Alışveriş merkezi harcamalarına dayalı olarak üçüncü kişilerden davacıya temlik edilen alacakların tahsili için açılan ticari davada temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, kendisine olan borçlarına mahsuben, davalılar nezdindeki alacaklarını iddia eden üçüncü kişilerin noter onaylı temlik sözleşmeleriyle devrettiği dolar ve Türk lirası cinsinden toplam alacakların ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; davalılar ise davacı ile ticari bir ilişkileri bulunmadığını, temlik eden üçüncü kişilere herhangi bir borçlarının olmadığını ve bu temlik işlemlerinin geçersiz veya mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2163 Esas, 2025/583 Karar KARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3.Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2014/801 E., 2018/1378 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun devir almış olduğu ... Alışveriş Merkezi ile ilgili olarak yıllar içinde yapmış olduğu harcamalar ve nakit olarak ödediği meblağlar doğrultusunda; ... Alışveriş Merkezi Yönetim İnşaat Ticaret Limited Şirketi, ... ... ve ... resmi kayıt ve defterlerde de işli ve kayıtlı olmak üzere alacaklarının doğduğunu, borçluların ve firmanın bu doğrultuda yapılan harcama ve ödemelerle ilgili olarak ...'ya oluşan borçlarından kaynaklanan bedellerin bir kısmını borçlarına mahsuben ödemek için ... ...'den olan alacaklarını ...'ya temlik ettiklerini, müvekkiline borçlu dava dışı üçüncü kişilerin, davalıdan olan alacaklarını müvekkiline temlik ederek, müvekkiline olan borçlarının bir kısmını bu şekilde sona erdirmek istediklerini, bu doğrultuda müvekkili ...'ya, ... Alışveriş Merkezi Yönetim İnş. Tic. Ltd. Şti. ve ... ...'in birlikte temlik ettikleri 17.04.2014 tarihli temlik sözleşmesi ile 436.500,00 USD bedelli temliknameden doğan alacağı olarak belirtilmişse de ... Alışveriş Merkezi Yönetim İnş. Tic. Ltd. Şti. tarafından mütesesilsil kefil sıfatı ile davalıların borcunun şimdilik 144.500,00 USD ve 2.000,00 TL'lik alacağı ödendiğinden bu tutarın; yine ...'ya ... ... tarafından temlik edilen 09.04.2014 tarihli temlik sözleşmesi ile 102.133,00 USD bedelli temliknameden doğan alacağı, yine ...'ya ... tarafından temlik edilen 09.04.2014 tarihli temlik sözleşmesi ile 65.000,00 USD bedelli temliknameden doğan alacağını, bu üç temliknameden doğan toplam alacağın; 311.633,00 USD ve 2.000,00 TL olup davalıların bu ödemeler nedeniyle dava dışı müvekkiline alacağını temlik eden üçüncü kişilere karşı borçlu olduğunun sabit ve açık olduğunu, bu temlik işlemlerinden davalıların ... 13. Noterliği'nin 27.05.2014 tarih ve 11.06.2014 tarihli ihtarnamesi ile, yine davalı şirketlerin yetkilisi ... ...'in ise ... 13. Noterliğinin 28.04.2014 tarihli ihtarnamesi ile haberdar edildiğini, davalılar vekilinin bu ihtarnamelere 09.06.2014 tarihli ihtarname ile cevap verdiğini, davalılar vekilinin bu cevabında ... ...'den yapıldığını iddia etse de bu hususun tamamen gerçek dışı olduğunu, sadece temliklerden haberdar edilmesi için davalı şirketler yerine tebliğ muhatabı olarak şirket yetkilisi gösterildiğini, temlikname içerikleri incelendiğinde ... ...'in adının dahi geçmediğini, borçlu şirketlerden olan alacakların müvekkiline temlik edildiğinin açıkça görüldüğünü, davalılar vekilinin keşide ettiği ihtarnamedeki tüm beyanların asılsız olduğunu, müvekkili belirtilen alacakları noterde düzenlenen yazılı temlik sözleşmeleri ile temlik aldıktan sonra, söz konusu temlik işlemlerinden borçluyu haberdar ettiğini, hangi alacağı hangi tarihte hangi temlik sözleşmesi ile temlik aldığını 28.04.2014 tarihli ihtarname ile davalıya bildirdiğini ve çok uzun zaman önce muaccel olan borçları, temlik sözleşmeleri kapsamında yeni alacaklı olarak ihtarnamede belirtilen banka hesabına ödemesi için 7 günlük süre verdiğini, söz konusu ihtarnamenin sehven davalı şirketin sahibine 14.05.