Sivastaki kadastro tespitine itiraz davasında, miras ve zilyetlik iddiasıyla sunulan belgelere rağmen 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki 20 yıllık aralıksız zilyetlik şartının sağlanamaması nedeniyle verilen ret kararı Yargıtayca onandı.
Özet: Bu kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesi, Sivas ilindeki belirli tarla parsellerinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mirasçılar adına tespitine yapılan itirazı ve asli müdahilin babasından intikal iddiasıyla sunduğu vergi kayıtları ile eski senetlere dayalı talebini, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesindeki 20 yıllık davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetlik şartının sağlanmadığı gerekçesiyle reddetmiş; istinaf mahkemesi bu kararı onamış, Yargıtay da asli müdahilin temyiz itirazlarını reddederek bölge adliye mahkemesinin usul ve kanuna uygun bulduğu kararını onaylamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2023/2163 E.  ,  2025/817 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1787 E., 2023/122 K.
    KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2015/53 E., 2021/203 K.
    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, asli müdahilin talebinin reddine karar verilmiştir.
    Kararın asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro çalışmaları sırasında, Sivas ili ... ilçesi ... köyü 105 ada 12 parsel, 105 ada 20 parsel, 105 ada 22 parsel sayılı taşınmazlar tarla vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları adına tespit edilmiş, tespite itiraz edilmesi üzerine 08.05.2009 tarihli komisyon kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
    Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ırsen intikal yoluyla kendilerine kaldığını, taşınmazların kendileri tarafından kullanıldığını ancak terör nedeniyle bir süredir kullanamadıklarını davalıların bu arazileri hiçbir zaman kullanmadıklarını belirterek davalılar adına olan tespitin iptaliyle kendi adlarına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
    Asli müdahil ..... müdahale dilekçesinde davaya konu taşınmazlarda babası ...'dan intikal eden 1/3 pay oranında mirasçılarının hakkı bulunduğunu belirterek 1998 ve 1986 tarihli vergi kayıtları, 12.11.1991 - 13.08.1937 - 13.05.1937 - 17.06.1935 - 31.05.1948 - 26.09.1949 - 26.06.1949 ve 31.05.1948 tarihli senetler, 05.06.1958 tarihli senetlere dayanmıştır.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müdahil davacının dayanmış olduğu 1998 ve 1986 tarihli vergi kayıtları, 12.11.1991 - 13.08.1937 - 13.05.1937 - 17.06.1935 - 31.05.1948 - 26.09.1949 - 26.06.1949 - 31.05.1948 ve 05.06.1958 tarihli senetler ve vergi kayıtları birer zilyetlik belgesi niteliğinde olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca kadastro tespitinden geriye doğru 20 yıl davasız aralıksız malik sıfatı olarak taşınmazlara zilyetlikte bulunulması gerektiği, sunulan belgelerin taşınmazlara uymadığı gibi asli müdahil ve davacı lehine taşınmazlarda davasız aralıksız tespitten geriye doğru 20 yıl malik sıfatı ile kazanım şartlarının sağlanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, asli müdahil tarafından istinaf edilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asli müdahilin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, asli müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
    179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden asli müdahilden alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi