Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu vefat eden şahsın yakınlarının destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli davasında tarafların istinaf başvurularını değerlendiren kararı.
Özet: Bir trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin anne ve kardeşinin açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi anne için 906.146,58 TL maddi, 200.000 TL manevi ve kardeş için 75.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir; bu karara karşı davacılar, vefatın özel koşulları ve davalının kusur ağırlığı dikkate alındığında manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek, davalılar ise kazadaki kusur durumları, fahiş tazminat talepleri ve uygulanacak faiz türü gibi gerekçelerle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1866 - 2026/1671
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/1866 KARAR NO : 2026/1671T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 18/06/2025NUMARASI : 2023/620 Esas - 2025/394 KararİSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVACILAR : 1-... (T.C. NO:.........) : 2 -...... ... (T.C. NO:.........)VEKİLİ : Av. ... - ....................İSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVALI : 3- .. (T.C. NO:.........)VEKİLİ :: Av. ... - ..................... DAVALILAR : 1-....... ... (T.C. NO:.........) 2-..... ... (T.C. NO:.........)VEKİLİ : Av. ... - ....................DAVANIN KONUSU : Ölüm Veya Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat BAŞVURU TARİHİ : 22.07.2025 - 05.08.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 05.11.2025 KARAR TARİHİ : 11.09.2026İLAM YAZIM TARİHİ : 14.09.2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'in çocuğu, ... nin ise kardeşi olan ... 'in 24.07.2023 tarihinde trafik kazası neticesinde öldüğünü, kazada davalıların ağır kusurunun bulunduğunu, davacıların müteveffa ... 'in desteğinden mahrum kaldıklarını, ölümü nedeniyle büyük acı ve ızdırap yaşadıklarını belirterek anne ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) davalılardan ve her bir müvekkili için 1.000.000,00'ar TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sigortalı ... e ait, ... plakalı araç için 16.12.2022 -16.12.2023 tarihleri arasında ... no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, poliçe üzerinde ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 1,000,000.00-TL olarak sınırlandırıldığını, ölümle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, aleyhe karar verilecek olması durumunda uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin kazada hiçbir kusurunun olmadığını, araçla yapılan kazada tarafların kusur durumlarının, özellikle müteveffanın olay esnasında orada ne için bulunduğunun, gerekli önlemleri alıp almadığı hususlarının incelenmesi gerektiğini, zira vaktin gece yarısı olduğu bir zamanda müteveffanın virajlı bir yolun hemen bitiminde duraklaması, yola hiçbir uyarı işaret ve levha koymadan özensiz bir şekilde beklemesi neticesinde kazanın meydana geldiğini, kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, aracın kaputu açılmış, aracın en az 150 metre gerisine reflektör konulmuş ve aracın dörtlü lambaları açılmış olsaydı söz konusu elim kazanın yaşanmayacağını, davacıların başkaca ödeme alıp almadığı hususlarının ilgili kurumlardan sorulması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna ve ilgili sigorta şirketlerine müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; maddi tazminat talebini davacı ... için 906.146,58 TL olarak arttırmıştır.İlk derece mahkemesi tarafından, maddi tazminat davasının kabulü ile 906.146,58 TL destekten yoksunluk tazminatının 24.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi bakımından faiz başlangıç tarihi 19.12.2023 olup poliçede yer alan 1.000.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ... 'e verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL olarak belirlenen manevi tazminatın 24.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar .. ve ... den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacıların özel durumu, müteveffanın vefat şekli, davalının kusurunun ağırlığı ve diğer hususlar birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminatın çok düşük kaldığını beyanla, kararın kaldırılarak manevi tazminat talebinin tam kabulünü talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, olayın iş kazası olup olmadığının varsa bağlanan gelirin mahsubu gerektiğinin değerlendirilmediğini, desteğin yolda bulunma amacının aracı çekme olduğunu, kaza tarihinde .. Lojistik adlı firmada çalıştığını ve işinin niteliği gereği çalışma esnasında kazanın olduğunu, bu nedenle SGK'dan sorularak varsa mahsup yapılması gerektiğini, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden, 24.07.2023 tarihinde saat 02.15 sıralarında davalı sürücü .. idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork ile 04-12 Numaralı Otoyol üzerinde İstanbul istikametinden Ankara istikametine sağ şeritte seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, çekicinin ön kısmı ile otomobilin yakıtı bitmesi sebebiyle yolun sağ şeridinde çekiciye yüklenmek için sağ şeritte duran dörtlüleri aktif ... plakalı otomobile kaplama içerisinde bulunan ... e, otomobilin önünde otomobili yüklemek için bulunan tepe lambası aktif ... plakalı çekici/kurtarıcının kaplama içerisinde bulunan sürücüsü ... 'e çarpması sonucu ... 'in ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Olaya ilişkin tanzim edilen kaza tespit tutanağı, sürücü hakkında yürütülen ceza dava dosyası kapsamı ve mahkemece İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporlarına göre kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu hususu Dairemizce de benimsenmekle, davalı sigorta şirketi vekilinin kusura yönelik itirazının reddi gerekmiştir. Kazaya sebebiyet veren araç ticari araç olduğundan tazminata avans faizi işletilmesinde hukuk aykırılık bulunmadığı, Dairemizce yazılan yazıya SGK tarafından verilen yanıta göre olayın iş kazası olarak bildirilmemesi sebebiyle davacıların desteğine tazminattan mahsubu gerektirir rücuya tabi gelir bağlanmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin rücuya tabi ödemelerin tazminattan mahsubu gerektiğine ve faizin türüne yönelik istinaf sebeplerinin de reddi gerekmiştir. TBK 56/2 maddesi uyarınca ise ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Somut olayda; olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, kusur durumu, desteğin kaza tarihindeki yaşı, paranın olay tarihindeki alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin yukarıda bahsi geçen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece davacılar yararına hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğu kanaatine varılmıştır. Dairemizce sözü edilen hususlar dikkate alınarak, desteğin annesi olan davacı için 300.000,00 TL, kardeşi olan davacı için ise 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir. Davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminatların miktarına ilişkin istinaf sebeplerinin ise bu nedenle kabulü gerekmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları yetersiz bulunmuş ise de; manevi tazminat miktarının arttırılması için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş, maddi tazminat hükmü ve fer'ileri korunarak, davacı anne için 300.000,00 TL, davacı kardeş için 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı Dağa Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,A)Yürürlükte bulunan harçlar kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 80.684,12 TL nispi istinaf ilam harcından peşin alınan 15.475,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 65.209,12 TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,B)Davalı Doğa Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin üzerinde bırakılmasına, 2-Davacılar vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.06.2025 tarih 2023/620 esas, 2025/394 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden;A)Maddi tazminat davasının KABULÜNE, Toplam 906.146,58 TL destekten yoksunluk tazminatının 24.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi bakımından avans faiz başlangıç tarihi 19.12.2023 olup poliçede yer alan 1.000.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ... 'e verilmesine, B) Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, Davacı ... için 300.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... 'den 24.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine,Fazlaya yönelik manevi tazminat talebinin REDDİNE,C)Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 61.898,87 TL harçtan peşin alınan toplam 9.926,42 TL'nin harcın mahsubu ile bakiye 51.972,45 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,D)Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 30.739,50 TL nispi ilam harcının davalılar ... ve müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,E)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk hizmeti ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (Manevi tazminat davası sigorta şirketine karşı açılmadığından zorunlu arabuluculuğa tabi olmayıp arabuluculuk görüşmesinin maddi tazminata ilişkin gerçekleştiği gözetilerek)F)Maddi tazminat talebi yönünden; davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca davacı ... lehine 138.860,52 TL vekalet ücreti takdiri ile, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ... 'e verilmesine, G)Manevi tazminat talebi yönünden; davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden davacı ... lehine 48.000,00 TL, davacı ... lehine 45.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalılar... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek adı geçen davacılara verilmesine,H)Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/29 esas-2024/226 karar sayılı kararı uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İ) Anayasa mahkemesinin ilgili kararı uyarınca davacılar tarafından yapılan yargılama gideri, tebligat ve yazı masrafı 1.021,25 TL, adli tıp kurumu ücreti 4.800,00 TL, bilirkişi ücreti 7.000,00 TL olmak üzere toplam 12.821,25 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen ( sigorta şirketi 8.590,00 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacılara verilmesine, J)Davacılar tarafından yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davacıların yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,5-Davacılar tarafından yapılan 600,00 TL istinaf giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,6-Tarafların yatırdıkları istinaf gider avanslarının harcanmayan kısımlarının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,7-Kararın HMK'nın 359/4 maddesi gereğince re'sen taraflara tebliğine,8-Harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14.09.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*