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen müvekkilinin alacağının ödenmediğini ileri sürerek dava dışı üçüncü kişiler tarafından müvekkile temlik edilen muhtemel olan 603.633,00 USD'den diğer haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 311.633,00 USD ve 2.000,00'nin temlik işlemlerinin bildirilmesi ve ödeme yapılmasına ilişkin davalı şirketlerin yöneticisine keşide edilen ihtarnamede yer alan 7 günlük ödeme süresinin hitam tarihi olan 21.05.2014 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalılardan adlarına yapılan ödeme tutarları doğrultusunda tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... ... Turizm ve İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında ticari bir ilişki olmadığını, davacının müvekkilinin hesabına ödendiğini iddia ettiği paraların istirdadını istemekte olduğunu, davacının, müvekkili adına para ödediğini iddia eden 3. şahısların halefi olduğu iddiasında olduğunu, bu kişilerin ise; davacının ortağı ve müdürü olduğu ... Alışveriş Merk. Yön. Ltd. Şti., bu şirketin diğer müdürü ve ortağı olan ... ... ve ... ...'e ait şirketlerde muhasebe elemanı olarak çalışan ... olduğunu, ayrı kişiler olmalarına rağmen tüm gerçek şahısların işlemlerinin gerçekte ... Ltd. Şti. hesabında olduğunu, bu şirketle şahısların hesaplarının birbirine karıştığını, müvekkili müdürü olan ... ... tarafından yapılan ödemelerin de bu nedenle davacı ve ona temlik iddiasında bulunan kişileri ... Ltd. Şti. nedeniyle ilgilendirmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından kredi ve finansal kiralama şirketlerine ödenmesi gereken borç taksitlerinin 2008 yılında yapılan bir anlaşma ile davacı tarafından üstlenildiğini, yani 3. şahısların müvekkili adına ödediklerini iddia ettikleri borçların 2008 yılında ... ... ile davacı ... arasında yapılmış olan sözleşme gereğince zaten davacının ödemeyi üstlendiği borçlar olduğunu, davacının sözleşme ile ödemeyi üstlendiği bu borçları doğrudan ödemediğini, müvekkili şirket müdürü ... ... tarafından kendisine satılan ama parası halen ödenmeyen dükkanların gelirleri ile yapılmış olması gereken ödeme parasını ikinci kez tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, davacının sözleşme ile ödemeyi üstlendiği borç tutarının 550.000,00 USD olduğunu, bunun karşılığında davacıya Antalya, ... Turizm yolu üzerinde bulunan ... Alış Veriş Merkezinde bulunan dükkanların temlik edildiğini, temlik işleminin müvekkili şirket yöneticisi ... ... tarafından yapıldığını, bu sözleşmenin davacıya bir edim yüklediği, müvekkili şirketin borcunu üstlenme karşılığında üstlenilen taşınmaz temliki şirket hisse devri edimi yerine getirildiğini, ama davacının hem yaptığı sözleşme gereğince ödemesi gereken borçları ödemediğini hem de üçüncü şahıslar adına ödendiği ileri sürülen paralar için dava açtığını, temlik edenlerin sahip olmadıkları bir halefiyet hakkını davacıya devretmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket hakkındaki davanın ve dayanaklarının ayrılarak müvekkilden ne istendiğinin açıklanmasını, ödeme dayanağı finansal kiralama sözleşmesindeki tüm malların davacı ve temlik edenler tarafından kullanılmakta ve elinde bulunmakta olduğundan sözleşme tutarınca takas ve mahsup taleplerinin bulunduğunu, müvekkili şirket hesabına yönetici ... ... tarafından yapılan ödemelerin mahsubunu istediklerini, müvekkili şirketten ne kadar para istendiğinin ayrıştırılmamış, teselsül olmadığı halde birlikte talepte bulunulmuş olması nedeniyle dava dilekçesinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf alacağın temliki hükümlerine göre talepte bulunduğu, davalı ise söz konusu alacağın 2008 tarihli sözleşme ile davacı tarafından borçlanıldığını savunduğu, bu kapsamda, davacının talep ettiği alacağın iş bu 22.09.2008 tarihli sözleşme ile üstlendiği borçlara ilişkin olması halinde, alacaklı ve borçlu sıfatları davacı ...'da birleşmiş olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) md.135 (818 sayılı eBK md.116) uyarınca alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi sebebiyle borcun sona ereceği, alacağın temliki ile alacak hakkı bunu devralan 3. kişiye geçtiği, böylece devralan daha önce temlik edene ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap ettiği, temlik eden alacaklının da bu aşamadan sonra artık tasarruf hak ve yetkisi bulunmadığından (kalmadığından) bu alacağa dayalı olarak herhangi bir hukuki işlem yapmasının mümkün olmadığı, alacakla ilgili her türlü (dava açma, takip yapma, temlik etme... gibi) hukuki işlemlerin bu 3. kişi tarafından yapılacağı, davacının, ödeme yapan ... ... ve ... Ltd. Şti.'nin leasing borcunun müşterek ve müteselsil kefili olduğuna dayandırdığı, kefilin eda ettiği şey nispetinde alacaklının haklarında, ona halef olduğu, temlik eden ... tarafından 2011 yılında toplam 65.000,00 USD; ... Gönluşen tarafından 2011, 2012, 2013 yıllarında toplam 79.241,00 USD, davacı ... tarafından 2011, 2012, 20 13... yıllarında toplam 137.475,00 USD meblağ bakiye ödendiği, bu halde davacı ... ve temlik edenler tarafından davalı şirketler lehine toplamda 281.716,00 USD ödeme yapıldığının bilirkişi kurulu tarafından tespit edildiği, bu aşamada davacı tarafça 