11. Ceza Dairesi, sanıkların banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlama amaçlı dolandırıcılık teşebbüsü beraatlerini onarken, resmi belgede sahtecilik davalarını zamanaşımı nedeniyle bozarak düşmesine karar verdi.
Özet: Bu yüksek mahkeme kararı, sanıkların banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçuna teşebbüsten beraatlerini, suçun sabit olmadığı gerekçesiyle onarken; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmü, olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesi suretiyle bozarak yeniden yargılama yapılmaksızın sonlandırmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/445 E., 2016/23 K.SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçuna teşebbüs, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1.Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2.Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden;Suç tarihi 05.08.2008 olarak belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.