Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde müzik eseri üzerindeki telif hakkı ihlali, eser sahibinin tespiti ve maddi manevi tazminat talepleri davası.
Özet: Davacı, kendisine ait "limon limon oyun havası" adlı eserin davalılarca izinsiz bölünüp başka sanatçılarca icra edilerek dijital platformlarda yayımlanması ve meslek birliği kayıtlarındaki hatalı tescil nedeniyle manevi ve mali haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, bu tecavüzün tespitini, kaldırılmasını, önlenmesini, eserin sahibinin belirlenmesini, kar iadesi ile maddi ve manevi tazminat ödenmesini talep etmiş; davalı meslek birliği ise, iddiaların kendilerine yönelik olmadığını, kayıtlarının doğru olduğunu ve kararlarının bağlayıcı nitelik taşımadığını savunmuştur.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/505 Esas - 2026/85

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2024/505
Karar No : 2026/85
....
Dava : (...) Tecavüzün Tespiti, Ref'i, Kaldırılması ve Önlenmesi, Eser Sahibinin Tespiti, Karın İadesi, Maddi ve Manevi Tazminat
Dava Tarihi : 03/12/2024
Karar Tarihi : 19/02/2026
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 19/02/2026
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan (...) Tecavüzün Tespiti, Ref'i, Kaldırılması ve Önlenmesi, Eser Sahibinin Tespiti, Karın İadesi, Maddi ve Manevi Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davalılardan ..... firması ile karşılıklı olarak söz ve müziği davacıya ait olan .... isimli eser hakkında muvafakatname-taahhütname-sözleşme başlikli 2 adet sözleşme imzalandığını, bahsi geçen sözleşmelerde ... isimli eserlerin söz ve bestesinin davacıya ait olduğunun açıkça belirtildiğini, ancak davalı şirketin sözleşmede belirtilen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ilgili eseri sözleşmeye uygun olarak sadece tarafına okutmadığını, dolayısıyla “iki buçuk beş yedi buçuk on” ile başlayan ... isimli eserin kendisi tarafından icra edilmemesi nedeniyle eserin söz ve beste olarak kaldığını, sözleşmede görüleceği üzere davacı icra ettiği takdirde sözleşmedeki haklarını davalı şirkete devrettiğini ancak söz konusu eserin icrasının davacı tarafından gerçekleştirilmediğini bu nedenle söz konusu sözleşme hükümlerinin esas alınmaması gerektiğini, limon limon oyun havası isimli eserin tek başına bir eser olduğunu, ... diye ayrı bir eser olmadığını, davalı plak şirketi ve meslek birliği tarafından usulsüzce ikiye ayrılarak ... adını verip %50 kısmının ...’a kayıt edildiğini, davalı plak şirketinin ...’ın olduğu her klibe verdiği isim olduğu için şirketin ....usulsüz olarak eseri ayırmasının haksız şekilde gerçekleştirildiğini, ... firması tarafindan söz ve bestesi davacıya ait olan eserin bölümlerini davacıdan izin almadan bir başka sanatçıya okutarak farklı portallarda yayımladığını, dava konusu müziğin.... ... adiyla dijital platformlarda yayımlandığını, .... uyarınca bu işlemin yapılabilmesi için kendisinden lisans alınması gerektiğini, müzik eserinin farklı kişilere okutarak ve farklı portallarda yayımlayarak eserden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini, ...kayıtlarında ... isimli eserin sözü ve müziğinin davacı ve ... adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davalıların davacının eserden kaynaklanan haklarını ihlal ettiğine ilişkin video linklerini dosyaya bildirdiğini, dava konusu video klipler başta olmak üzere bütün dijital ortamlarda paylaşıldığını, kendisinin bu gelirlerden mahrum kaldığını, davadan ...’ın da sorumlu olduğunu ifade ederek, manevi ve mali haklarına gerçekleştirilen tecavüzün tespitine, tecavüzün ref'ine, videoların kaldırılması ve gerekli tedbirlerin alınmasına, ilk satırı “iki buçuk beş yedi buçuk on” olan ... isimli eserin sahibinin tespitine, Haklarının ihlal edilmesi nedeniyle davacı lehine 20.000,00.-TL manevi tazminata, şimdilik 1.000,00.