Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, trafik kazası sonrası sigorta şirketinden eksik ödenen araç hasarı ve değer kaybı tazminatı talepli davanın gerekçeli kararı.
Özet: Bir trafik kazası sonucu aracında oluşan hasar ve değer kaybının tamamının karşılanmadığını ileri süren davacı, %100 kusurlu tarafın sigorta şirketinden, eksper raporundaki iskontolu hesaplamalar, orijinal parça kullanılmaması ve KDV uygulamasındaki hatalar nedeniyle eksik kalan gerçek hasar bedeli ile değer kaybının bilirkişi incelemesiyle belirlenerek tahsilini talep ederken; davalı sigorta şirketi, davanın usulden reddi, zamanaşımı, sigortaya başvuru eksikliği gibi itirazlarla birlikte, değer kaybı dahil tüm ödemelerin mevcut raporlar doğrultusunda eksiksiz yapıldığını ve davacı raporunun fahiş olduğunu savunmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/08/2025
KARAR TARİHİ : 14/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirketin genişletilmiş kasko sigortası ile sigortaladığı dava dışı ...'a ait ... plakalı aracın %100 kusurlu olarak müvekkilinin aracına zarar vermesi nedeniyle oluşan hasar bedelinin davalıdan tahsili talep edilmektedir. Sigortalı aracın ZMM sigortasının limitinin aşılması nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen (gerçek) hasar bedeli ve değer kaybı karşılanmadığını, Ayrıca eksper raporunda ... kararlarında belirtilen kriterlere (orjinal parça kullanılması, KDV'nin hesaba katılması ve iskonto uygulanmaması hususlarına) uyulmadığından araçta meydana gelen gerçek hasar bedeli tespit edilemediğini,bu nedenle işbu dava dilekçesi ile müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasar bedelinin ... kararlarına uygun olarak bilirkişi tarafından belirlenmesi, bu bedelden sigorta tarafından yapılan ödemenin mahsubu ve neticeten bilirkişi tarafından belirli hale getirilecek olan bakiye hasar bedeli ve değer kaybı talep edildiği müvekkiline ait bulunan ... plakalı araca, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki bulunan ve dava dışı malik ... ait olan ... plakalı aracın çarpması sonucunda 04/11/2024 tarihli maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüleri arasında düzenlenen kaza tespit tutanağından, dava dışı sürücünün de kabul ettiği üzere, şahsın takip mesafesi kuralına uymadığı ve müvekkilinin aracına arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle müvekkiliin aracının öne doğru savrularak öndeki araca çarptığı ve bu şekilde zararın gerçekleşmesine sebebiyet verdiğini, sunulan kusur tespit belgesinden de anlaşılacağı üzere, ... Merkezi tarafından davalının %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkiline ait araç, ... marka, ..., 2016 Model olduğunu, müvekkili kaza sonrasında müvekkilinin Kasko Sigortası olan ... Sigorta şirketine başvurduğunu, sigorta tarafından görevlendirilen eksper tarafından hazırlanan raporda 191.144,70-TL hasar bedeli belirlendiğini, müvekkilinin Kasko sigortası kusurlu aracın ZMM Sigortasına bu miktar için rücu ettiğini, Ayrıca sigortalı aracın ZMM sigortası tarafından 8.855,30-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, bu şekilde ZMM sigortası tarafından 200.000,00-TL olan limit dahilinde ödeme yapılmış olmasına karşın müvekkilinin zararları tamamen giderilmediğini, Eksper raporunda iskontolu hesaplama yapıldığını, Sigorta ilişkisinin tarafı olmayan ve doğrudan zarar gören üçüncü kişilerin araçlarında meydana gelen hasarın çıkma parça ile değiştirilmesine imkan tanınarak Mülkiyet hakkına kısıtlama getirilemeyeceğini, Parça ve işçilik bedellerinde anlaşmalı servis iskontosunun uygulanmaması gerektiğini, ayrıca Orjinal parçalara KDV dahil edilerek gerçek hasar bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, arz ve izah edildiği üzere; davanın kabulüne, davalı tarafça kasko sigortası yapılan aracın yüzde yüz kusuruyla sebebiyet verdiği kaza sonucunda müvekkiline ait ... plakalı aracın uğradığı maddi zararlar kapsamında; Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; hasar farkı tazminatı için şimdilik 100,00 TL, Değer kaybı tazminatı için şimdilik 100,00-TL, olmak üzere toplam 200,00-TL alacağın haksız fiilin gerçekleştiği (04/11/2024) tarihten itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tazminine; Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, delillerin taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine müracaat edilmediği, davanın usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar yoktur. davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın müracaatı üzerine