T.C. Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, yeni bitki çeşitleri ıslahçı hakkı tescilinin yenilik, farklılık, yeknesaklık ve kullanım yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davası.
Özet: Davacı, davalının kötü niyetle, yasal şartları taşımayan yeni bitki çeşitleri için ıslahçı hakkı tescili yaptırdığını, özellikle tescilli çeşitlerin yenilik ve farklılık unsurlarından yoksun olduğunu, davalının çeşitleri yurt içinde kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, uygunsuz isim kullandığını ve tescilin esasen Türkiyede üretimi engelleme amacı taşıdığını ileri sürerek, bu ıslahçı hakkı tescillerinin hükümsüz kılınarak sicilden terkin ve iptaline, ayrıca üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/47 Esas - 2026/86

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2025/47
Karar No : 2026/86
....
Dava : (Yeni Bitki Çeşitleri) Islahçı Hakkı Tescilinin Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkini ve İptali
Dava Tarihi : 28/01/2025
Karar Tarihi : 19/02/2026
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 19/02/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan (Yeni Bitki Çeşitleri) Islahçı Hakkı Tescilinin Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkini ve İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davalının tamamen kötü niyetli olarak, 28.01.2014 tarihinde...., .... çeşitlerinin tescili için başvuruda bulunduğu ve 30.09.2014 tarihinde bu başvurunun tesciline karar verildiğini, ancak tescil kararının herhangi bir araştırmaya dayanmadığını, davalı adına tescil edilen çeşitlerin yenilik unsuruna sahip olmadığı gibi aynı tür içindeki diğer genotiplerden ayrıldığını söylemeye imkân olmadığını, yine farklılık ve yeknesaklık unsurlarından da yoksun olduğunu, bir çeşidin 5042 sayılı Kanun kapsamında korumadan yararlanabilmesi için her şeyden önce aynı tür içindeki diğer genotiplerden en az bir tipik özelliği ile ayrılması gerektiğini, bununla birlikte çeşidin yeni olması gerektiği, 5042 sayılı Kanunun 5.maddesine göre, ıslahçı hakkı için başvurunun yapıldığı tarihten geriye doğru yurt içinde bir yıl, yurt dışında altı yıl öncesine kadar kullanım amacıyla hak sahibi tarafından veya onun rızasıyla satılmamış veya umuma sunulmamış ise çeşidin yeni kabul edileceği öngörüldüğünü, yine 5042 sayılı Kanunun 6.maddesinde Başvuru veya rüçhan hakkı tarihinde, herkesçe bilinen çeşitlerden açıkça ayırt edilebilen çeşidin, farklı sayılacağının kabul edildiği, Kanunun 9.maddesinde korunan çeşide isim verileceği ve bu ismin umumi adı haline geleceği ifade edilmişse de davalı adına tescilli çeşitlere ..... gibi herhangi bir kullanımının mevcut olmadığını, davalının Kanuna aykırı olarak çeşide gold .... ismini verdiğini, ancak Ülkemizde 2014 yılının Ocak ayında başvurusu yapılmışsa da davalının “....” çeşidini çok daha önce kullanmaya başladığını, diğer yandan çeşidin tescil edilebilmesi için farklı, diğer bir ifadeyle herkesçe bilinen çeşitlerden ayırt edici olması gerektiğini, ancak gerek dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere, gerekse.... (....) kayıtlarında araştırma yapıldığında görüleceği üzere davalı adına tescil edilen çeşidin farklı olmadığı, gerçekten bahsi geçen çeşitlerin yukarıda yer verilen ....den ayırt edici olmadığı gibi kendi aralarında da ayırt edici olmadığı, davalı çeşidi kullanmadığından tescilinin iptal edilmesi gerektiğini, 5042 sayılı Kanunun 47.maddesi ile hak sahibi hakkın yürürlükte olduğu sürece, korunan çeşidin veya yerine göre kalıtsal kısımlarının genetik yapılarının devamından sorumlu tutulduğunu, yine 48.maddede ise hak sahibinin 47.maddenin birinci fıkrası gereğince yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülükleri yerine getirmemesi ya da çeşidin yeknesaklık