-TL temin edilen karın tarafına iade edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ...vekili süresinde cevap dilekçesi sunmadığı beyanlarında özetle; davacının her ne kadar ....'ı dilekçesi ile davalı taraf olarak bildirmişse de dilekçe içeriği itibariyle de netice ve talep bölümündeki talepleri itibariyle de Meslek Birliğine yönelttiği açık bir talebinin yer almadığını, davalı Meslek Birliği nezdinde tutulan veri tabanı kayıtlarında bir isabetsizlik bulunmadığını; bir ihtilaf söz konusu olduğunda gelen başvuruların Teknik Bilim Kurulu nezdinde incelendiğini ve karara bağlandığını, davanın açılmasında davacının hukuki menfaatin bulunmasının dava şartı olup; ...veri tabanındaki eser hak sahibi tescil kayıtlarının veyahut alınan Teknik Bilim Kurulu kararlarının bir yaptırımı bulunmadığını, bu nedenle kurum kayıtlarının iptalinde veyahut veri tabanındaki kayıtların iptalinde davacının hukuki menfaatinin de bulunmadığını, ...Teknik Bilim Kurulu’nun başvuru üzerine, eserlere ilişkin mevcut delillerle hareket ettiğini ve nihai karar vermediğini, davacının kurum nezdinde bir başvurusu bulunmadığını, hal böyle iken alınmış bir Teknik Bilim Kurulu kararının da söz konusu olmadığını, her hâlükârda bu konuda alınmış bir karar olsaydı dahi alınan kararların yalnızca görüş niteliği taşıdığını, Meslek Birliği Kayıtlarında bir isabetsizlik bulunmadığını, davacı .... isimli, ilk satırı “Zonguldak’ın düzünde sevdim bir el kızını” olan söz müzik ...’a ait olan eser kaydının ...tarafından yapıldığını; daha sonra davacı ... tarafından diğer davalılardan ...’a 2 adet muvafakatname verildiğini, bu muvafakatnamelere dayanarak yapımcı ... tarafından “...” isimli ilk satırı “iki buçuk beş yedi buçuk on” olan söz müzik ... ve ...’a ait olan eser kaydı yapıldığını, Meslek birliklerinin beyan esası ile kayıt yaparak faaliyet gösterdiklerini, kendisine beyan edilen eserlerin isim ve ilk satırına göre eser kayıtlarını oluşturduklarını, bu sebeple, birbirinden farklı isim ve ilk satıra sahip söz konusu 2 eserin kaydının açıldığını, davacı ... tarafından sürece ilişkin itirazlar iletilmiş ise de muvafakatnamelere göre yapılan bildirimin ve buna bağlı yapılan kaydın değiştirebilmesi için tarafların anlaşması veya uyuşmazlığın mahkemede çözülerek ....’a bildirilmesi gerektiğini, açılan davanın haksız olduğunu ifade ederek, davanın reddinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili süresinde cevap dilekçesi sunmadığı beyanlarında özetle; davalı şirketin 1982 yılından beri Türkiye’de müzik eserleri alanında faaliyet gösteren Müyap üyesi, büyük ve önemli bir firma olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın “...” eserine dair olduğunu, bu eserin Mesam’da ... ve davacı adına kayıtlı olduğunu, dava konusu eserin temelinde Zonguldak yöresine ait anonim bir eser olup ilk olarak ... tarafından tiktok adlı platformda seslendirildiğini, ...’ın seslendirdiği bu şarkıyı platformda gören davacının ...’a şarkıyı birlikte seslendirmeyi teklif ettiğini, birlikte eklemeler yaparak “....” eserini ortaya çıkardıklarını, limon limon isimli eserin aranjesi, klip çekimi gibi hususların ise davalı şirket tarafından üstlenildiğini bu sebeple şarkının ...kayıtlarında da yerini bulduğunu, Mesam'ın eser kayıtlarını beyan üzerine yaptığını, davacı yanın beyan ettiği eserde ...’ın sadece kendi yazdığı dizeleri ve anonim dizeleri okuduğunu, davacının dizelerinin okunmadığını, bu nedenle davacının haklarını ihlal edilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacının aynı konuda açmış olduğu başka davalar da bulunduğunu, derdestlik itirazlarının olduğunu, davacının birlikte seslendirdiği eserlere dahi telif ihlali bildiriminde bulunduğunu, davacının klip çekimlerinde bulunan fotoğrafı dosyaya ibraz ettiklerini, sunulan bu görsellerde videolarda davacının kendi adına kayıtlı şarkının kendisinden izinsiz ...’a okutulduğu şeklindeki iddialarının haksız olduğunun görüldüğünü, açılan davanın haksız olduğunu ifade ederek, karar verilmesini istemiştir.