hasar dosyası kapsamında hesaplanan Değer kaybı 18.515,81 TL, sigortalının trafik poliçesinden ödenen tutar 8.855,30 TL ve IMM poliçesinden değer kaybı için kalan fark 9.660,51 TL olup değer kaybı raporuna istinaden 02.04.2025 tarihinde Cihat Yılmaz hesabına 9.660,51-TL değer kaybı ödendiğini, araç rayiç değeri konusunda eksper tarafından yapılan incelemelerde tsb rayiç değer bedeli dikkate alındığını, İlgili rapor doğrultusunda davacıya eksiksiz ödeme yapılmak suretiyle değer kaybı bedeli ödendiğini, dosyaya sunulan eksper raporundaki hasar bedelinin taraflarınca kabulü mümkün değildir. Dosya kapsamında ilgili tarafından haricen sunulan eksper raporunda belirlenen miktar fahiş olduğunu, usule aykırı tanzim edilen raporun kabulü mümkün olmadığını, fahiş bir şekilde hazırlanan eksper raporunu kabul etmemekle beraber aracın gerçek hasar tazminatı hesaplanabilmesi ve bu hususta ihtilafın giderilmesi için dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek hatalardan ari şekilde hesap yapılması gerektiğini, ayrıca aracın tampon ve emsal bölgelerinde değişim gerekip gerekmeyeceği, araç üzerinde onarım mümkün olup olmadığı sorulması gerektiğini, zira onarımla giderilebilen hasar olup olmadığı tespit edilerek rapor tanzim edilmesi gerektiğini,her halükarda değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar ekinde yapılan değişikliğe göre yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğu ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, bahse konu kazada ise sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, Bilirkişi raporunda belirtilen kusur kabul edilemez nitelikte olduğunu, zincirleme kazalarda her bir kazanın ayrı ayrı değerlendirilip tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğini, arz ve izah edilen nedenlerle, davanın öncelikle usulden reddine; aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, meydana gelen trafik kazasına dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın trafik uzmanı-makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Trafik uzmanı-makine mühendisi bilirkişi raporunda özetle; Dava Dışı ... Plakalı Araç Sürücüsü; ... Plakalı aracı ile ... üzeri yolun sol şeridi üzerinde ... İlçe istikametine doğru seyir halinde olduğu, önündeki trafiğin duraklaması nedeniyle fren yaparak yavaşlamak durumunda kaldığı, kural ihlali yapmadığı, kazanın oluşumuna etken bir. Fiilinin bulunmadığı, kazanın oluşumunda kusursuz olduğu,Dava Dışı ... Plakalı Araç Sürücüsü;2918 sayılı Karayolları Trafik kanununda, Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlamanın düzenlendiği, 46.Maddesinin c fıkrasında düzenlenen “ Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadır.” Hükmü ile,2918 sayılı Karayolları Trafik kanununda sürücülerin asli kusurlu olduğu hallerin düzenlendiği 84. Maddesinin d fıkrasında düzenlenen “ Arkadan Çarpma ” Hükümlerini ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu,Dava Dışı Yasin Kurt ... Plakalı Araç Sürücüsü; 2918 sayılı Karayolları Trafik kanununda, Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlamanın düzenlendiği, 46. Maddesinin c fıkrasında düzenlenen “ Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadır.” Hükmü ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik kanununda sürücülerin asli kusurlu olduğu hallerin düzenlendiği 84. Maddesinin d fıkrasında düzenlenen “ Arkadan Çarpma ” Hükümlerini ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, Dava Dışı ... ... Plakalı Araç Sürücüsü; ... Plakalı aracı ile ... üzeri yolun sol şeridi üzerinde ... İlçe istikametine doğru seyir halinde olduğu, önünde trafik şartları gereği yavaşlayarak duraklama pozisyonunda olan araçlarla güvenli takip mesafesini korumadan duraklama pozisyonunda beklerken arkasında seyir halinde olan ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu savrularak önündeki ... plakalı araca çarptığı, kural ihlali yapmadığı, kazanın oluşumuna etken bir fiilinin bulunmadığı, kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, dava Dışı Gökhan Oğuz ... Plakalı Araç Sürücüsü; 2918 sayılı Karayolları Trafik kanununda, Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlamanın düzenlendiği, 46. Maddesinin c fıkrasında düzenlenen “ Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadır.” Hükmü ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik kanununda sürücülerin asli kusurlu olduğu hallerin düzenlendiği 84. Maddesinin d fıkrasında düzenlenen“Arkadan Çarpma ” Hükümlerini ihlal ettiği ve ... plakalı araçla oluşan kazada %100 oranında kusurlu olduğu, Davacı tarafa ait ... Plakalı 2016 model ... marka ... 