ve durulmuşluk özelliklerini kaybetmesi durumunda tescilin iptal edileceği öngörüldüğünü, Benzer şekilde Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin 27.maddesinde hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi, korunan çeşidin kullanıldığını kanıtlayıcı belgeleri Bakanlığa vermek zorunda olduğunun öngörüldüğünü, görüldüğü üzere, ıslahçı hakkı sahibinin tescil ettirdiği çeşidi kullanmakla yükümlü olduğunu, ancak davalının Ülkemizde hiçbir kullanımının mevcut olmadığını, aşağıda yer verilen davalıya ait Web Sitesinde yapılan arama sonuçları da Ülkemizde herhangi bir kullanımı olmadığını kendisinin de kabul ettiğini gösterdiğini, dolaysıyla davalının tescilden sonraki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden, tescilin iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalının çeşidi kullanmadığı gibi Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde yapmış olduğu başvuruda çeşidin yeni olmadığının ortaya çıkmaması adına çeşide hiçbir yerde kullanmadığı bir isim verdiğini, 2 Aralık 1961 tarihli Yeni Bitki Çeşitlerinin Korunması Uluslararası Sözleşmesi’nin 20. Mad. ve 5402 sayılı Kanunun 9. Mad. uyarınca çeşidi adlandırdığı isimi kullanmak zorunda olduğu gibi çeşit için, Türkiye’de veya .... Sözleşmesine taraf bir ülkede bir isim tescil edilmiş ve kullanılmakta ise ıslahçı hakkı başvurularını da bu isimle yapması gerektiğini, ancak davalı çeşide verdiği ismi hiç kullanmadığını, davalının, bahsi geçen çeşidi Ülkemizde üretme amacıyla değil, üretilmesini engellemek, bitkinin Türkiye’de üretilmemesini sağlamak amacıyla tescil ettirildiğini, bu eylemin kötü niyetli olduğunu ifade ederek, davalı adına kayıtlı ıslahçı hakkı tescillerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi konusunda teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, ....isimli ıslahçı hakları tescilinin hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevaplarında özetle; müvekkili şirketin .....numaraları ile tescil edilmiş olan ıslahçı haklarının sahibi olduğunu, bu hakkın devam ettiğini, davacının huzurdaki davada müvekkili şirketin Kivi Çeşitlerinin tescilinin 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun'daki şartları sağlamadığını ve başvurunun kötü niyetli yapıldığını iddia ederek Kivi Çeşitlerinin tescilinin hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilmesini talep ettiğini, davacının kötü niyetli bir şekilde müvekkili şirketin tarafından kendisine yöneltilen Islahçı Hakkına tecavüz davasını geciktirmek için huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının mesnetsiz iddialarını herhangi bir delille destekleyemediğinden davasının derhal reddi gerektiğini, davacının Kivi Çeşitlerinin 5042 sayılı Kanun kapsamında Islahçı Hakkı ve Koruma için öngörülen şartları sağlamadığı iddiasının asılsız olduğunu, her üç Kivi çeşidinin de tescil ve koruma için gereken yenilik, farklılık, yeknesaklık ve durulmuşluk şartlarını sağladığını, davacının, dava dilekçesinde müvekkili şirketin web sitesindeki arşiv kayıtlarına ulaştığını öne sürerek müvekkili şirketin ilgili ..... Çeşitlerini 2007 yılından önce kullanmaya başladığını ve yasal süre geçtikten sonra tescil başvurusunda bulunduğunu dolayısıyla .... Çeşitlerinin yeni olmadığını iddia ettiğini, davacının bu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, 5042 sayılı Kanun kapsamında korumadan yararlanmak ve ıslahçı hakkı almak için öngörülen şartlardan ilkinin Kanun'un 5. maddesinde yer verilen yenilik şartı olduğunu, bu madde kapsamında bir ağaç ve asma çeşidinin yeni kabul edilebilmesi için ıslahçı hakkı için yapılan başvuru tarihinden itibaren yurt dışında altı yıl öncesine kadar kullanım amacıyla hak sahibi tarafından satılmamış veya umuma sunulmamış olması gerektiğini, müvekkili