11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri dolandırıcılık hükmünü eksik inceleme nedeniyle bozarken, resmi belgede sahtecilik davasını zamanaşımından düşürdü.
Özet: Yargıtay, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan hakkındaki kamu davasını, 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürürken; bilişim sistemlerini ve bankaları araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü ise, sanığın çalıntı olduğu iddia edilen çeki bankaya verme amacı, bankadan menfaat temin edip etmediği, çek üzerindeki lehtar ve ciranta şirket yetkililerinin beyan ve imza incelemelerinin eksik yapılması gibi yetersiz soruşturma nedenleri ve adli para cezası taksitlendirmesindeki uygulama maddesi hatası nedeniyle hukuka aykırı bularak bozmuş ve hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesini istemiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/33226 E.  ,  2026/4774 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/249 E. 2016/219 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık , resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suç konu çekin bankaya ibraz edildiği 01.12.2008 tarihinin, suç tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla ve bu itibarla, sanığın nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, çalınması nedeniyle ödemeden men talimatı bulunan ve sahte doldurulup tedavüle konulan ...seri numaralı, 30.11.2008 keşide tarihli, 14.000 TL bedelli çeki, bahse konu çekten dolayı ... alacağını katılan şirkete temlik eden şikâyetçi ... Bank A.Ş.'ye ciro ederek haksız menfaat temin ettiği iddia ve kabul olunan olayda;
Sanığın savunmalarında suç konu çekin çalıntı olduğunu bilmediğini, bahse konu çekin müşterileri olan ... Tekstil tarafından verildiğini ve kendilerinin de teminat olarak bankaya verdiklerini beyan etmesi, ayrıca ... Tekstil firmasının yetkilisi olan ... yönünden imza incelemesi yapılsa da, çekin çalınma tarihinde şirket yetkilisinin ..., çekin bankaya ibraz tarihinde ise şirket yetkilisinin ... olduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; öncelikle sanığın söz konusu çeki bankaya hangi amaçla, hangi tarihte, hangi ticari ilişkiye istinaden verdiğinin tespit edilmesi, bankadan herhangi bir menfaat temin edip etmediğinin, menfaat temin etmişse miktarının belirlenmesi, suça konu çek üzerinde cirosu bulunan lehtar ... ...'ın araştırılması, tespit edildiği takdirde beyanın alınıp, imza ve yazı örneklerinin alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması, aynı şekilde çekin çalındığı ve bankaya ibraz edildiği tarihlerde ciranta ... Tekstil firmasının yetkililerinin beyanı alınıp, imza ve yazı örneklerinin alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında verilen adli para cezasının taksitlendirmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nın 52/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.