2025 tipi araçta 04.11.2024 tarihli kaza kaynaklı hasar bedelinin, iskontolu KDV dahil 191.144,65 TL, iskontosuz KDV dahil 255.063,85 TL hesaplandığı, Davacı tarafa ait ... Plakalı 2016 model ... marka ... 2025 tipi araçta 04.11.2024 tarihli kaza öncesinde 2 adet trafik kazasına karıştığı, 29.10.2023 tarihli trafık kazası hasarının ağır hasar boyutunda olduğu, aracın kaporta aksamının önemli parçalarının dava konusu kaza öncesi değiştirildiği /onarıldığı, aracın kaza öncesi orijinal bütünlüğünü kaybettiği, Araçların kaza akabinde orijinal yedek parçalarla onarılması esas olmakla, verimli ekonomik ömrünü tamamlamış eski model düşük rayiç bedelli araçların, orijinal yedek parçalar ile onarılması durumunda hasar bedelinin araç rayiç bedeline yaklaşacağı/rayiç bedelini aşacağı, somut davada iskontosuz hasar bedelinin 255.063,85 TL olduğu, aracın kaza tarihi rayiç bedelinin 400.000 TL tespit edildiği, hasar bedelinin hasar bedelinin %50 sini aştığı, iskonto uygulanmaması durumunda aracın pert-total edilmesi gerektiğinin söz konusu olacağı, Bu durumda sigorta şirketinin ödeyeceği hasar bedelinden daha düşük bir bedeli ödeyerek sorumluluğunu yerine getireceği, bu durumun araç malikleri aleyhine bir durum teşkil edeceği değerlendirildiğinde eski model verimli ekonomik durumunu tamamlamış, bir çok parçası daha önce değişmiş araçların yan sanayi eşdeğer parça kullanılarak onarımının uygun olacağının değerlendirildiği, Ekspertiz raporunda hesaplanan KDV dahil 191.144,65 TL Hasar bedelinin açıklanan nedenlerle tarafımca uygun bulunduğu, mahkemenin hasar bedeline iskonto uygulanmaması yönünde takdirini kullanması durumunda bakiye hasar bedelinin (255.063,85-191.144,65) = 63.919,20 TL hesaplandığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, Davacı tarafa ait ... Plakalı 2016 model ... marka ... 2025 tipi araçta 04.11.2024 tarihli kaza kaynaklı değer kaybının yerleşik ... İçtihatları kapsamında 20.000 TL hesaplandığı, davacı tarafa 02.04.2025 tarihinde ZMMS poliçesinden 8.855,30 TL, 02.04.2025 tarihinde kasko poliçesinden 9.660,51 TL olmak üzere toplam 18.818,81 TL değer kaybı ödendiğinin dikkate alınması ile bakiye değer kaybının-20.000- 18.818,81 =1.181,19 TL Hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesiyle; Değer kaybı tazminatı talebi yönünden belirsiz alacak davası kapsamında 100-TL olarak belirttiği dava değerini 1.081,19-TL artırarak toplamda 1.181,19-TL'ye çıkarttıklarını beyan etmekle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.181,19-TL değer kaybı farkı tazminatının,(hasar bedeli tazminat yönünden artırımda bulunmadıklarını) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; 04/11/2024 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maliki olduğu araçta oluşan bakiye değer kaybı,hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti, davacının aracında bakiye değer kaybı, hasar bedeli oluşup oluşmadığı hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle;meydana gelen kazada dava dışı araç sürücüsü ...(... Plakalı Araç sürücüsü) %100 oranında kusurlu olduğu, davacının aracında oluşan bakiye değer kaybının 1.181,19 TL olduğu, hasar bedelinin ise 63.919,20 TL hesaplandığının bildirildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporlarda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporların mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak,meydana gelen kazada davacının aracında oluşan bakiye değer kaybından ve hasar bedelinden, kusur oranları dikkate alınarak davalının sorumlu tutulması gerektiği tespit edilmekle birlikte davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-(Davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla)Davacının hasar tazminat bedeli talebinin KABULÜNE, buna göre 100,00 TL nin dava tarihi olan 22/08/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının bakiye değer kaybı tazminat bedeli talebinin KABULÜNE, buna göre 1.181,19 TL nin davalının temerrüde düşürülme tarihi olan 02/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 87,51 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 615,40 TL den mahsubu ile artan 527,89 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 87,51 TL karar ilam harcı, 615,40 TL başvuru harcı, 12.704,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 13.443,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 1.281,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/09/2026
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.