şirketin yenilik koşulunu ihlal etmediğini, çünkü 2007 yılında müvekkili şirketin web sitesinden alınan kivi çeşidinin ekran görüntüsü, bu davanın konusu olan üç kivi çeşidi .... herhangi birini göstermediğini, bunun yerine, bu ekran görüntüsü o dönemde müvekkili şirketin tarafından satılmakta olan farklı bir altın kivi çeşidini gösterdiğini, dolayısıyla, davacının müvekkili şirketin 2007 yılında .... kivi çeşidinin ise ilk olarak 2010 yılında Yeni Zelanda'da umuma arz edildiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin Türkiye'de yaptığı tescil başvurusunun ekinde yer alan belgelerden de görüleceği üzere müvekkili şirketin .... adlı üç kivi çeşidinin 2010 yılında müvekkili şirket tarafından ticari olarak piyasaya sürüleceğini belirten müvekkili şirketin “Zespri Yeni Çeşitler: 2010 Bilgi Kılavuzu” başlıklı yayınında açıkça belirttiğini, 5042 sayılı Kanun'da farklılık unsuru ıslahçı hakkının tescilinin ön şartlarından biri olduğunu, Kanun'un 39. maddesi kapsamında da tescil başvurusu sırasında ....tarafından teknik bir inceleme ile re'sen değerlendirilmekte olduğunu, ek olarak, başvuruda bulunan şirketin ... teknik inceleme raporu almış olması halinde bu rapor tescil için dayanak teknik rapor teşkil ettiğini, ... hakkında bilgi vermek gerekirse, ... 1994 yılından bu yana bitki çeşitliliği haklarını yöneten ve 27 üye devleti kapsayan bir Avrupa Birliği kurumu olduğunu, ...'nun sorumlulukları arasında "bitki çeşitliliği hakları başvurularını işleme koymak ve çeşitlilik veri tabanlarını tutmak" yer almakta olduğunu, müvekkili şirketin, Kivi Çeşitlerinin her biri için ...'dan teknik rapor aldığını, ... tarafından yapılan ... (Farklılık, Yeknesaklık, Durulmuşluk) testi neticesinde hazırlanan 17 Şubat 2014 tarihli Teknik Raporlarda da tescili talep edilen Kivi Çeşitlerinin herkesçe bilinen çeşitlerden ayırt edici özellikler taşıdıkları, yani farklılık şartını sağladığı açıkça ortaya konduğunu, aşağıda ilgili ... Raporlarının söz konusu Kivi Çeşitlerinin farklılık şartını sağladığını tespit eden kısmının tercümesinin mahkemenin dikkatine sunulduğunu, müvekkili şirketin tescili için başvurduğu Kivi Çeşitleri, Bakanlık tarafından yapılan inceleme sonucunda diğer şartların yanı sıra farklılık şartını da sağladığı için (herkesçe bilinen çeşitlerden ayırt edici olduğu için) tescile uygun bulunduğunu, bir başka deyişle, davacının iddia ettiği gibi Kivi Çeşitleri farklılık unsurundan yoksun olsalardı, Bakanlık tarafından ıslahçı hakkı tescillerinin onaylanması da mümkün olmayacağını, dava dilekçesinde müvekkili şirketin Kivi Çeşitlerinin yeknesaklık unsurundan yoksun olduğunu dolayısıyla tescillerinin iptalinin gerektiği iddiasını ortaya atmakla kaldığını, iddiasını destekleyecek herhangi bir açıklama veya somut bulgu sunma gereği dahi duymadığını, Bakanlık tarafından yapılan teknik bir incelemede tescili talep edilen çeşidin yeknesaklık ve durulmuşluk şartlarını da taşıyıp taşımadığı incelenmekte olduğunu, bu kapsamda Bakanlık tarafından yapılan incelemede dava konusu Kivi Çeşitlerinin yeknesak ve durulmuş olduğunun tespit edilmesi üzerine tesciline izin verildiğini, Kivi Çeşitlerinin yeknesak ve durulmuş olduğunun mahkemeye sundukları ... Teknik Raporları ile de sabit olduğunu, buna ek olarak Amerika Patent Ofisi tarafından müvekkili şirketin tescilli Kivi Çeşitlerine verilen Patent Belgelerinden de görüleceği üzere Kivi Çeşitlerinin üretimi "asexual propogation" olarak bilinen bir eşeysiz çoğaltım metodu ile gerçekleştirildiğini, bu çoğaltım yöntemi sayesinde ise çeşitlerin her defasında birebir klonları üretilmekte olduğunu, böylelikle davaya konu Kivi Çeşitlerinin yeknesak ve durulmuş olması sağlanmakta olduğunu, davacının, internet üzerinden yaptığı genel araştırmada müvekkili şirketin tescilli