmekte ve alacaklarını tahsil etmekte olduğunu, bu nedenle davacının iddiası tahmine dayalı olup hukuken değer taşımadığını, müvekkilin borçlarını tamamen inkâr etmediğini, aksine ödeme gücü dâhilinde yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini gösterdiğini, tüm bu nedenlerle Mahkemenizin 25/11/2025 tarihli ara kararı ile tesis edilen iflas muhafaza tedbirlerinin kaldırılmasına, davacı tarafından ilan/iflas avansının yatırılıp yatırılmadığının mahkemece denetlenmesine; yatırılmamış olması hâlinde davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddine, müvekkili aleyhine açılan haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili Mahkememizin 16/09/2026 tarihli duruşmada davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.6100 sayılı HMK’nun“Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. ...’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.4.1940 tarihli ve ... sayılı ... Kararı, ... 27.5.1992 tarihli ve 1992/-/ sayılı kararı) HMK'nın 74. Maddesi uyarınca vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede bu konuda açık yetkisinin bulunması gerekir.Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. (md.312/1, c.1) Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.(md.312/1,c.2)Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır(Harçlar Kanunu md 22).Tüm dosya kapsamı yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davacı vekilinin dosyaya ibraz edilen vekaletnamesinde davadan feragat edibilmesi için açık yetkisinin olduğu, davacı vekilinin 16/09/2026 tarihli duruşmada davadan feragat ettiği anlaşılmakla feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurup davaya son veren taraf işlemlerinden olduğundan; iş bu davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Feragat nedeniyle davanın reddine,
2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/09/2026
Başkan
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Katip
E-imzalı