Davalı şahısa usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davacının mali ve manevi haklarının davalılarca ihlal edilip edilmediği, tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
...Meslek Birliği’nin 02.08.2023 tarihli yazida, ilk satırı “iki buçuk beş yedi buçuk on” olan “...” isimli eserin sözü ve müziğinin ... ve ...üyesi ... adına kayıtlı olduğu, işbu belgenin ...’in talebi üzerine düzenlendiğinin bildirildiği,
MSG Meslek Birliği’nin 29.03.2023 tarihli yazida ... isimli albümün icracısının ... ve ..., yapimcisinin ... ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğunun belirtildiği,
Dosya kapsamında davacının imzasını taşıyan Muvafakatname-Taahhütname-Sözleşme Başlıklı 2 adet Belge bulunduğu, belgelere bakıldığında; belgelerin tarihsiz olduğu, her iki belgede de .... adlı albüm/yapım içindeki eserlerden sayı ve süre ile sınırlandırılmamış biçimde klip, audio, video, dvd, remix, kaset, long play, USB, SD Kart, karaoke, dizi, karma karışık albüm.........blu ray ve her türlü çoğaltılan ses ve görüntü taşıyıcılarının radyo ve tv kuruluşları tarafından kullanılması ve yayınlanmasına,.........görüntülü, görüntüsüz ses ve/veya görüntü taşıyıcılarında kullanılmasına, yayınlanmasına, dağıtılmasına, çoğaltılmasına, tespit hakkına işlenmesine, ticaret mevkiine konulmasına, karışık yapımlarda kullanılmasına, yurt içi ve yurt dışı devir hakları ile işaret, ses ve veya görüntü nakline yarayan araçlarla işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, umuma iletim hakkı ve albümdeki eserlerin tüm dijital platformlardan yorumcu, bestekar ve söz yazarının izni olmadan yüklenen eseri kaldırma ve hukuki süreç başlatmak için yapımcı ... ... San. Tic. Ltd. Şti’nin tam yetkili olduğu, eserin devri ve 3. Şahıslara satışı konusunda yapımcı firmanın tam yetkili olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacının dava dilekçesinde bildirdiği linklerin değerlendirilmesi:
.... linkin bilirkişi heyet raporunun tanzim tarihi itibari ile aktif olmadığı, belirtilen videoya ulaşılamadığı, videonun yayından kaldırılmış olabileceği,
.... tarafından seslendirilen Şeytan Bunun neresinde isimli oyun havasının video klibinin yayınlandığı, videonun 3:35-3:55 dakikaları arasında “jetski bunlar diri diri bunlar, kumarcı bunlar, pavyoncu bunlar enişteee” sözlerinin yer aldığı, şarkının diğer sözlerinin tamamen farklı olduğu, videonun yayınlanma tarihinin 14.11.2024 olduğu anlaşılmıştır.
Davalı Plak şirketi tarafından bildirilen linkin değerlendirilmesi:
.... linkine bakıldığında; ... isimli youtube hesabından yayınlanan videoda Kral Sinan ve ... tarafından .... isimli eserin beraber seslendirildiği, şarkının video klibinde icracıların birlikte şarkıyı seslendirerek oyun havası oynadıkları, videonun 2 yıl önce yayınlandığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT HÜKÜMLERİ VE DEĞERLENDİRME:
DAVA KONUSU MÜZİĞİN 5846 SAYILI KANUN KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ:
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 21.02.2001 tarih ve 4630 sayılı kanunla değişik 1/B-a maddesi “eseri” “sahibinin hususiyetlerini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlamıştır. Yasaya göre, bir fikir veya sanat ürününün “eser” sayılabilmesi için aranması gereken birinci unsur “sahibinin özelliklerini taşımasıdır. Böylece yasa, uluslararası sözleşmelerde olduğu gibi bireysel özelliği yani orijinalliği ön planda tutmuştur.
Öğretide, bu unsur, bireysel üslup, yaratıcı gücün yansıması, var olanlardan farklı olanı ortaya koymak, herkes tarafından meydana getirilemeyeni yaratmak, yeni bir özelliğe sahip olmak gibi değişik terim ve nitelemelerle anılmaktadır.
Her türlü edim, eylem eser korumasına sahip olmaz. “Eser”den söz edebilmek için, söz konusu edimin öncelikle sahibinin hususiyetini taşıması gerekir. Sahibinin hususiyetini taşımakla birlikte aynı zamanda ... kapsamında sayılan eser türleri içinde de yer almalıdır. Her türlü yaratıcı edim, eser sayılabilir mi sorusu yukarıdaki ölçütler çerçevesinde yanıtlansa da, yaratıcılık düzeyinin yüksek olmasına gerek yoktur. Düşük düzeyli yaratıcı edimler de korunur. ... salt başyapıtları değil ... 1/B’deki koşulları yerine getirmesi kaydıyla başka yapıtları da korur.
Hususiyet unsuru doktrinde tartışmalı olması nedeniyle incelenmesi yerinde olacaktır. “Hirsch’ e göre bir ürün herkes tarafından vücuda getirilebilecek mahiyette ise, hususiyet mevcut olmayacağından, bu tür ürünleri korumakta hiçbir menfaat bulunmamaktadır. Yarsuvat ise hususiyeti orijinal ölçütü ile belirlemeye çalışmaktadır. Erel’in ölçütü ise esere, sahibinin yaratıcı gücünün yansımasıdır. Bu ise eserde daha önce duyulmamış veya görülmemiş mutlak bir orijinalite bulunması anlamına gelmez. Burada ifade edilmek istenen N. Ayiter gibi “var olandan başkasını meydana getirmektir. Bütün bu görüşler değerlendirildiğinde görülecektir ki hepsinin aradığı ölçüt aslında yeniliktir.” Tanımlara bakıldığında, dikkat edilmesi gereken nokta, her bir görüş altında fikrin değil bunun somut ifadesinin “eser” olarak kabul edileceğidir. Bir fikri ürünün eser olarak kabul edilebilmesi için gerekli bir diğer unsur ise kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olmasıdır. 5846 sayılı Kanunda eser türleri; ilim ve edebiyat eserler, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri olarak sayılmıştır. Bu eser türleri sınırlı sayı oluşturur. Bunların dışında yeni bir eser türü yaratılamaz.
Müzik eserleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda koruma altına alınmış eser kategorilerinden biridir. ...’ in 3. maddesine “her nevi sözlü ve sözsüz besteler’’ müzik eseri olarak kabul edilmiştir. Kısa tanımdan da anlaşılacağı üzere, müzik eserleri sadece besteden oluşabileceği gibi beste ile birlikte güftenin iç içe geçmesiyle de meydana gelebilirler.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu ... isimli müzik eserin davacı ... ve davalı ... tarafından icracı sanatçı olarak seslendirildiği anlaşılmış olup, netice itibariyle de, dava konusu müziğin beste ve güftelerin iç içe geçmesiyle oluştuğu, sahibinin hususiyetini taşıdığı ve 5846 sayılı kanun uyarınca müzik eseri olduğu kanaatine varılmıştır.
ESER SAHİPLİĞİ HUSUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Örneğin, bir müzik eserinin sahibi, onu meydana getiren, yani bestesini ve güftesini yaratan kişidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, eserlerle ilgili olarak bazı hususların mevcudiyetini eser sahipliğine yönelik karine olarak kabul etmiştir. Ancak bu karinenin her zaman aksinin ispatı mümkündür. Yasamız, karineleri sahibinin adı belirtilen ve belirtilmeyen eserler olarak ikiye ayırarak incelemiştir.
Sahibinin Adı Belirtilen Eserlerde; eğer, yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak ismi (veya bunun yerine tanınmış müstear adı) bulunan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Yine, umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır.
Sahibinin Adı Belirtilmeyen Eserlerde ise yayımlanmış olan bir eserin sahibinin belli olmaması yani bir karine ile tespit edilebilmesi mümkün değilse, o eseri yayımlayan ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir.
Hukuk sistemimizde eser sahipliği bakımından “yaratma gerçeği” ilkesi benimsenmiştir. Buna göre eserin yaratılması ile eser sahipliği kendiliğinden -başkaca herhangi bir işleme gerek olmaksızın- doğar. Eserin yaratılması, maddi bir fiil sonucunda gerçekleşir ve eser meydana getirildiği andan itibaren hukuki koruma kendiliğinden başlar. Yaratma ilkesinin bir sonucu olarak, tüzel kişilerin maddi fiilleri ile eseri meydana getirmesi mümkün olmadığından, tüzel kişiler eser sahibi olarak kabul edilmemektedir. Hukuk düzenimizde eserin, sahibinin hususiyetini taşıdığı kabul edildiğinden, esere hususiyetini kim verdiyse ya da kime atfedilebiliyorsa o kimse eser sahibi olarak kabul edilmektedir.