adı ile değil, "sy02" olarak arama yapmış olduğunu, müvekkili şirketin Kivi Çeşidinin tescilli ismi bu olmadığından, davacının herhangi bir sonuca ulaşamamasının oldukça normal olduğunu, bu kapsamda davacının mahkemeyi yanıltmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemesini talep ettiklerini, yukarıda da belirtildiği üzere, müvekkili şirketin davaya konu Kivi Çeşitlerini tescil ettirdiği isimler ile kullanmakta olduğunu, örneğin müvekkili şirketin, market kasası etiketleri üzerine Kivi Çeşitlerinin tescil edildikleri isimleri basmakta ve bu isimlerle satışını yapmakta olduğunu, yine müvekkili şirketin Kivi Çeşitlerini çeşitli internet sitelerinde tescilli oldukları isimleri ile satışa sunduğunu, davacı ile müvekkili şirketin arasında imzalanan sözleşmede, sözleşmeye konu çeşidin .... olduğunun açıkça yazmakta olduğunu, bir başka deyişle sözleşmede de müvekkili şirketin söz konusu çeşidin tescilli adını kullandığını, müvekkili şirketin Kivi Çeşitlerini "...." veya başka bir isimle pazarlaması Kivi Çeşitlerinin tescil edildikleri ismin kullanılmadığı anlamına da gelmediğini, şirketlerin pazarlama stratejisi olarak ürünlerini satışa sunarken teknik terimlerden kaçınarak tüketicilerin ilgisini daha çok çekecek, daha kolay akılda kalabilecek isimler tercih etmesi hayatın olağan akışında oldukça sık rastlanan bir durum olduğunu, müvekkili şirketin Kivi Çeşitlerini senelerdir markalaşmış olan "sungold kiwi" veya başka bir isim altında pazarlamasının tek sebebinin de bu olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davaya konu tescilli hakların yenilik haklarına, farklılık ve yeknesaklık unsurlarına sahip olup olmadığı, ıslahçı hakkı verilmesi için gerekli unsurları taşıyıp taşımadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Islahçı Hakları Mevzuatı:
Islahçı Hakları, 8.1.2004 tarihli ve 5042 sayılı “Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun” ve bu Kanunun uygulanmasına dair 12.08.2004 tarihli ve 25551 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Yönetmelik kapsamında yürütülmektedir.
Anılan Yönetmelik gereğince;
Çeşit: Islahçı hakkının verilmesi için gerekli şartların karşılanıp karşılanmadığına bakılmaksızın, bir veya birden fazla genotipin ortaya çıkardığı bazı özelliklerin kendisini göstermesiyle tanımlanan ve aynı tür içindeki diğer genotiplerden en az bir tipik özelliği ile ayrılan ve değişmeksizin çoğaltmaya uygunluğu bakımından bir birim olarak kabul edilen en küçük taksonomik kısım içerisinde yer alan bitki grubunu,
Islahçı: Yeni bir bitki çeşidini ıslah eden veya bulan ve geliştiren kişiyi,
Hak sahibi: Islahçı veya onun hukukî haleflerini,
Tescil: Kanun kapsamındaki çeşitlerin ıslahçı hakları kütüğüne yazılmasını,
FARKLILIK: Bir çeşidin müracaatının yapıldığı tarihte herkesçe bilinen çeşitlerden, tescile esas özelliklerden, en az birisi bakımından farklılık göstermesini,
....: Çeşidin çoğaltımı esnasında, çoğaltma metoduna bağlı olarak beklenen varyasyonun dışındaki diğer özellikler yönünden bir örneklik göstermesini veya yeterince homojen olmasını,
DURULMUŞLUK: Çeşidin, tekrarlanan üretimlerden sonra veya belirli çoğaltım dönemleri sonunda ilgili özellikleri değişmeksizin aynı kalmasını ifade etmektedir.
Korumadan Yararlanacak Kişiler: Çeşit koruma hakkından, Kanunun öngördüğü şekilde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları veya Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya iş merkezi bulunan gerçek veya tüzel kişiler veya ... Sözleşmesi hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.
KORUMA SÜRESİ: Çeşit koruma süresi ıslahçı hakkının tescil edildiği tarihten itibaren yirmibeş yıldır. Bu süre ağaç, asma ve patates için otuz yıldır. Koruma süresinin sona ermesi, takvim yılı sonu itibarıyla hesaplanır.
