Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, tüzel ve gerçek kişi davacıların mali zorluklarını aşmak amacıyla başvurduğu konkordato davasında geçici mühlet ve koruyucu tedbir taleplerine ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Küresel likidite sorunları, yüksek faizli krediler, büyük yatırımların finansman modeliyle satış politikaları arasındaki uyumsuzluk ve bankalardan yetersiz kredi desteği gibi nedenlerle mali zorluklar yaşayan ve borçlarını zamanında ödeyemeyen bir tüzel kişilik ile gerçek kişi ortakları, işletmenin ticari geleceğini ve sürekliliğini sağlamak amacıyla konkordato talebinde bulunarak, geçici mühlet kararı verilmesini, konkordato komiseri atanmasını ve mal varlıklarının haciz, icra takipleri ile banka blokajları gibi tehditlerden korunması yönünde tedbirler alınmasını talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : 1-
DAVACI : 2-
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
DAVA TARİHİ : 05/01/2026
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememize tefrik edilerek tevzi edilen Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tüzel kişi ile gerçek kişi ortak ve temsilcilerinin borçlarını zamanında ödeyememe durumu ile karşı karşıya kaldığını, davacı olan tüzel kişiliklerin konsolide olarak borçlanmaları ve bu şirketlerin ortağı ve temsile yetkili şirket müdürü gerçek kişi ortakların şirket borçlarından dolayı müşterek ve müteselsil kefaletinin bulunması nedeniyle mal varlığının haczi veya muhafazası halinde işyerinin devamlılığının ve ticari geleceğinin tehlikeye düşeceğini ve müvekkilinin menfaatini etkilediğini, davacıların mali zorluğa düşmesinin işletmelerini doğrudan etkileyeceğini, sermaye artırımı yapılması veya borçların ödenmesi hususunda şahsi mal varlıklarının korunmasının önemli olduğu hususu da dikkate alınarak, iflasa tabi olsun yada olmasın gerçek kişilerin de konkordata talebinde bulunabileceklerini, alacaklının da aynı olduğu düşünülerek, davanın birlikte açılmasının öngörüldüğünü, dünya genelinde likiditenin azalması, buna bağlı olarak ülkemizde döviz kurlarının enflasyon oranında artış göstermiyor olması, artan jeopolitik riskler, dünya genelinde yaşanan ekonomik sıkıntının baş göstermesine sebep olduğunu, müvekkili şirketlerde de nakit ve finansman sıkıntısının baş göstermeye başladığını, dünya genelinde likiditenin azalması ve yüksek faiz oranlı kredilerden kaynaklanan bir çıkmaz söz konusu olduğunu, firmanın 2021 yılından bugüne kadar özellikle 2023-2025 yılları arasında yaptığı yaklaşık 6.000.000.00-USD lik yatırımların finansman modelinin firma satış politikası ile uyumsuzluğundan kaynaklanan likidite sıkışıklığı yüzünden kullanılan yüksek faizli kredilerin sebep olduğu sıkıntılardan kaynaklanan olumsuzluklar sebebiyle konkordato talebinde bulunulduğunu, firmaya ait yıllar itibari ile karşılaştırmalı gelir tablosunda faiz giderleri kaleminde de açıkça görüldüğünü, imalatçı firmanın ortalama 6 ay vadeli mal satış politikasına karşılık yatırım ve işletme sermayesi için gerekli nakit finansmanın banka kaynaklı olmasından dolayı bir likidite problemi yaşadığını, firmaya ait fabrikanın ipoteğini elinde bulunduran ...'ın değişen ve büyüyen ekonomi ortamında kredi limit artışına gitmemesinin de olumsuz sürece etki ettiğini, borçların tasfiyesi ve şirketin ticari faaliyetlerine devamının sağlanması amacı ile “İcra Ve İflâs Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’a uygun olarak, “Konkordato Ön Projesi” hazırlandığını, şirketin işletme bütünlüğü ve ticari faaliyetinin haciz ve icra tehdidine maruz kalacağını, borçların ödenemeyeceğinin açık olması nedeniyle yaşanabilecek hacizlerden dolayı şirketin fiilen çalışamaz duruma geleceğini ve öncelikle mal varlığının bütünlüğünün bozulacağının öngörüldüğü, bu nedenle davanın kabulü ile, tüzel kişi ve gerçek kişi müvekkiller lehine ayrı ayrı 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine, gerektiğinde geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına, geçici konkordato komiseri atanmasına, müvekkillerinin, mallarının muhafazası için gerekli tedbirler zımnında, malvarlığının korunması amacı ile, konkordato