Yargıtayca, Anayasa Mahkemesinin yasal düzenleme iptal kararının, kesin hükme bağlanmış ortaklık tespiti ve alacak davası üzerinde geriye yürümemesi nedeniyle davanın usulden reddi kararının onanması.
Özet: Daha önce kesinleşmiş bir davanın dayanağını oluşturan yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi gerekçesiyle davacı tarafından aynı konuda açılan ortaklık tespiti ve alacak davası, ilk derece mahkemesince önceki dosya ile kesin hüküm teşkil ettiği ve Anayasa Mahkemesi kararlarının kesinleşen davalarda yargılamanın iadesi veya yeni bir hak bahşetmediği, hukuki güvenlik ilkesi gereği iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilerek usulden reddedilmiş; bu karar, hem istinaf hem de Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak onanmış ve davacının temyiz itirazları reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1468 Esas, 2025/1314 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2024/921 E., 2025/306 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; işbu dava konusuna ilişkin daha önce dava açıldığını, 30.09.2019 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 28.09.2022 tarihli ilamı ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinice onandığını, ancak yasal düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine yapılan başvurular neticesinde Anayasa Mahkemesinin söz konusu yasal düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle yeniden dava açılması gerektiğini, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkinin davalı şirkete para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek davacıların davalı şirkete ortak olmadığının tespitine ve ödenen paraların davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve kesin hüküm itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafları ve hukuki sebebi birebir aynı olan Mahkemenin 30.09.2019 tarih, 2018/892 E. ve 2019/580 K. sayılı kararının kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 7194 sayılı yasanın 41. maddesiyle 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. maddesine ilişkin iptal kararlarının davacıya yeni bir hak bahşetmeyeceği, zira önceki mahkeme kararının dayanağı olan kanun maddesinin soyut norm denetimi sonucunda Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin, kesinleşen davaların yeniden ele alınmasına veya yargılamanın iadesi sebebi sayılmasına yol açmayacağı, aksi halin kabulünün hukuki güvenlik ilkesine ve Anayasa'nın iptal kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin amir hükmüne aykırılık teşkil edeceği, kesin hüküm dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.