Somut davada, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu MESAM, MSG kayıtları uyarınca; ... isimli müzik eserinin söz ve bestesinin davacı ve davalı ...’a ait olduğu, davacı tarafından eserin tek başına davacıya ait olduğu hususunda herhangi bir delil ibraz edilmediği, hatta dava dilekçesinin 2. Sayfasında eserin anonim olduğunun beyan edildiği, dosya kapsamındaki belgeler ve 5846 Sayılı yasada belirtilen karineler uyarınca, ... isimli eserin sahibinin davacı ve davalı ... olduğu değerlendirilmiştir.
Davacıya ait eserin davalı şirket tarafından izinsiz olarak davalı ...’a seslendirildiği iddiası yönünden değerlendirme:
.... isimli eserin beraber seslendirildiği, şarkının video klibinde icracıların birlikte şarkıyı seslendirerek oyun havası oynadıkları, videonun 2 yıl önce yayınlandığı anlaşılmış olup; bilirkişi heyet raporunda yer verilen ekran görüntüsünde de görüleceği üzere; söz konusu video klibin davacının bilgisi ve rızası ile çekildiğinin açıkça görüldüğü, davacının bizzat davalı ile eseri seslendirdiği anlaşıldığından, davacının eserin kendisinin bilgisi ve rızası dışında davalı ...’a seslendirildiği iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacıya ait eserin davacı tarafından icra edildiği takdirde sözleşmedeki haklarını ...’a devretmiş olacağı, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğu iddiası yönünden değerlendirme:
MSG tarafından düzenlenen 29.03.2023 tarihli yazıda ... isimli albümün icracısının ... ve ..., yapımcısının ... ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla davacının dava dilekçesinde belirttiğinin aksine, eserin beste ve söz olarak kalmadığı, icra edildiği, davalı yapımcı tarafından albüm olarak yayınlandığı, söz konusu eserin davalı ... ile birlikte seslendirilmenin ise davacının rızasıyla gerçekleştiği, bu hususun beraber çekilen video klipten açıkça anlaşıldığı, neticede, ... firmasına hakların devredilmesi için imzalanan sözleşmenin geçersiz olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacı tarafından gönderilen 23.12.2024 tarihli ihtarnamenin değerlendirilmesi:
.... yevmiye numaralı 23/12/2024 tarihli İhtarnameye bakıldığında; ihtarnamenin davacı tarafından davalı ... firmasına gönderildiği, ihtarnamede davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle davalı ... ile olan sözleşmesini feshettiğini, ... 58. Madde kapsamında cayma hakkını kullandığını beyan ettiği ihtarnamenin, davalıya 26/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup, dolayısıyla, ihtarnamenin işbu davanın açıldığı tarihten sonra düzenlenmiş ve davalıya tebliğ edilmiş olması nedeniyle işbu uyuşmazlığın çözümünde değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından bildirilen linklerin davacının eserden kaynaklanan haklarının ihlaline yol açıp açmadığının değerlendirilmesi:
Bilindiği üzere, eser sahiplerinin fikri emek ve çabasıyla meydana getirdiği eserleri üzerinde mali ve manevi hakları bulunmakta olup bu haklar inhisari nitelik taşımaktadır. 5846 Sayılı ... uyarınca, eser sahibinin manevi hakları; “eserin umuma arzı” (md 14), “eserde adının belirtilmesi” (md 15), “eserde değişiklik yapılmasını önlemek yetkisi” (md 16) ve “eserin aslına ulaşmak” haklarıdır. Eser sahibinin mali haklarını ise; “işleme”(md.21), “çoğaltma”(md.22), “yayma”(md.23), “temsil”(md.24) ve “umuma iletimi”(md.25) hakları olarak tanımlanmaktadır.