BAŞVURUNUN İNCELENMESİ: Genel Müdürlük, başvurunun şeklen ve esastan incelenmesi amacıyla bir komisyon oluşturur. Bu komisyon; bitki türü bazında uzman olmak üzere kuruluş bünyesinden bir konu uzmanı, Hukuk Müşavirliğinden bir hukuk müşaviri, Genel Müdürlükten bir konu uzmanı olmak üzere üç kişiden oluşur. Gerekli olduğu takdirde Bakanlıktan veya dışından konu uzmanı bir danışman üye bu komisyona davet edilir. Komisyon üye tam sayısıyla çalışır, kararlar oybirliğiyle alınır. Komisyonun raportörlüğü Genel Müdürlük tarafından yapılır.
Başvurunun Kütüğe Kaydedilmesi ve Bültende İlanı: Genel Müdürlük, eksiksiz ve doğru yapılan her başvuruyu kütüğe kaydeder ve bir başvuru sicil numarası verir. Tüm bilgi ve belgeleri içeren dosyanın Genel Müdürlüğe verildiği tarih, başvuru tarihi olarak kabul edilir. Genel Müdürlük kabul edilen başvuruyla ilgili dökümanları ıslahçı hakkı kütüğüne kaydedilmek üzere kuruluşa gönderir.
Genel Müdürlük, başvurunun kütüğe kaydedilmesinden itibaren otuz gün içinde, başvuru sahibi ile ilgili aşağıda belirtilen bilgileri bültende ilan eder;
a) Başvuru sahibinin veya varsa vekilinin adı, soyadı ve adresi,
b) Başvuru yapan ıslahçının kendisi değilse, ıslahçının adı, soyadı ve adresi ile hakkın ıslahçıdan ne şekilde alındığını gösterir bilgi,
c) Çeşidin botanik sınıflandırmadaki Türkçe ve Latince ismi,
d) Çeşit için önerilen isim veya ıslahçının kullandığı geçici bir isim,
e) Daha önceki bir başvurudan dolayı rüçhan hakkı talep ediliyorsa, ilk başvurunun yapıldığı ülke, tarih, numara ve makam.
BAŞVURUYA İTİRAZ: Başvurunun bültende ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, çeşidin yeni, farklı, yeknesak ve durulmuş olmadığı gerekçesiyle veya başvuru sahibinin hak sahibi olmadığı veya çeşit için önerilen ismin Kanunun 9 uncu, 42 nci maddesinin (a) bendi hükümlerine ve Yönetmeliğin 20 nci maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle Genel Müdürlük nezdinde itiraz yapılabilir. Başvuruya itiraz edenler, itirazlarında öne sürdükleri gerekçelerin bilgi ve belgelerini Genel Müdürlüğe itirazlarıyla birlikte vermek zorundadır.
Başvuruya İtirazın İncelenmesi: itiraz üzerine en geç on beş gün içinde toplanan komisyon, başvuruya itiraz edenin dilekçesi ile ekinde yer alan bilgi ve belgeleri inceler.
ÇEŞİDİN TEKNİK BAKIMINDAN İNCELENMESİ: Çeşidin teknik incelemeye alınmasının uygun görülmesinden sonra, çeşit aşağıdaki hususların tespiti için teknik incelemeye tabi tutulur;
a) Bu teknik inceleme;
1) Çeşidin, belirtilen botanik sınıfa ait olduğunun teyit edilmesi,
2) Çeşidin farklı, yeknesak ve durulmuş olduğunun tespit edilmesi,
3) Bu maddenin (a) bendinde çeşidin birinci ve ikinci alt bentlerindeki şartlara uyması hâlinde, çeşit özellik belgesinin hazırlanmasını kapsar.
İncelemenin uygulama şartları kuruluşça belirlenir ve inceleme kuruluşun gözetimi altında yapılır. Teknik inceleme için gerekli olan ... testleri ve diğer testler ... Sözleşmesine taraf ülkelerden birisinde o ülkenin yetkili kuruluşu tarafından yapılmış ise test sonuçlarının Bakanlığa verilmesi kaydıyla, teknik inceleme bu testlerin sonuçlarına dayandırılabilir.
