Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda bir sanığın mahkumiyetini ve diğerinin beraatini onarken, adli para cezası hesaplama eksikliğini bozma nedeni saymadı.
Özet: Bilişim sistemleri ve banka araç olarak kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz incelemesinde, bir sanığa verilen adli para cezasının hesaplanmasında tespit edilen eksikliğin aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmadığı ve infaz aşamasına ilişkin hususların infazda gözetileceği belirtilerek, diğer bir sanık hakkında mahkumiyet hükmü ile üçüncü bir sanık hakkında verilen beraat hükmünün, yargılama sürecindeki usul ve kanuna uygunluk, delil değerlendirmesi ve eylemin sabit oluşu veya sabit olmayışı gerekçeleriyle kesin verilere dayandırıldığı tespit edilerek, tüm hükümlerin oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/34775 E.  ,  2026/6138 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/456 E., 2016/151 K.
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında adli para cezasının belirlenmesinde elde edilen menfaat olan 18.988,00 USD paranın suç tarihinde 2.00 TL olan dolar kuru üzerinden TL ye çevrilerek belirlenen miktar ile bu miktarın iki katı adli para cezasının gün adli para cezasına çevrilmesi suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.20 15... /140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğinin belirtilmesine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ...'a yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği; sanık ...'a yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden ise, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla sanık ... ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.