Vasiyetnamenin iptali ve saklı paya tecavüz gerekçesiyle tenkis talepleri üzerine murisin fiil ehliyetine ilişkin adli tıp raporuyla verilen kararın temyizen onanması.
Özet: Davacıların, 83 yaşındaki ve %53 engelli mirasbırakanın davalı torunlarının telkinleriyle düzenlediği vasiyetnamenin iptali veya olmazsa tenkisi talebiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporuyla mirasbırakanın fiil ehliyetine sahip olduğunun belirlenmesi üzerine vasiyetnamenin iptali talebini reddetmiş ancak tenkis talebini kabul etmiş, bu karar istinaf incelemesinde hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu değerlendirilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/291 E., 2025/958 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/623 E., 2024/389 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'nun 03.08.2018 tarihinde öldüğünü, davalıların murisin kendinden önce ölen oğlu ...'ın mirasçıları olan torunları olduğunu, ölümünden önce davalılar ile birlikte yaşadığını, onların telkin ve tavsiyeleri sonucunda ... Noterliğinde lehlerine vasiyetname düzenlediğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin 83 yaşında olduğunu, hakkında 22.06.2010 tarihli vücut fonksiyon kaybı ve işitme kaybı oranının % 53 oranında olduğunu gösterir engelli raporu bulunduğunu, davacıların saklı paylarına tecavüz edildiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin açılmasına ilişkin davanın derdest olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, babaannelerinin 20 seneyi aşkın süre yanlarında kaldığını ve 03.08.2018 tarihinde yanlarında öldüğünü, bedensel rahatsızlıkları olduğunu, ancak zihinsel yönden sağlıklı olduğunu, bu hususun doktor raporu ile belgelendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu raporu ile murisin vasiyetname tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirlendiği gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, murisin ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığının hâkimin takdirinde olduğunu, tanık beyanları ve sağlık raporları doğrultusunda murisin sağlığının yerinde olmadığının açık olduğunu, murisin iradesinin davalılar tarafından sakatlandığının delillerle sabit olduğunu, telkin ve zorlama iddialarının değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.