Mütecavizin intihal eylemi neticesinde, ... çerçevesinde her somut olayın kendi koşullarına göre eser sahibinin yukarıda sayılan mali ve manevi haklarından bir veya birkaçı ihlal edilmiş olacaktır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun temsil hakkı başlıklı 24. Maddesinin 1. Fıkrasında bir eserden, doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu, yine aynı maddenin 3. Fıkrasında ise temsil hakkının eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamayacağı, ancak 33. ve 43. Maddelerdeki hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Somut dava dosyasında, davacının dava dilekçesinde belirttiği ihlal iddiasına konu 3 adet linke bakıldığında;.... tarafından seslendirilen .... isimli oyun havasının video klibinin yayınlandığı, videoda “iki buçuk beş, yedi buçuk on, jetski bunlar diri diri bunlar, kumarcı bunlar, pavyoncu bunlar enişteee” sözlerinin yer aldığı, şarkının diğer sözlerinin tamamen farklı olduğu, söz yazarı/besteci olarak davacının ismine yer verilmediği, .... hesabından .... tarafından seslendirilen .... isimli oyun havasının video klibinin yayınlandığı, videonun 3:35-3:55 dakikaları arasında “jetski bunlar diri diri bunlar, kumarcı bunlar, pavyoncu bunlar enişteee” sözlerinin yer aldığı, şarkının diğer sözlerinin tamamen farklı olduğu, söz yazarı/besteci olarak davacının ismine yer verilmediği anlaşılmıştır.
Davaya konu ... İSİMLİ musiki eserinin bir kısım sözlerinin davalı firmanın Youtube kanalında yayınlanan yukarıda linkleri belirtilen video kliplerde kullanılmak suretiyle umuma iletildiği,
Ancak; dosya kapsamındaki Muvafakatname-Taahhütname-Sözleşme Başlıklı belgeler uyarınca; eser sahibi davacı tarafından hem icracı sanatçı sıfatıyla hem de eserin söz yazarı/bestecisi sıfatıyla eser üzerindeki tüm mali haklarını yer ve süre sınırı olmaksızın davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti.’ne devrettiği, bu nedenle davacının eseri üzerindeki mali haklarının ... ... San. Tic. Ltd. Şti.’nde olduğu, davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin devraldığı mali haklar kapsamında bu işlemi yapabileceği,
Mevcut dosya durumu itibari ile davacının .... uyarınca mali haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte, uyuşmazlık konusu eserin söz yazarının davacı ile birlikte ... olduğu, yukarıda belirtilen videolarda davacının eser sahibi olarak ismine yer verilmediği, eserin umuma arz yetkisinin eser sahibinde olduğu dikkate alındığında; davacının eserden kaynaklanan eserin “umuma arzı”(md.14), “eserde adının belirtilmesi”(md.15), haklarının ihlal edildiği değerlendirilmiştir.
Her ne kadar davacı Rapor’a itiraz dilekçesinde, “Zonguldağın düzünde sevdim bir el kızını…” ile başlayan “....’a bildirildiğini; besteci, söz yazarı ve icracının müvekkili ... olduğunu; bu eserle ilgili olarak müvekkilinin davalı müzik şirketi ile yaptığı bir sözleşmenin bulunmadığını; eserin sözlerinin ve eser bildirim formunun dilekçe ekinde sunulduğunu belirtmekte ise de, dosyaya sunulan 29/03/2023 tarihli belgeden ... adlı, ilk satırı “İki buçuk beş yedi buçuk on” olan eserin bestecisi ve söz yazarının davacı ... ve davalılardan ... olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Davalı ...., Kök Rapor’da isabetsizlik bulunmadığını; davacı ... tarafından ilk satırı “Zonguldak’ın düzende sevdim bir el kızını” olan müzik eseri için yapılan başvuru üzerine bu eserin kaydının söz-müzik ... şeklinde yapıldığını; daha sonra davacı tarafından davalılardan ...’a verilen 2 adet muvafakatnameye dayanarak ... tarafından ... isimli ilk satırı “İki buçuk beş yedi buçuk on” olan eserin kaydının söz-müzik ... ve ... şeklinde yapıldığını belirtmiştir.
Dosyaya sunulan meslek birliği kayıtlarından ve dosya içeriğinden hareketle, ... isimli müzik eserinin (ilk satırı “İki buçuk beş yedi buçuk on”) söz ve bestesinin davacı ... ve davalı ...’a ait olduğu, hatta dava dilekçesinin 2. Sayfasında ve davalı ...’ın cevap dilekçesinin 1. Sayfasında eserin anonim olduğunun beyan edildiği, ancak buna ilişkin taraflarca dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı; dolayısıyla 5846 Sayılı yasada belirtilen karineler de dikkate alındığında, ... isimli, icra edildiği dosya içeriği ile sabit olan eserin sahibinin davacı ve davalı ... olduğu yönündeki kanaatte bir değişiklik oluşmamıştır.