Ancak, bu testler Türkiye ile aynı veya benzer tarımsal iklim şartlarına sahip ülkelerde yapılmış olmalıdır.
b) İncelemenin bu test sonuçlarına dayandırılamaması durumunda;
1) Genel Müdürlük, teknik incelemeyi ana hizmet birimlerine veya bağlı ve ilgili kuruluşlarına veya başka kuruluşlara yaptırabilir. Teknik incelemenin başka kuruluşlara yaptırılması hâlinde bu Yönetmeliğin 34 üncü maddesi hükümlerine göre Bakanlıkça belirlenecek ücret ödenir.
2) Genel Müdürlük, teknik incelemeyi başvuru sahibine de yaptırabilir. Başvuru sahibi, Genel Müdürlüğün talebi üzerine, kendisi tarafından yapılacak veya yaptırılacak yetiştirme veya diğer testlerin sonuçlarını Genel Müdürlüğe verir. Teknik inceleme bu testlerin sonuçlarına dayandırılabilir.
Bu maddenin (a) bendinin üçüncü alt bendinde yer alan çeşit özellik belgesine tarımsal ve botanik bilgilerdeki değişmelere bağlı olarak yeni kısımlar eklenebilir veya değiştirilebilir. Ancak koruma konusu bu durumdan etkilenmez.
Genel Müdürlük, teknik inceleme amacıyla her türlü bilgi, belge ve materyali başvuru sahibinden ister. Başvuru sahibi, haklı bir nedene dayanmaksızın, Genel Müdürlüğün belirleyeceği süre içinde talep edilen bilgi, belge ve materyali vermediği takdirde, başvuru reddedilir.
Çeşidin Teknik İncelenmesinin Şartları: Başvuru sahibi belirtilen miktarda test materyalini başvurunun bültende yayımlanmasından sonra en çok otuz gün içinde teknik incelemeyi Genel Müdürlük adına yapan kuruluşa teslim eder. Çeşide ait numuneden alınan test materyali, ... testlerinde kullanılmak üzere ayrılır, geriye kalan test materyali şahit numune olarak saklanır. Çeşidin ... testlerinde deneme süresi ağaçlarda üç, diğer türlerde ise iki yetiştirme sezonudur. ... testlerinde çeşitle ilgili herhangi bir problem olması durumunda bu süreler uzatılabilir. ... testlerinin yapılmasında o bitki türü için ... ve ... teknik prensipleri esas alınarak hazırlanan Bitki özellik belgelerinde belirtilen esaslar ve test kriterleri uygulanır. Başvuru yapılan bitki türünde ... ve ... tarafından belirlenmiş̧ kriter ya da özellik belgesi yoksa kuruluş inceleme kriterlerini kendisi belirler. Kuruluş ... testleri ile birlikte gerektiğinde çeşitle ilgili bazı lâboratuvar incelemelerini de yapar. Kuruluş her bir türe ait çeşitlerin şahit numunelerinin yenilenmesi amacıyla başvuru sahibinden yeni numune isteyebilir. Başvuru sahibi kuruluşun kendisine yazılı bildiri tarihinden itibaren üç ay içinde yeni numuneyi kuruluşa teslim etmek zorundadır. Çeşidin genetik safiyetini devam ettirip ettirmediğinin kontrolü amacıyla başvuru sahibinin gönderdiği numuneyle kuruluşta muhafaza edilen numune yan yana ekilerek morfolojik karakterler yönünden karşılaştırılır. Çeşidin genetik yapısını devam ettirdiği kanısına varılırsa yeni numune şahit numune olarak saklanır. Eski numune çeşit sahibine iade edilir. Çeşidin genetik yapısını devam ettirmediği şeklindeki bulgulara rastlandığı takdirde bu Yönetmeliğin 24 üncü madde hükümleri uygulanır.
İnceleme Raporu: Teknik incelemeyi Genel Müdürlük adına yapan kuruluş, çeşide ait özelliklerin belirlenmesinin yeterli olduğu kanısına varırsa, farklılık, yeknesaklık, durulmuşluk hususlarının tespitini içeren bir inceleme raporu ile ... test sonuçlarına göre hazırlanan çeşide ait özellik belgesini Genel Müdürlüğe gönderir. Kendisine teknik inceleme yaptırılan kuruluşlar, inceleme sonuçlarını ancak Bakanlığın izniyle kullanabilir.
Dava Konusu Kivi Çeşitlerine İlişkin Islahçı Hakları ve Devri:
Dava konusu ....Çeşitlerine İlişkin Islahçı Haklarının Devrine Yönelik Sözleşmesi’ gereğince, devredilen türlere ilişkin olarak Devredilen Türlerin Fikri Mülkiyeti de dahil olmak üzere tüm mülkiyet ve diğer hakları Sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle .... devredilmiştir.