mühletinin sonuna kadar, 6183 sayılı kanuna göre yapılan takipler ile İİK 89/1. Madde de dahil olmak üzere icra ve iflas yoluyla takip başlatılmasının engellenmesine, konkordato talebimizden önce şirkete karşı 6183 sayılı kanuna göre yapılan takipler ve İİK 89/1. Madde de de dahil olmak üzere başlatılmış bulunan tüm icra takiplerinin durmasına, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde malların muhafaza altına alınması ve satış işlemlerinin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, mühlet öncesi yapılmış müstakbel alacakların temliki sözleşmeleri kapsamında, mühlet içinde doğacak alacaklar için temlik işleminin hükümsüz sayılmasına ve mühlet içinde ödemelerin komiser denetiminde şirkete yapılmasına, müvekkillerinin keşide ettiği çeklere karşılıksız şerhi vurulmasının önlenmesine ve konkordato sürecinde olunduğuna ilişkin şerh düşülmesine, alacaklı bankalardaki firma hesaplarında var ise mevcut blokajların kaldırılmasına, mühlet ve tedbir öncesinde gönderilen, müstakbel alacakların da haczini içeren haciz müzekkereleri ya da haciz ihbarnamelerinin mühlet içinde uygulanmamasına; mühlet kararından sonra hesaplara gelecek muhtemel paraların ve müvekkiller lehine doğacak alacakların taraflarına ödenmesine, geçici mühlet kararıyla birlikte mühlet içerisinde müvekkillerin talebi haricinde alacaklılar tarafından yapılabilecek takas ve mahsup işlemlerinin engellenmesine, mühlet boyunca müvekkiller tarafından üçüncü kişilere verilen teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesinin engellenmesine, konkordato projesinin gerçekleştirilebilmesi için zorunluluk arz ettiğinden, müvekkillerin malları üzerindeki mevcut muhafaza işlemlerinin, hacizler baki kalmak şartıyla kaldırılarak taraflara teslimine, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu 289.md gereği ayrı ayrı 1 yıllık kesin mühlet verilmesi ve gereği halinde 289/4 md göre 6 ay kadar uzatılmasına, kesin mühlet süresi içinde yapılacak konkordato anlaşmasının kabulü halinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, Mahkememizin 2026/... E. sayılı dosyası, ... 5. HD'nin 2026/... E- 2026/... K. Sayılı ilamı, feragat dilekçesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h) davasıdır.Mahkememizce verilen 01/04/2026 tarih ve 2026/... Esas, 2026/... sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2026/... Esas, 2026/... Karar sayılı ilamı ile hükmün kaldırılarak konkordato talep eden gerçek kişiler ... ve ... yönünden konkordato taleplerinin tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmesine karar verilmiş olmakla; dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Davacılar vekili 15/09/2026 tarihli dilekçesi ile; Müvekkili ...'un yetkilisi olduğu ... Asansör San. Tic. A.Ş. Hakkında ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2026/... E. Sayılı dosya 03.07.2026 tarihli 2026/... K. sayılı ilamıyla konkordato kesin mühleti verilmiş olduğunu, işbu dosyada müvekkili olan ... ve ... hakkında başlatılmış icra takibi vs. bulunmaması nedeniyle davanın devam etmesinde hukuki yarar bulunmadığından davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
6100 sayılı HMK' nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre " Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacının dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden dilekçeler aşamasında beyanda bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Feragat nedeniyle konkordato talebinin REDDİNE,
2-Verilen tedbirler kaldırıldığından karar verilmesine yer olmadığına,
3-Komiserlerin görevleri sona erdiğinden karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının feragatın ilk celseden sonra vuku bulması sebebiyle 2/3'i olan 488,00-TL'nin peşin alınan 732,00-TL harçtan mahsubu ile arta kalan bakiye 244,00-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
5-Kararın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, konkordato talep eden borçlular vekilinin yüzüne karşı 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ... olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026
Başkan ...
¸E-imzalıdır.
Üye ...
¸E-imzalıdır.
Üye ...
¸E-imzalıdır.
Katip ...
¸E-imzalıdır.