Her ne kadar davacı asil tarafından dosyaya sunulan 15/10/2025 tarihli dilekçede, davalı müzik şirketinin sahibiyle aralarında ... adlı yeni bir eserin yapılacağına dair Whatsapp görüşmesinin ekran görüntüsünün sunulduğu belirtilmiş ise de, bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu ek raporda yer verilen bu görüşmeye ilişkin ekran görüntüsünden, yazışmanın kimler arasında, hangi tarihte yapıldığı anlaşılamamaktadır. Bununla birlikte söz konusu mesaj kayıtları ....’te eser sahipliğine ilişkin düzenlenen karinelerin aksini ispat etmeye yeterli ve elverişli değildir. Dolayısıyla bu yazışmadan hareketle eser sahipliğine ve eserin henüz oluşturulmadığına, okunmadığına ilişkin bir sonuca ulaşılamayacağı kanaatine varılmıştır.
DAVACININ TAZMİNAT TALEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Davacı yan eserden kaynaklanan mali haklarının ihlal edildiğini iddia etmişse de; yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere, davacının mali haklarının ihlal edilmediği, davacının ihlal iddiasına konu linklerde davalı plak şirketine ait Youtube kanalında davacının diğer davalı ... ile birlikte söz yazarı ve besteci sıfatıyla beraber eser sahibi olduğu müzik eserinin sözlerine yer verilmişse de; videoların yayınlandığı tarihte davacı tarafından hem icracı sanatçı sıfatıyla hem de eserin söz yazarı/bestecisi sıfatıyla eser üzerindeki tüm mali haklarını yer ve süre sınırı olmaksızın davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti.’ne devrettiği, bu nedenle davacının eseri üzerindeki mali haklarının ... ... San. Tic. Ltd. Şti.’nde olduğu, davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin devraldığı mali haklar kapsamında bu işlemi yapabileceği anlaşıldığından, davacının eserden kaynaklanan mali haklarının ihlal edilmediği anlaşılmış, netice itibariyle de, davacının maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiş olup, davacının eserden kaynaklanan manevi haklarının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ..... kayıtları uyarınca;
... isimli müzik eserinin söz ve bestesinin davacı ve davalı ...’a ait olduğu; davacı tarafından, eserin tek başına kendisine ait olduğu hususunda herhangi bir delil ibraz edilmediği, hatta dava dilekçesinin 2. Sayfasında eserin anonim olduğunun beyan edildiği; dosya kapsamındaki belgeler ve 5846 Sayılı yasada belirtilen karineler uyarınca, ... isimli eserin sahibinin davacı ve davalı ... olduğu, başka bir deyişle uyuşmazlık konusu eser üzerinde davacı ve davalı ...’ın birlikte eser sahipliğinin söz konusu olduğu,
.... linkine bakıldığında, ... isimli Youtube hesabından yayınlanan videoda .... ve ... tarafından ... isimli eserin beraber seslendirildiği, şarkının video klibinde icracıların birlikte şarkıyı seslendirerek oyun havası oynadıkları, videonun 2 yıl önce yayınlandığı anlaşılmış olup; bilirkişi heyet raporunda yer verilen ekran görüntüsünde de görüleceği üzere; söz konusu video klibin davacının bilgisi ve rızası ile çekildiğinin açıkça görüldüğü, davacının bizzat davalı ile eseri seslendirdiği anlaşıldığından davacının rızası olmadan diğer davalıya icra ettirildiği iddiasının yerinde olmadığı,
Davacının dava dilekçesinde belirttiğinin aksine eserin beste ve söz olarak kalmadığı, icra edildiği, davalı yapımcı tarafından albüm olarak yayınlandığı; söz konusu eserin davalı ... ile birlikte seslendirilmesinin ise davacının rızasıyla gerçekleştiği, bu hususun beraber çekilen video klipten açıkça görüldüğü; davalılardan ... firmasına hakların devredilmesi için imzalanan sözleşmenin geçersiz olmadığı,
Her ne kadar davacı .... yevmiye numaralı 23/12/2024 tarihli İhtarname ile davalı ... ile olan sözleşmesini feshettiğini, ... 58. Madde kapsamında cayma hakkını kullandığını beyan etmişse de; ihtarnamenin davalıya 26/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamenin huzurdaki davanın açıldığı tarihten sonra düzenlenmiş ve davalıya tebliğ edilmiş olması nedeniyle huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı,