Dava Konusu Kivi Çeşitlerinin Ilahçı Hakları Tescili İçin Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığına Yapılan Başvuruları: Dava konusu çeşitlerin tesciline ilişkin olarak, fikri mülkiyet hakları ve diğer hakları elinde bulunduran .... 27.01.2014 tarihinde “Islahçı Hakları Başvuru Formu” ile başvuruları yapılmış olup, Başvuru Formlarından;
Islahçı Hakkı için önerilen .... Çeşit ile ilgili 27.01.2014 tarihli Başvuru Formunda:
Islahçı Kodu: 13-15-14g.02
Önerilen Ad: ....
Türü: Kivi: (Cinsi: Actinidia, Türü: Chinesis)
Botanik Adı: Actinidia Lindl.(... code: ACTIN)
Başvuru Sahibi: Zespri Group Limited
Başvuru Sahibi Çeşidin Islahçısı Değil İse Islahçının Adı: Plant and Food Research Institute of New Zealand Limited
Islahçıdan Başvuru Sahibine Hak Ne Şekilde Geçti? Sözleşme
Rüçhan Hakkı İseniyor mu? Hayır
Çeşit Ticari olarak Kullanıldı mı? Evet (Ülkesi: Japonya, Tarih: 06 Nisan 2009, Çeşidin Ticari Adı: Zespri SunGold) Teknik İnceleme Raporu: Yok
Teknik İnceleme Raporu Yok ise Teknik Soru Anketi: Var
Teknik İnceleme Ücreti Dekontu: Var
Ek Bilgiler: Islah Metodu: Melezleme, Çeşit GDO’lu mu? Hayır, Çeşidi Tanımlayıcı Resimler: Var
Islahçı Hakkı Önerilen .... Çeşit ile ilgili 27.01.2014 tarihli Başvuru Formunda:
Islahçı Kodu: 51-17-29b.97
Önerilen Ad: ....
Türü: Kivi (Cinsi: Actinidia, Türü: Chinesis)
Botanik Adı: Actinidia Lindl. (... code: ACTIN)
Başvuru Sahibi: Zespri Group Limited
Başvuru Sahibi Çeşidin Islahçısı Değil İse Islahçının Adı: Plant and Food Research Institute of New Zealand Limited
Islahçıdan Başvuru Sahibine Hak Ne Şekilde Geçti? Sözleşme
Rüçhan Hakkı İseniyor mu? Hayır
Çeşit Ticari olarak Kullanıldı mı? Evet (Ülkesi: Japonya, Tarih: 06 Nisan 2009, Çeşidin Ticari Adı: Zespri Charm)
Teknik İnceleme Raporu: Yok
Teknik İnceleme Raporu Yok ise Teknik Soru Anketi: Var
Ek Bilgiler: Islah Metodu: Melezleme, Çeşit GDO’lu mu? Hayır, Çeşidi Tanımlayıcı Resimler: Var
Islahçı Hakkı Önerilen ..... Çeşit ile ilgili 27.01.2014 tarihli Başvuru Formunda:
Islahçı Kodu: 16-01-03h.02
Önerilen Ad: ...
Türü: Kivi (Cinsi: Actinidia, Türü: Chinesis)
Botanik Adı: Actinidia Lindl.(... code: ACTIN)
Başvuru Sahibi: Zespri Group Limited
Başvuru Sahibi Çeşidin Islahçısı Değil İse Islahçının Adı: Plant and Food Research Institute of New Zealand Limited
Islahçıdan Başvuru Sahibine Hak Ne Şekilde Geçti? Sözleşme
Rüçhan Hakkı İseniyor mu? Hayır
İlk Başvurunun Yapıldığı Ülke Japonya, 06 Nisan 2009, Zespri Sweet Green
Çeşit Ticari olarak Kullanıldı mı? Evet (Ülkesi: Yeni Zelanda, Tarih: 2010, Çeşidin Ticari Adı: Zespri Sweet Green)
Teknik İnceleme Raporu: Yok
Teknik İnceleme Raporu Yok ise Teknik Soru Anketi: Var
Ek Bilgiler: Islah Metodu: Melezleme, Çeşit GDO’lu mu? Hayır, Çeşidi Tanımlayıcı Resimler: Var
Islahçı Hakları Başvurularının Değerlendirilmesi ve Islahçı Haklarının Tescili: Dava konusu çeşitlerin tesciline ilişkin olarak, fikri mülkiyet hakları ve diğer hakları elinde bulunduran .... 27.01.2014 tarihinde “Islahçı Hakları Başvuru Formu” ile yapılan başvuruları, Bakanlıkça yapılan inceleme neticesinde; 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun ve bu Kanununun uygulanmasına ait Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına Dair Yönetmelikte belirtilen ilgili hükümlerin uygunluğu tespit edilerek, çeşitler adı geçen mevzuat kapsamında koruma altına alınarak çeşitlerin hak sahibine “Islahçı Hakkı Tescil Belgesi” düzenlendiği anlaşılmıştır.
