11. Ceza Dairesi, hukuki alacak tahsili amacıyla sahte bono kullanarak başlatılan icra takibiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarında olağan dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları aracı kılınarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararı, sanığın sahte bonolarla icra takibi başlatmış olsa dahi esasen bir hukuki alacağı olduğunun saptanması ve eylemlerin sübutu halinde hukuki alacağın tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını oluşturacağının belirtilmesiyle bozulmuş; ancak, yargılamaya konu suçlar için olağan dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihinden önce gerçekleşmesi nedeniyle kamu davalarının yeniden yargılama yapılmaksızın düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/458 E., 2016/329 K.SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın katılanın yetkilisi olduğu ... İnşaat Ltd Şti'nin borçlu, katılanın da kefil olarak imzalarının bulunduğu 27.12.2012 tanzim tarihli, 28.000'er TL bedelli iki adet sahte bono ile katılan aleyhine icra takibi başlattığı iddia edilen somut olayda; UYAP'tan Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/114 Esas numaralı dosyası incelendiğinde, sanığın cari hesap nedeniyle katılanın yetkilisi olduğu şirket aleyhine icra takibi başlattığı, katılan tarafından borca itiraz edilmesi üzerine sanık tarafından itirazın iptali davası açıldığı, bu dava sırasında yapılan defter incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda katılanın yetkilisi olduğu şirketin sanığın yetkilisi olduğu şirkete 112.000 TL borçlu olduğunun belirtilmesi üzerine itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiği, bu haliyle eylemin sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nın 159 maddesinde düzenlenen "hukuki alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık ve aynı Kanun'un 211. maddesinde düzenlenen "hukuki alacağın tahsili amacıyla sahtecilik" suçlarını oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede,Sanığa yüklenen suçların Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırlarına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 25.02.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,09.06.2026 tarihinde karar verildi.