22.09.2008 tarihli sözleşme uyarınca yapılacak ödemelerin, temlik konusu leasing sözleşmelerinden olmadığı ileri sürülmüşse de, dosya içerisinde davalıların taraf olduğu ve davacı tarafından ödemesi yapılan başka bir leasing sözleşmesine de rastlanmadığı, bu halde, alacaklı ve borçlu sıfatlarının davacıda birleşmesi dikkate alınarak, davalı şirketler lehine yapılan toplam ödeme miktarı davacının 22.09.2008 tarihli protokolden kaynaklanan borcundan mahsup edilmesi gerektiği, 22.09.2008 tarihli sözleşmenin satış bedeli başlıklı maddesine göre, taraflar sözleşme konusu olan iki maddede sayılı gayrimenkul ve şirket hisseleri için satış bedeli olarak 8.500.000,00 $ tutarda anlaştığı, bu tutardan ... ... San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... Leasing'e varolan borçların ve şirketin borçlarının (... leasing borçları 550.000,00 USD, 1.973,792,00 €, 172.642,00 USD; ... bank 2.525.900,00 USD kredi borcu; ... bankası kredi borcu 1.010,651,00 €) %50 kısmının mahsup edilmesi ve alıcı tarafından ödenmesi kararlaştırıldığı, dosyada mübrez evraklar doğrultusunda davacı ve temlik edenler tarafından yapılan ve hesaplanan ödemeler (281.716,00 USD) işbu borç tutarından mahsup edildiğinde davacının alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ...-alıcı ile dava dışı ... ...-satıcı arasında akdedilen 22.09.2008 tarihli satım vaadi sözleşmesi ile, taraflar sözleşme konusu olan ve iki maddede sayılan gayrimenkul ve şirket hisseleri için satış bedeli olarak 8.500.000,00 USD tutarda anlaştığı, bu tutardan ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... Leasing'e var olan 550.000,00 USD borcun tamamı ve şirketin ... Bank'a 2.525.900,00 USD kredi borcu, ... Bankası'na 1.010.651,00 € kredi borcu, ... Leasing'e 1.973.792,00 € leasing borcu, ... Leasing'e 172.642,00 USD leasing borcu olmak üzere var olan şirket borçlarının %50 kısmı mahsup edilerek kalan tutar tarafların anlaştığı ödeme planı çerçevesinde tarafların sözleşme şartlarını yerine getirerek satış işlemini tapu siciline ve ticaret siciline tescil ettirilmesi ile ödeneceği, sonuç olarak alıcının, satıcının ... ... Ltd. Şti.'ndeki ve şirketteki banka ve leasing borçlarını da devir alarak ödemesinden mahsup ederek kalan tutarı satıcıya ödeyeceğinin düzenlendiği, davacı ... ile dava dışı ... ... arasında imzalanan 22.09.2008 tarihli sözleşme ile davalı tarafın ... Leasing'e var olan 550.000,00 USD borcun tamamı ve şirketin ... Bank'a 2.525.900,00 USD kredi borcu, ... Bankası'na 1.010.651,00 € kredi borcu, ... Leasing'e 1.973.792,00 € leasing borcu, ... Leasing'e 172.642,00 USD leasing borcu olmak üzere var olan şirket borçlarının %50 kısmı davacı tarafından üstlenilmiş ve bu turlar sözleşme ile satış bedeli 8.500.000,00 USD'den mahsup edildiği, bu kapsamda, davacının, davalı tarafın ... Leasing'e olan 550.000,00 USD borcun tamamı üstlendiği ve eldeki davanın da davalıların ... Leasing'e olan leasing borçlarına istinaden yapılan ödemelerin temlik sözleşmesine konu edilmesine ilişkin olduğu nazara alındığında, davacının üstlendiği bu borç bakımından, alacağı temlik edenlere karşı esasen kendisi sorumlu olduğu, bu halde, davacının dava konusu temliknamelere ve kendi yaptığı ödemelere dayanarak davalı taraftan alacak talep etmesi mümkün olmadığı, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, temlik alınan alacakların tahsili istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, dava dışı üçüncü kişiler tarafından davacıya temlik edilen alacakların davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı ayrıntılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından bu kararın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.Mahkemece, tarafların sundukları ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından hem yargılama aşamasındaki bilirkişi raporuna karşı vermiş olduğu itiraz dilekçesinde hem de istinaf ve temyiz dilekçelerinde davalılara olan borcunun bir kısmının taraflar arasında yapılan protokol gereğince ödediğine ilişkin itirazlarda bulunduğu, ancak; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödeme itirazı ile bu ödemeye ilişkin dekontlar bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve mahkemece ödemeye ilişkin ek rapor alınmaksızın hüküm kurulduğu görülmüştür. Bu durumda, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla alanında uzman yeni bir bilirkişi heyetinden tarafların tüm ticari defter kayıtları incelenmek suretiyle ve davacının itirazları ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.