11. Ceza Dairesi, banka ve bilişim sistemleri kullanarak çek manipülasyonu ile dolandırıcılık yapan sanığın mahkumiyet kararını, tebliğnamedeki bozma görüşüne rağmen oy birliğiyle onadı.
Özet: Sanık, daha önce 5000 TL bedelle düzenleyip ödeyerek geri aldığı çeki, bedelini 25000 TL olarak değiştirip cirolarını iptal etmeden bankaya ibraz ederek katılanların zararına yol açmak suretiyle bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanma suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemiş olup, dosya kapsamındaki tüm delillerle eylemin sabit görüldüğü, mahkemenin vicdani kanaatine uygun olarak verdiği mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve bu nedenle hükmün tebliğnamedeki bozma görüşüne rağmen oy birliğiyle onandığı anlaşılmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/36 E., 2016/69 K.SUÇ :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edennin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; Sanığın kendisine ait çeki daha önce 5000 TL bedelle keşide edip, daha sonra tedavüldeki çekin bedelini ödeyip geri aldığında 25.000 TL olarak paraflayıp ciroları iptal etmeden bankaya vermek suretiyle, katılanların zararına yol açtığı, bu suretle sanığın atılı suçları işlediği tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.