Huzurdaki dosyada davacının dava dilekçesinde belirttiği ihlal iddiasına konu 3 adet linkten; .... tarafından seslendirilen....” sözlerinin yer aldığı, şarkının diğer sözlerinin tamamen farklı olduğu, söz yazarı/besteci olarak davacının ismine yer verilmediği, .... isimli youtube hesabından .... tarafından seslendirilen .... neresinde isimli oyun havasının video klibinin yayınlandığı, videonun 3:35-3:55 dakikaları arasında “jetski bunlar diri diri bunlar, kumarcı bunlar, pavyoncu bunlar enişteee” sözlerinin yer aldığı, şarkının diğer sözlerinin tamamen farklı olduğu, söz yazarı/besteci olarak davacının ismine yer verilmediği,
Davaya konu ..... musiki eserinin bir kısım sözlerinin davalı firmanın Youtube kanalında yayınlanan rapor içeriğinde linkleri belirtilen video kliplerde kullanılmak suretiyle umuma iletildiği,
Ancak dosya kapsamındaki Muvafakatname-Taahhütname-Sözleşme Başlıklı belgeler uyarınca; eser sahibi davacı tarafından hem icracı sanatçı sıfatıyla hem de eserin söz yazarı/bestecisi sıfatıyla eser üzerindeki tüm mali haklarını yer ve süre sınırı olmaksızın davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti.’ne devrettiği, bu nedenle davacının eseri üzerindeki mali haklarının ... ... San. Tic. Ltd. Şti’nde olduğu, davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin devraldığı mali haklar kapsamında bu işlemi yapabileceği, mevcut dosya durumu itibari ile davacının .... uyarınca mali haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının ve maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı,
Davalı Mesam"a karşı tazminat davası açılmış ise de davalıya davada husumet yöneltilemeyeceği ,
Uyuşmazlık konusu eserin söz yazarının davacı ile birlikte ... olduğu, rapor içeriğinde belirtilen videolarda davacının eser sahibi olarak ismine yer verilmediği, eserin umuma arz yetkisinin eser sahibinde olduğu dikkate alındığında; davacının eserden kaynaklanan eserin “umuma arzı” (md.14), “eserde adının belirtilmesi”(md.15), haklarının ihlal edildiği, bu nedenle manevi tazminat talep edebileceği; olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal süresi dikkate alındığında, 5.000,00.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H ÜK Ü M :
1-Davalı Mesam'a karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine,
Davalı ...kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan maddi tazminat için takdiren 1.000,00.-TL nispi, diğer maddi istemler için 55.000,00.-TL maktu nispi 2 ayrı ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı .... verilmesine,
2-Diğer davalılar hakkında açılan maddi tazminat davasının reddine,
Davalı ... ŞTİ. kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan maddi tazminat için takdiren 1.000,00.-TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ... ŞTİ.'ne verilmesine,
3-... Hakkında açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00.-TL manevi tazminatın davalı ... Kasetçilikten alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan manevi tazminat için takdiren 5.000,00.-TL nispi ücreti vekaletin davalı ... ŞTİ.'nden alınarak davacıya verilmesine, 
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan diğer maddi istemler için takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalılardan ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 
Alınması gereken (5.000,00.x68,31/1000=)341,55.-TL nispi 732,00.-TL maktu ilâm harcının davalılardan ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacının Adli Yardım Talebinin kabulüne karar verildiğinden, kabul/red oranına göre işbu dava dosyasında yapılan posta masrafları ve bilirkişi ücretinden ibaret 18.340,00.TL yargılama giderlerinin %50'sinin (9.170,00.TL'nin) davalılar ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacının Adli Yardım Talebinin kabulüne karar verildiğinden, kabul/red oranına göre işbu dava dosyasında yapılan posta masrafları ve bilirkişi ücretinden ibaret 18.340,00.TL yargılama giderlerinin %50'sinin (9.170,00.TL'nin) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak belirlenmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı, davalı şirket ve davalı ...vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şahısın yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2026
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır
✍e-imzalıdır