Geçersiz ortaklık tespiti, ödenen paranın iadesi ve kar payı talebinin hisse senetleri ile para ödemesinin ispatlanamaması nedeniyle reddinin onanması.
Özet: Davacı, yüksek faiz vaadiyle davalı şirkete ödediği iddiasıyla 41.253,03 Euronun yasa dışı ortaklık nedeniyle iadesini veya ortaklığının tespitiyle parasal haklarının ödenmesini talep etmiş, ancak mahkemeler davacının ibraz ettiği hisse senetlerinin farklı seri numaralarına sahip olması ve davalıya para verildiğini ispatlayamaması gerekçesiyle tüm taleplerini ilk derece, istinaf ve temyiz aşamalarında reddederek davanın esastan reddine hükmetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2026/230 E.  ,  2026/2424 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1774 Esas, 2025/1265 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/433 E., 2023/114 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından yatırılan paraların istendiği an geri çekilebileceği ve bu paralar karşılığında yüksek faiz verileceği vaadleri ile müvekkillinden 41.253,03 euro para tahsil edildiğini, tahsil edilen para karşılığında müvekkiline bir kısım hisse senetleri verildiğini ileri sürerek müvekkili ile davalı arasında mevzuata aykırı olarak kurulan ortaklık ilişkisinin hükümsüzlüğünün tespitine, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinden tahsil edilen 41.253,03 euronun tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı parayla açılmış bir vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aksi takdirde müvekkilin davalı şirketin ortağı olduğunun tespiti ile ortaklığın şirket kayıtlarına işlenmesine ve ortaklıktan kaynaklanan kâr payı ve sair her türlü parasal haklarının hesap edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, gerçeğe aykırı ve iyiniyetle bağdaşmayan iddia ve isnatlar içerdiğini, davacının elinde bulundurduğu ve dosyaya sunduğu hisse senetlerinin müvekkili şirketin yönetim kurulu kararındaki hisse senetleri ile örtüştüğünü, hisse senetlerinin hamiline yazılı olması sebebiyle sözü geçen hisse senetlerini elinde bulunduran davacının davalı şirketin ortağı olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkili şirketin davacı da dahil olmak üzere hiçbir üçüncü şahsa hisse senedi satışı yapmadığını, davacının müvekkili şirkete ödediği herhangi bir bedel bulunmadığını savunarak davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilince dava açılırken fotokopisi sunulan hisse senetleri ile, ibrazı sağlanan hisse senetlerinin asılları üzerindeki belge seri numaralarının farklı olmasından dolayı aynı hisse senetleri olmadığı, dosya kapsamına göre davacı tarafça davaya konu senetler üzerindeki hak sahipliği ve davalı şirkete para verildiği ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili, aksi takdirde davacının davalı şirketin ortağı olduğunun tespiti ile ortaklığın şirket kayıtlarına işlenmesi ve ortaklıktan kaynaklanan kâr payı ve sair her türlü parasal hakların hesap edilerek davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.