Bölge Adliye Mahkemesinin, taşıma hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, belirli süreli ve bağlayıcı bir sözleşme ilişkisi ispatlanamadığından menfi ve müspet zarar taleplerini reddeden ilk derece kararını onayan istinaf kararı.
Özet: Davacının, davalı şirketle arasında belirli süreli ve bağlayıcı bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığı, sunulan belgenin yalnızca bir fiyat teklifi niteliğinde olduğu ve davalının belirli bir süreye kadar iş vermeye devam edeceğine dair bir taahhüdünün ispatlanamadığı gerekçeleriyle, sözleşmeye aykırılık iddiasıyla talep ettiği menfi ve müspet zararların reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesinde hukuka uygun bulunduğu belirtilmiştir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...,
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...,
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
... ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı dosyasının İstinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin davalı şirket ortaklarından Zülker Kavalcının sözleşme ve iş garantisi vermesi üzerine sadece davalı şirkete hizmet vermek amacıyla ...isimli şirketi kurduğunu ve müvekkil ile davalı şirket arasında 2014 yılında taşıma sözleşmesi kurulduğunu, bu sözleşme kapsamında davacı şirkete ait ürünlerin taşındığını ve 2014 yılında 821.667,73 TL ciro yapıldığını, 2013 yılı Ocak ayından itibaren mazot litre fiyatlarının değişme ihtimaline karşı sözleşmenin belirlenen şartlarda yenilendiğini ve her ay belirlenen şartlarda sözleşmeyi devam ettirdiklerini, 2015 yılı Ağustos ayından itibaren hiçbir gerekçe gösterilmeden müvekkile iş verilmemeye başlandığını, müvekkilin şifahi uyarıları ve akabinde yazılı ihtarnamesinin sonuç vermemesi üzerine müvekkil tarafından sözleşmenin feshedilerek davalıdan menfi ve müsbet zararların istendiğini, sonuç alınamayınca eldeki davanın açıldığını beyan ederek sözleşmeye güvenilerek yapılan yatırımlar ve masraflar (123.900,00 TL kira bedeli) ile sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle mahrum kalınan kazanç kaybı olarak (25.000,00 TL) olmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari ve reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında belli süreli yazılı taşıma sözleşmesi bulunmadığını, varolduğu iddia edilen taşıma sözleşmesinin müvekkile 2015 yılı sonuna kadar taşıma işinin davacı tarafça yapılmasına katlanması edimini yüklemediğini, sözleşmenin 2015 yılı sonuna kadar geçerli olduğuna dair müvekkilin bir beyanının bulunmadığını, davacı tarafın garantisini almadan araç kiralamasının basiretli bir tacir davranışı olmadığını, müvekkilin davacının yaptığı iş karşılığı olan borcunu ödediğini, müvekkile yüklenecek bir kusurun bulunmadığını ve davacının müsbet zarar talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; dosyada toplanan delillere göre taraflar arasındaki iş ilişkisi çerçevesinde davalı tarafın davacı ile belirli bir süre ile nakliye işi vermesi konusunda onu bağlayıcı bir hukuksal ilişkinin bulunmadığı, bu hukuksal ilişki sürecinde davalının nakliye işleri ile ilgili olarak başka nakliye firmalarına da iş vermesinin taraflar arasındaki ilişkiye aykırılık teşkil etmediği, belirli bir süreden sonra davalının davacı ile çalışmamasın da davalının belirli bir sözleşme ile bağlı kalmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, dosyaya sunulan belgenin fiyat teklifi niteliğinde olup teklifin kabulüne dair herhangi bir belgede bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sırasında alınan kök ve ek raporların denetime elverişli olmadığını, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, taraflar arasında bağlayıcı hukuksal ilişki bulunmaması nedeniyle red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirket ortaklarından Zülker Kavalcı tarafından sözleşme ve iş garantisi verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle menfi-müsbet tazminat talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş olduğundan davacının müsbet zarar talebinde bulunması mümkün değildir. Ancak menfi zarar talebinde bulunabilir. Dosyada toplanan delillere göre taraflar arasında belirli süreli ve bağlayıcı nitelikte bir sözleşme ilişkisi kurulduğu hususu ispatlanamamıştır. Yine incelenen ticari defter kayıtlarından da davalı yanın uzun süredir davalı dışında başka nakliye firmaları ile de çalıştığı anlaşılmakta olup bu husus taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırılır teşkil etmemektedir. Dosyaya sunulan ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin dayanağını teşkil eden belge fiyat teklifi niteliğinde olup teklife 2015 yılı sonuna kadar bağlı kalınacağına dair davalı yanın herhangi bir beyanı veya dosyaya sunulan bir delil bulunmamaktadır. Davacı tarafça sözleşmenin 2015 yılı sonuna kadar devam edeceği inancıyla kiralanan kamyon ve römorklara 123.900,00 TL kira bedeli nakden ödendiği iddia edilmiş ise de ticari defter kayıtlarından nakti bir ödeme bulunmadığı da tespit edilmiştir. Davacının zarar kalemi olarak belirttiği kira bedelleri nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği sürece yönelik olarak davacının borcunun bulunmadığı da tarafların kabulündedir.
Bu nedenle mahkeme gerekçesi dosya kapsamına uygun olup davacı davasını ispat edememiş olduğundan davacının istinaf talebinin HMK 353/...-b-... maddesine göre esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
...-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/...-b-... maddesi gereğinde ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/04/2018
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı