İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesi iş kazasından kaynaklanan zararın rücuen tahsili davasında, sözleşme hükümleri uyarınca sorumluluğun belirlenmesi.
Özet: Davacı, taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesi öncesinde davalının faaliyet gösterdiği dönemde meydana gelen iş kazası sonucu ödemek zorunda kaldığı tazminat ve yargılama giderlerinin rücuen tahsilini talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri ise, sözleşmenin ilgili maddelerinin, imza tarihinden önceki idari ve hukuki ihtilaflar ile dağıtım faaliyetlerinden kaynaklanan üçüncü kişi taleplerinden doğan sorumlulukları davalıya yüklediğini belirterek, davacının icra dosyasına yaptığı ödeme ve belirli yargılama masrafları için rücu hakkının bulunduğuna karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/154 Esas, 2025/949 Karar HÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2019/358 E., 2022/140 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde dava dışı işçinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebi ile açılan tazminat davasının kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın icra takibine konulması sonucu müvekkilinin icra dosyasına ödeme yaptığını, dava dosyalarında harç ve masraf ödediğini ileri sürerek icra dosyasına ödenen bedelden şimdilik 20.000,00 TL’nin, harç ve yargılama masrafları için şimdilik 100,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 12.10.2021 tarihli dilekçesi ile, icra dosyasına ödenen bedel yönünden talebini 97.397,11 TL, harç ve yargılama masraflarına ilişkin talebini 3.355,00 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, İHDS, ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesinin birlikte yorumlanması gerektiğini, ödemelerin hisselerin tamamının müvekkiline ait olduğu dönemde gerçekleştirildiğini, bu durumun bilançolara yansıdığını, bölgede faaliyet gösteren ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak davacı şirkete bağlandığını, bu nedenle İHDS öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden doğan sorumluluğun müvekkiline ait olmadığını, davacının işçisinin sözleşme kapsamında üçüncü kişi sayılamayacağını, ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini, dayanak davanın ve icra dosyasının hiçbir aşamada müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin sadece dayanak kararda yer alan miktardan sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu iş kazasının dağıtım faaliyetinin davalı ... tarafından yürütüldüğü 2003 yılında, 24.07.2006 tarihli İHDS'den önce gerçekleştiği, ödemenin ise hisse devir sözleşme tarihi olan 30.10.2009 tarihinden sonra 2019 yılında ifa edildiği, hisse devir tarihinde bilançoda yer almayan bu ödemenin rücusuna konu davanın dava dışı işçinin mirasçı ve yakınları tarafından ... aleyhine açıldığı, davanın ... tarafından ...'a da ihbar edildiği, davadan haberdar olan davalı bakımından 97.397,11 TL'nin ödeme tarihi olan 05.03.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile davacının rücu hakkı bulunduğu, dayanak dava dosyasında yapılan 3.355,50 TL yargılama giderinden onama harcı olan 1.823,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğinin ispatlanamadığı, harç tahsil müzekkeresi düzenlendiği, bunun dışında davacı tarafından 1.532,50 TL harç ve masraf yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 97.397,11 TL'nin ödeme tarihi olan 05.03.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, dayanak dava dosyasında yapılan masraflardan davaya konu 100,00 TL'nin dava tarihi olan 27.06.2019 tarihinden, bakiye 1.432,50 TL'nin ıslah tarihi olan 12.10.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24.07.2006 tarihli İHDS'nin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğunun hükme bağlandığı, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme ile dayanak davada yapılan ve ödendiğine ilişkin sayman mutemet alındıları ve tahsilat makbuzları sunulan yargılama harç ve masraflarının İHDS'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki (İş Mahkemesi Sıfatıyla) davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra dosyasına ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğünün de bulunmadığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.03.20 16... /135 10... /3219 Karar sayılı emsal içtihadı), alacak taraflar arasında imzalanan İHDS'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı, öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümlerinin yer aldığı, anılan hükümler gözetildiğinde hisse satış sözleşmesi karşısında İHDS'nin öncelikle uygulanacağı, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.04.2016 tarih ve 2016/2239 E., 2016/4044 K. sayılı emsal kararı), buna göre İlk Derece Mahkemesinin kararında yer alan icra dosyasına ödenen bedel yönünden ödeme tarihi esas alınmış ise de, dayanak davada yapılan masraflara yönelik faiz başlangıç tarihi olan dava ve ıslah tarihine ilişkin davacı vekilinin bir istinaf itirazı bulunmadığından anılan tarihlerden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından yapılan ve dosya içerisinde belgeli olan giderler gözetilerek hüküm altına alınan yargılama gideri miktarında da herhangi bir isabetsizlik görülmediği, dayanak davada verilen kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesince onanması üzerine kalan 1.823,00 TL onama harcının davalı ...'a yüklenmesine karar verildiği, anılan karar üzerine dayanak dava dosyasında mahkemece 1.823,00 TL onama harcının davalı ...'tan tahsili yönünde 04.07.2019 tarihli harç tahsil müzekkeresi düzenlenmiş ise de, 1.823,00 TL onama harcının işbu dosyada davacı olan ... tarafından ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği, anılan miktar yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından katılma yoluyla davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan miktara göre alınması gereken karar ve ilam harcından yalnız yatırılan peşin harcın mahsubuyla bakiye harcın davalıdan alınmasına karar verilmiş ise de, yargılama sırasında yatırılan ıslah harcının da alınması gereken karar ve ilam harcından mahsup edilmesi gerektiği halde bu mahsup işleminin yapılmamış olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle katılma yoluyla davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) numaralı bent uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan "Alınması gereken 6.757,88 TL harçtan peşin alınan 343,26 TL harcın mahsubu ile eksik 6.414,62 TL harcın davalılardan alınıp hazineye gelir kaydına," ibaresinin çıkartılarak yerine “Alınması gereken 6.757,88 TL harçtan peşin alınan 343,26 TL harç ve 1.377,40 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 5.037,22 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.