Islahçı Hakkı Tescil Edilen Çeşitlerin İsimlendirilmesi: Dava konusu çeşitlerin fikri mülkiyet hakları ve diğer hakları elinde bulunduran .... 27.01.2014 tarihinde “Islahçı Hakları Başvuru Formu” ile yapılan başvurularında, Islahçı Hakkı için çeşitlere .... isimlerle tescil edilmişlerdir. Yönetmelik gereğince, isim, çeşidin tanınmasını sağlamak kaydıyla, anlamlı veya anlamsız bir kelime veya kelime gruplarından, kelimeler ve rakamlardan veya harf ve rakamlardan oluşabilmektedir. Çeşit için önerilen ismin marka, ticaret unvanı veya benzer diğer işaretlerle birlikte kullanılması, ancak çeşit isminin kolayca tanınabilir şekilde yazılması halinde mümkün olabilmektedir.
Tescilin İlanı: Dava konusu çeşitlerin tescili, .... Sayılı ve 31.03.2014 tarihli Bitki Çeşitleri Bülteninde yayınlandığı anlaşılmıştır.
Islahçı Hakları Yönüyle Çeşitlerin Mevcut Durumu: Dava konusu çeşitler, Tarım ve Orman Bakanlığının Web sitesinde, ‘Koruma Altındaki Çeşitler’ listesinde yer aldığı anlaşılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Dava konusu.... Kivi Çeşitlerinin tesciline ilişkin olarak; fikri mülkiyeti de dahil tüm hakları elinde bulunduran .... tarafından .... sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına ait Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına Dair Yönetmelikte belirtilen ilgili hükümlerine uygunluğu tespit edilerek, çeşitler, adı geçen mevzuat kapsamında koruma altına alınarak çeşitlerin ıslahçılarına “Islahçı Hakkı Tescil Belgesi düzenlendiği,
Dava konusu kivi çeşitlerinin yeni olduğu, diğer çeşitlerden farklı olduğu ve ayırt edici özelliklerinin bulunduğu yetkili Kurumca onaylanmış ve davalının çeşitleri Kütüğe kaydedilmiş olduğu,
Davacı veya üçüncü kişiler tarafından tescil ettirilen çeşitlere karşı, çeşitlerin tecil aşaması ve sonrasında yeni, farklı, yeknesak ve durulmuş olmadığına yönelik herhangi bir başvurunun zamanında yapılmadığı ve delil ve belgelerin sunulmadığı,
.... Çeşitlerinin yeknesaklık unsurundan yoksun olduğu ve tescillerinin iptal edilmesini destekleyecek herhangi bir somut bulgunun dosyada mevcut olmadığı,
Çeşit hak sahibinin, korunan çeşidin çoğaltım materyallerini yapıp yapmadığı, çeşidin kalıtsal kısımlarının genetik yapılarının devam ettirip ettirmediği ve çeşidin genetik yapısının devam edip etmediğinin araştırılmasına yönelik herhangi bir belgenin dava dosyasında mevcut olmadığı anlaşılmış olup, netice itibariyle de, dava konusu çeşitlerin yenilik özelliği taşıdığı, farklılık ve yeknesaklık unsurlarına sahip olduğu ve ıslahçı hakkı verilmesi için gerekli unsurları taşıdığı kanaatine varılmış olup, dolayısıyla, davaya konu ıslahçı haklarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkini ve iptali koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
1-Davacı vekilinin .... yönünden açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına,
Tefrik giderlerinin davalı tarafça karşılanmasına,
Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 116,60.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2026
Kâtip Hâkim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır