Antalya Bölge Adliye Mahkemesinden, eski ortağın hisse devri sonrası şirket kredi kartı ve hesabından usulsüz harcamaları nedeniyle açılan tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan davalının, yetkisi kalmamasına rağmen elinde tuttuğu şirket kredi kartıyla kişisel ihtiyaçlar için (elektronik eşya, saat) alışveriş yaptığını ve ayrıca şirket hesabından usulsüz para çektiğini iddia ederek toplam 21.855,90 TL zararın tazminini talep etmiştir; davalı ise savunmasında, şirketteki %50 hissesini düşük bir bedel karşılığında devretmek zorunda kaldığını, söz konusu kredi kartının kendisine hisse devri peşinatı olarak ve limiti kadar harcama yapması yönünde şirket müdürü tarafından verilen talimatla teslim edildiğini, dolayısıyla harcamaların hukuka aykırı olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:21/04/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:17/12/2021DAVANIN KONUSU:TazminatGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:21/04/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu, Denizli 5. Noterliği'nin 11.11/2013 tarih ... yevmiye nolu devir sözleşmesi ile hisse devrinin diğer ortaklar ... ve ...'e yapıldığını, davalının şirkette alacağı ve yetkisinin kalmadığının devir sözleşmesinde açıkça belirtildiğini, davalının elinde bulunan ... Bank kredi kartı için defalarca arandığını ancak kendisinin telefonları açmadığını, müvekkillerin kredi kartının iptali için bankaya gittiğinde daha önce ortak sıfatı ile elinde bulunan ancak geri vermediği kart ile ... AVM'den ... Mağazası'ndan 10.286,90 TL elektronik eşya aldığını yine AVM'den ... isimli iş yerinden 1.569,00 TL değerinde Swatch marka saat aldığını, bu eşyaların Tüketici Koruma Yasası kapsamında iade ve şirketin mağduriyetinin önlenmesi için fatura kendi adına çıkartılmış olduğundan davalının defalarca arandığını, ancak kendisinin müvekkilini sürekli oyalayarak bu işlemin yapılmasına da olanak sağlamadığını, müvekkilinin bu alış veriş ile zarara uğradığını, davacı şirket yetkililerinin kartı iptal ettirmek zorunda kaldıklarını, şirket müdürü ...'e bu harcamaların SMS yolu ile bildirildiğini, davalının müdahalesi ile bu yönde herhangi bir uyarının gelmediğini, bu nedenle eşyaların tesliminden sonra şirketin haberi olduğunu, davalının yapmış olduğu harcamaların tahsili amacıyla iş bu davanın açıldığını, davalı hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının ... Haz. Numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketin bütün kartları ve para çekme işlerinin davalı tarafından idare edildiğini, alınan şirket kararları ile bütün hesaplar ve çeklerin davalının yetkisinde bulunduğunu, Noter Devir sözleşmesinden sonra diğer ortaklar bilgisi dışında sonradan davalının elinde bulunan kredi kartı harcamaları haricinde son 24 ay da şirketin hesabından usulsüz şirket hesabından para çektiğini ve kendi şahsi hesabı için ayrıca eşinin işlettiği ... Cafe için kullandığının tespit edildiğini, bu işlemden şirket ortaklarının haberinin olmadığını, iyi niyetin davalı tarafça istismar edildiğini, yapılan görüşmelerden sonuç alamadıklarını, kendi hesabına alınan meblağın iade edilmediğini, elindeki şirket çekleri ve müşteri çeklerinin iade edilmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin uğradığı 11.855,90 TL 'lik şirkete ait Denizli ... ... nolu kredi kartı ile yaptığı alışveriş ile şirket hesabından usulsüz çektiği 10.000,00 TL olmak üzere toplam 21.855,90 TL'nin hakkın doğumundan itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini, davalının mal kaçırma şüphesi ve alacağı sonuçsuz bırakmaya dair hareket içerisinde olması nedeniyle murisi babası ...'dan intikal edecek taşınmazlar üzerindeki hissesi üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin kaşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın alacak davası olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin kuruculuğunu ve uzun yıllardır %50 hissedarlığını yaptığı şirketten diğer iki ortağı tarafından kâr paylaşımındaki yanlı tutumlarına itirazı nedeniyle uzaklaştırıldığını, müvekkilinin 11/11/2013 tarihinde davacı şirkette olan hisselerinin %25'ini ortağı ...'e %25'ini ...'e devrettiğini, bu tarihe kadar şirketin %50 ile en büyük hissedarı olduğunu, ancak şirket yönetim ve müdürlük yetkisinin %25 hissesi bulanan ...'de olduğunu, ...'in diğer ortak ile anlaşarak müvekkilini şirketten uzaklaştırma yoluna gittiğini, hisselerini satması yönünde müvekkiline baskı yaptığını, müvekkilinin de şirketteki hisselerini 50 bin TL bedelle devretmeye razı olduğunu, şirketin ödenmiş sermayesinin resmiyette 5.000,00 TL olduğunu, yani müvekkilinin kağıt üzerindeki hisse değerinin 2.500 TL olduğunu, Ticaret Sicil gazetesinde ilan yapılabilmesi için bu şekilde işlem yapıldığını, şirketin gerçek değerinin 2-3 milyon dolar olduğunu, müvekkili ikna edildikten sonra kendisine ödenecek paranın 50.000,00 TL ödeme planı oluşturulduğunu, buna göre şirketten şu anda mermer sektörünün ölü sezonu olması nedeniyle para olmadığını, peşinat olarak harcama limiti yüksek olan bir banka kartının müvekkiline verildiğini, elektronik şifresinin müvekkiline tevdi edildiğini, kartın limiti kadar harcama yapılmasının şirket müdürü ... tarafından söylendiğini, bundan sonra kalan devir parasının mermer ihracat sezonunun açıldığı 2014 Şubat ve Mart aylarına kadar peyder pey ödeneceğinin müvekkile bildirildiğini, müvekkili tarafından yapılan harcamanın devir işleminden iki üç gün sonra yapıldığını, yapılan harcama hissenin gerçek bedelinden düşülmek üzere yapıldığını, davacı şirketin müvekkiline yaklaşık 37 bin TL daha borcunun bulunduğunu, esasen sorunun maliyeden ve diğer resmi takiplerden kaçınmak isteyen davacı şirketin gerek sermayesini gerekse hesap hareketlerini hep küçük göstermeye, saklamaya çalışmasından meydana geldiğini, şirket ortakları içi öngörülen maaşlar da resmiyette 1.500 TL iken uygulamada her ortak aylık 3.000 TL olduğunu, şirket adına müvekkiline vekaletname çıkartıldığını, müvekkilinin hesabının kullanıldığını, müvekkilinin vekalet uyarınca şirkete vekalet ettiğini, vekalet ilişkisinin kötüye kullanıldığına dair bir emare olmadığını, hisse devrinden 4-5 gün sonra vekalet ilişkisinin sonlandırıldığını, Denizli 5. Noterliğinin 15/11/2013 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname ile vekillikten azledildiğini beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "... yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, toplanan deliller, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının ... haz. Sayılı dosyası, Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ...(yeni esas ...- bozma sonrası esas no: ...) esas sayılı dosyası, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, banka kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar bekletici mesele yapılan Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma sonrası ... esas sayılı dosyasında davalının davacı şirkete ait kredi kartı ile 11.855,90 TL'lik elektronik eşya ve saat alışverişi nedeniyle yaptığı harcama sabit ise de Mahkememizce alınan ve hükme ve denetime elverişli bulunan bilirkişi heyet raporu ile davalının ortağı olduğu davacı şirkete ait devrettiği hisselerin gerçek değerinin 122.145,05 TL olduğu, buna göre davalının davacı şirketten usulsüz olarak çektiği herhangi bir paranın olmadığı, yapılan harcamaların da devredilen hisselerin gerçek değeri göz önüne alındığında davalının davacı şirketten alacağı kapsamında kaldığı kanısına varılarak..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının noter huzurunda açık beyanı ile borcun tamamen ödendiği resmi yazılı delille ispatlanmışken, davalının devrettiği hisse değerlerinin fazla olduğu ve bu sebeple alacaklı olduğu tespitin hukuka aykırı olduğunu, davalının kredi kartının kullanması sebebiyle ceza aldığı ve bu cezanın kesinleştiği, bu durum bekletici mesele yapıldığı halde hukuka aykırı kesinleşen fiil dikkate alınmadan davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Tazminat yargılaması hususunun ceza yargılaması ile ilişkisi de 6098 sayılı "Türk Borçlar Kanunu"nda (m. 74) düzenlenmiştir. Buna göre; "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz."Ayrıca; aynı ilke hukuk uygulamasında yerleşmiş olmakla; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... esas , ... karar nolu 27/04/2011 karar tarihli emsal kararında özetle belirtildiği üzere, ceza mahkemesince verilen beraat kararı , kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve isnat yeterliliği, illiyet gibi esaslar hukuk hakimini bağlamaz.Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.1.975 tarihli, 1971/T-406 E. ve 1975/1 K; 23.1.1985 tarihli, 1983/10-372 E. ve 1985/21 K.; 27.04.2011 tarihli, ... E. ve ... K.; 03.04.2013 tarihli, 2012/19-873 E.,2013/433 K. sayılı kararları).Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... (ilk esas ...- bozma sonrası esas ...) esas sayılı dosyasına bakıldığında; iş bu dosyanın davalısı olan sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'ın hisselerini devrettikten ve şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra şirkete ait kredi kartı ile iki ayrı firmadan toplam 11.855,90 TL'lik elektronik eşya ve saat alışverişi nedeniyle harcama yaptığı ve sanığın aşamalardaki savunmalarında, her ne kadar hisselerini kağıt üzerinde 2.500 TL'ye devretmiş ise de gerçekte hisselerin değerinin daha fazla olduğunu, şirkete 50.000 TL karşılığı devrettiğini, devir bedeli olarak müştekilerin bilgisi ve rızası dahilinde şirkete ait kredi kartından harcama yaptığını iddia ettiği, sanığın şirketteki hisselerini gerçekte 50.000 TL'ye devrettiğine dair soyut iddiası dışında sözleşme veya başkaca bir maddi delil sunmadığı tespitleri ile, sanığın ortaklıktan ayrıldıktan sonra kendisine kalan kredi kartını iade etmesi gerekirken iade etmeyip iki ayrı firmadan yüklü miktarda harcama yaptığı, suç tarihinde sanığın hisse devri karşısında haksız biçimde elinde bulundurduğu kredi kartı ile farklı iki firmadan aynı suç işleme kararı çerçevesinde, zincirleme olarak birden fazla alış veriş yapması karşısında, suç kastı da gözetilerek hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı haksız ele geçirilen kredi kartını izinsiz kullanarak yarar sağlama suçunu işlediği kanaatiyle sanığın neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen hükmün Yargıtay 8. Ceza Dairesinin ..., ... Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporlarında, davalının davacı şirketten usulsüz olarak çektiği herhangi bir paranın olmadığı hususuna dayanarak, bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de yukarıda anılan ceza mahkemesi yargılamasındaki, davalı ...'ın hisselerini devrettikten ve şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra şirkete ait kredi kartı ile iki ayrı firmadan toplam 11.855,90 TL'lik elektronik eşya ve saat alışverişi nedeniyle harcama yaptığı yönündeki maddi vakıa kabulü karşısında davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davalı ...'ın hisselerini devrettikten ve şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra şirkete ait kredi kartı ile iki ayrı firmadan toplam 11.855,90 TL'lik elektronik eşya ve saat alışverişi nedeniyle harcama yaptığı ve bunun haklı bir nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2- A-Davanın KISMEN KABULÜYLE; 11.855,90 TL tazminatın 14/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 24,30 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,C-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 373,25 TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 436,62 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,D-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 397,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,E-Davacı tarafça yapılan posta-tebligat-bilirkişi masrafı toplamı 757,50 TL'nin, haklılık durumu gereği, 409,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, F-Davalı tarafça yapılan 10,40 TL yargılama giderinin, haklılık durumu gereği 4,50 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan masrafın davalı üzerinde bırakılmasına,G-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 11.855,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,H-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,I-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 21,50 TL posta masrafı, tebligat gideri olmak üzere toplam 242,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi....