Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin taşınmaz değerleme hizmetlerinden kaynaklanan cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararıdır.
Özet: Bir şirket, ticari satım kapsamında verdiği emlak değerleme hizmetlerine ilişkin faturalanmış alacakların kısmi ödemeler sonrası kalan kısmının tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebiyle dava açmış; davalı şirket ise borcun gerçek, muaccel ve likit olmadığını, yazılı sözleşme eksikliğini, tek taraflı faturaların ispat gücünü ve yapılan kısmi ödemelerin borç ikrarı sayılmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş; mahkemece yapılan incelemeler ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının kanuni şartlara uygun olduğu belirlenmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/164 Esas - 2026/570

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/164 Esas
KARAR NO: 2026/570
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2026
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17.09.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; davacı şirketin davalı şirkete Taşınmaz Değerleme raporları hazırlamak suretiyle hizmet verdiğini, cari hesaba işlenen tüm faturaların e-arşiv fatura olarak davalı şirkete usulüne uygun şekilde gönderildiğini, davacı şirket tarafından tüm hizmetlerin eksiksiz ve zamanında yerine getirildiğini, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait faturalara ilişkin olarak davalı şirket tarafından yapılan kısmi hakediş ödemelerinin mahsubu sonucunda 674.780,37 TL bakiye alacak kaldığını, faturaların ödenmemesi üzerine cari hesap alacağından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla müvekkil tarafından .... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp itirazın iptali ve takibin devamı, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki ve zamanaşımı itirazlarında bulunarak, dava konusu alacağın gerçek, muaccel ve likit olmadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ticari defter ve kayıtlarında davacının ileri sürdüğü tutarlarda kesinleşmiş ve kabul edilmiş bir borç kaydı bulunmadığını, tek taraflı faturanın alacağın varlığını ve miktarını tek başına ispatlamaya yeterli olmadığını, yapılan ödemelerin davacının iddia ettiği gibi borcun kabulü anlamına gelmemekte olup yalnızca kısmi ve ihtirazı kayıtla yapılan ödemeler olduğunu, davacının alacağını kesin ve tartışmasız şekilde ispat edememiş olup yapılan itirazın hukuka uygun ve yerinde olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi isteğine ilişkindir. ( İİK md. 67)
Taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır; Davacı şirketin ticari defterlerinin yerini bildirdiği, adresin .... olduğu, davalı şirketin defterlerinin yerini bildirdiği, adresin .... olduğu, .... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden geldiği, tarafların BA-BS kayıtlarının geldiği ve mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
.... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 21.10.2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 674.780,37 TL cari hesaptan kaynaklanan alacak ve 12.270,83 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 687.051,20 TL toplam alacak istendiği, takibin dayanağının cari hesaptan kaynaklanan alacak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 28.10.2025'de icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve ferilere itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Mahkememizce Görevlendirilen ... Bilirkişisi ...'den Aldırılan 16.06.2026 Tarihli Rapordan Özetle; "Sayın mahkemenin kararı doğrultusunda, davacı şirketin ticari defter kayıtları ve dava dosyasına sunduğu belgeler ile dava dosyasındaki mevcut deliller üzerinde yapılan incelemeler neticesinde;
a)Davacının 2025 yılına ait ticari defterin açılış ve kapanış beratlarının süresi içinde yapıldığı,6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
b)Davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu faturanın, davalı firmanın(BA) formlarında yer alması ile mal ve hizmetin satın alındığı ve ticari defter kayıtlarında da yer aldığı,
c)Davacının vermiş olduğu fatura muhteviyatı ait mal ve hizmetin verilmediğine dair herhangi bir tespitin dosyada mevcut olmadığı,
d)Davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak faturanın, tarafların delil vasfı taşıdığı kanaatine varılan ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu,davacının düzenlemiş olduğu faturaya davalı tarafından süresinde herhangi bir itirazın yapılmadığı,
e) Rapor içeriğinde açıklandığı üzere, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan dava konusu olan faturadan doğan toplam 672.275,11 TL.lik Ana para tutarında alacaklı olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı." bildirilmiştir.
Mahkememizce Görevlendirilen ... Bilirkişisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 06.08.2026 Tarihli Rapordan Özetle;"Mali açıdan sonuç olarak: Taraf 2024-2025 yılı yasal defter beratlarının yasal süresi içerisinde ... sistemine yüklediği bu haliyle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
... Karşılaştırmalı Alış-Satış analizlerinde mevcut taraf alış-satış tutarlarının birbiri ile ve defter kayıtları ile uyumlu olduğu ancak yapılan incelemede, taraf yasal defterleri arasında dava tarihi itibarıyla cari hesap bakiyeleri yönünden uyumsuzluk bulunduğu
Bu kapsamda, davacı yasal defterlerinde dava tarihi itibarıyla davalıdan 672.275,11 TL alacak kayıtlı iken, davalı yasal defterlerinde davacıya 835.757,72 TL borç kayıtlı olduğu,
- Uyumsuzluğun nedenlerinin tespiti amacıyla tarafımızca yapılan incelemelere;
* Davacı yasal defter kayıtları üzerinde talimat yoluyla yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunda 02.09.2025 tarihi itibariyle cari hesap hareketlerine yer verilmiş olup,
Davacı yasal defterlerinde 01.09.2025 tarihinde davalıdan alacak bakiyesi bulunmazken davalı yasal defterlerinde davacıya 415.608,19 TL borçlu olduğu,
*Bu kapsamda 02.09.2025 tarihi itibariyle davacı tarafından davalı adına tanzim edilen
02.09.2025 tarih .... numaralı 315.332,82 TL tutarlı
02.10.2025 tarih .... numaralı 161.161,87 TL tutarlı
14.10.2025 tarih .... numaralı 162.679,98 TL tutarlı
14.10.2025 tarih .... numaralı 96.996,72 TL tutarlı
14.10.2025 tarih .... numaralı 16.103,72 TL tutarlı faturanın her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu ve kayıtların birbirini doğruladığı,
*Davacının 02.09.2025 tarihinden sonraki dönem kayıtlarının yer aldığı cari hesap ekstresinde yer almayan ancak Davalı yasal defterlerinde 02.09.2025 tarihinden sonra davacı cari hesabının alacağına kaydedilen belediye gider makbuzlarının 112.913,00 TL'lik kısmının 02.09.2025 tarihinden önceki dönemlere ait makbuzlar olduğu
Davacının 02.09.2025 tarihinden sonraki dönem kayıtlarının yer aldığı cari hesap ekstresinde davalı tarafından 80.000,00 TL ödeme yapıldığı kayıtlı olup, bahse konu ödemenin her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu,
Taraf yasal defter kayıtlarındaki uyumsuzluğun davalı tarafından 02.09.2025 tarihinden önce yapmış olduğu ödemeler ve gider makbuzlarının ilgili olduğu dönem sonrasında yasal defter kayıtlarına intikal ettirilmesinden kaynaklandığı,
Özetle ; 02.09.2025 tarihinden sonra davacı tarafından davalı adına 5 adet toplam 752.275,11 TL'lik fatura tanzim edildiği, fatura bedellerine karşılık davalı tarafından 80.000,00 TL'lik bir ödeme yapıldığı, ödemeler sonrasında davacının dava tarihinde davalıdan ( 752.275,11 TL — 80.000,00 TL) 672.275,11 TL alacaklı olduğu, belediye vd. gider makbuzlarının davalı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu tespiti yapıldığı,
Genel değerlendirmeler neticesinde;
Dava itirazın iptali davası olduğu, davacı .... E. sayılı icra dosyasına davalı tarafından vaki haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği,
Yukarıda mali incelemelerden anlaşılacağı üzere davacının 672.275,11 TL alacaklı olduğu tespiti yapıldığı,
Davacı icra dosyasında 12.270,83 TL her ne kadar işlemiş olan ticari avans faizi talep etmiş ise de davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir ihtar ya da ihbarına dosya kapsamında rastlanılmadığını, bu nedenle işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı,
Davacının ticari avans faizine ilişkin olarak ise tarafların ticari şirketler olduğu bu nedenle de 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereğince takip tarihinden sonra avans faizi uygulayabileceğinin tespit ve hesaplandığı." bildirilmiştir.
Somut olayda; Taraflar arasında taşınmaz değerleme hizmetine ve faturalara dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının bu faturalara dayalı alacağı bulunduğundan bahisle davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, faturalara ve tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 672.275,11 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından sunulan faturalardaki bakiyelerin, davacıya ve davalıya ait lehine delil teşkil eden usulüne uygun tutulmuş yasal defterlerde bulunan bakiyeler ile örtüştüğü, taraf defter ve kayıtları ile tarafların BA-BS kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, fatura konusu hizmetin davalıya eda edildiği, ayrıca davalının bu hizmete ilişkin faturaları ilgili dönem BA/BS form bildirimleri ile ilgili vergi dairesine beyan ettiği, beyan edilen fatura adet ve tutarının da birbirini doğruladığı gözetildiğinde hizmetin yapıldığı husunu davacının ispatladığı, davalının fatura karşılığında eksik ödeme yaptığı anlaşılmakla, bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı, davacının davalıdan ticari defterlerinde yer alan 672.275,11-TL kadar alacaklı olduğu ve 674.780,37-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın, faturalardan kaynaklanan ve toplam ödenecek 672.275,11 TL olduğu ve mahkememizce davacının istediği 12.270,83 TL işlemiş faiz için icra takibi yapmakta haksız olduğu değerlendirilerek, işlemiş faize yönelik talebin reddine, 672.275,11-TL asıl alacak üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline karar verilerek takibe devam olunacağı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
.... Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın 672.275,11 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
Alacak likit olduğundan 134.455,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 7.565,86-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 14.776,09-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 732,00-TL Başvuru Harcı, 8.297,86-TL Peşin/nisbi Harcı, 25.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 180,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 34.709,86-TL yargılama giderinden iadesine karar verilen harç düşüldükten sonra kalan 27.144,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 4.498,9 TL'sinin davalıdan, 101,10 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı