Paylı mülkiyette, davalının paydaş kızının payına dayanarak taşınmazı kullanması durumunda, davacıların da kullanım imkanı varken haksız el atmanın önlenmesi davasının dinlenemeyeceği içtihadı.
Özet: Davacıların, davalının kendi paydaşları olduğu taşınmaza haksız el attığı iddiasıyla başlattığı el atmanın önlenmesi davasında, Yargıtay; davalının taşınmazda paydaş olan kızının hissesine istinaden bulunduğunu ve davacıların da kendi paylarını kullanabilecek durumda olduğunu belirterek, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi davasının bu koşullar altında dinlenemeyeceği ve ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararının hatalı olduğu sonucuna varmış, davanın reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1414 E., 2025/899 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/112 E., 2024/294 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının, davacıların paydaşı olduğu 17 46... parsel sayılı ana taşınmaz, bağlı eklentiler ile diğer yapıları hiçbir hukuki ilişki ve muvafakat bulunmaksızın kullandığını, davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, haksız el atmanın önlenmesi ile davalının ana taşınmazdan ve üzerinde bulunan konut, eklenti ve diğer yapılardan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların müvekkilinin kardeşi olduklarını, davalının da dava konusu taşınmazda hissedar iken hissesini dava dışı kızına devrettiğini, onun hissesi oranında koruma bakım ve gözetim amaçlı olarak taşınmazda bulunduğunu, davalının davacıların payına müdahale etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı paydaşın diğer maliklerin oy birliği ile rızası olmaksızın dava konusu taşınmazdaki kullanım hakkını davalıya devredemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 17 46... parsel sayılı taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların dava tarihi itibariyle mülkiyet hakkına itibar edilmesinin isabetli olduğu, ancak dava değeri davalının tecavüz ettiği alanın değeri olup bu değer üzerinden harç ve vekalet ücreti hesaplanması gerektiği belirtilerek hükmün kaldırılmasına, harç ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde:1. Davalının taşınmazda bulunmasının mülkiyet hakkına ve hissedar olan kızı ile yaptığı anlaşmaya dayandığını, 1/7 payın kullanımının kızı tarafından davalıya devredildiğini, haksız kullanım olmadığını, yeri belirlenmiş 1/7 payı kullandığını,2. Fındık bahçesinin fiilen taksim edilerek kullanıldığını, kız kardeşlerin kendi paylarının kullanımını dava dışı erkek kardeşleri olan...ye devrettiğini,3. Şufa davasının beklenmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.Bilindiği üzere, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta el birliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa, açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Somut olay incelendiğinde; dava konusu taşınmazda davacılar ile davalının kızı ...’nın kayden paydaş oldukları, davalının çekişme konusu taşınmazda paydaş iken payını 11.09.2020 tarihinde kızına temlik ettiği, savunmasında dava konusu taşınmazı kızının payına teban (onun adına) kullandığını belirttiği ve bu savunmasını da tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile ispatladığı anlaşılmıştır. Öte yandan, davacı tanığı olarak dinlenen paydaş ... çekişme konusu taşınmazda fındık bahçesi niteliğindeki alanın yarısını kendisinin kullandığını, davacıların kullanımına bırakılan kısımları da kendisinin tasarruf etmesine davacıların muvafakatlarının bulunduğunu; başka bir ifadeyle, davacılara ait alanları onların talep ve muvafakati ile kullandığını ifade ettiğinden davacıların da çekişme konusu taşınmazda kullandığı ya da kullanabileceği alanların varlığı açıktır. O halde, davalının paydaş olan kızının payını, kızına teban kullandığı, davacıların da paylarını kullandıkları ya da kullanabilecekleri kısımların bulunduğu gözetildiğinde, eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davanın reddi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.