Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde alkollü araç kullanımı sonucu meydana gelen kazada sigorta şirketinin ödediği tazminatların rücu yoluyla tahsili için poliçe sahibine açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, sigortalı aracın sürücüsünün aşırı alkollü şekilde kazaya karışması sonucu üçüncü tarafa ödenen hasar ve değer kaybı bedelleri nedeniyle sigorta şirketinin, poliçe hükümlerine ve trafik kanununa aykırı davranan sigortalıya karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemini konu almaktadır; davacı sigorta şirketi, rücu hakkı kapsamında ödediği toplam tutarın sigortalıdan tahsil edilmesi ve icra takibinin devam etmesi talebiyle hukuki süreç başlatmıştır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/58 Esas - 2026/545

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2026/58 Esas
KARAR NO: 2026/545
DAVA : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2025
KARAR TARİHİ : 11/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2026
..... Tüketici Mahkemesi'nin .... sayılı görevsizlik kararı sonrasında, Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ... plakalı hususi nitelikteki araç 20/10/2023 tarihinde düzenlenen .... poliçesi ile müvekkil şirket tarafından bir yıl süreyle sigortalandığını, söz konusu sigortalı araç 22/01/2024 tarihinde saat 23:50 sıralarında dava dışı ... alkollü (en az 1,96 promil) olarak sevk ve idaresinde iken, seyir halinde bulunan bir başka araca arkadan çarpmış, daha sonra hareketine devam ederek park halinde bulunan ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarptığını çarpmanın etkisiyle kaldırıma çıkarak durduğunu ve ağır hasara uğradığını, kaza sonrası tanzim edilen tespit tutanağında da kazanın oluş şekli anlatıldıktan sonra kazanın meydana gelmesinde dava dışı ...'ın KTK’nın 56/1-c maddesi uyarınca, %100 kusurlu olduğunu diğer sürücülerin kusursuz olduğunu belirttiğini, saat 23:50 sıralarında meydana gelen kazadan 127 dakika sonra saat 01:57'de yapılan ölçümde ise dava dışı ...'ın 1.64 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Ancak, kandaki alkol oranının her saatte ortalama 0,15 promil düştüğü, 127 dakikalık sürede ise 0,32 promil (0,15 / 60 x 143) düşeceği dikkate alındığında, dava dışı ...'ın kaza saatindeki alkol oranının en az 1.96 promil (1,64 + 0,36) olduğu çok açık olduğunu, kazada hasara uğrayan aracın maliki tarafından müvekkil şirketten hasar ve değer kaybı bedelleri talep edilmesi üzerine, bu talebe istinaden ekspertiz raporları düzenlenmiş, anılan raporlarda, araçta oluşan hasar bedelinin 85.000 TL, değer kaybı bedelinin ise 30.000 TL olduğu tespit edilmiş, bunun üzerine, müvekkil şirket tarafından kazanın meydana gelmesinde dava dışı ...'ın %100 oranında kusurlu olmaları gözetilerek, müvekkil şirket tarafından söz konusu bedeller davalı şirketten talep edildiğini, davalı şirkette 85.000 TL'lik hasar bedelini 04/06/2024 tarihinde, 30.000 TL'lik değer kaybı bedelini ise 27/09/2024 tarihinde müvekkil şirkete geri ödediğini, gelişen süreçte hasara uğrayan araç için ödenen değer kaybı bedelinin eksik olduğundan bahisle araç maliki tarafından 14/11/2024 tarihinde ... sayılı dosyasında düzenlenen 25/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise araçtaki değer kaybı bedelinin 40.000 TL olduğu tespit edildiğini, bunun üzerine daha önce araç malkine ödenen 30.000 TL 'nin mahsubu sonucu bakiye 10.000 TL değer kaybı bedeli ile bu bedele işleyen 1.403,84 TL yasal faiz, 7.500 TL vekalet ücreti 1.000 TL bilirkişi ücreti ve 846 TL yargılama giderinin toplamı olan 20.749,84 TL müvekkil şirket tarafından 06/01/2025 tarihinde araç malikine ödendiğini, sigortalı aracın poliçe hükümlerine aykırı bir şekilde en az 1.96 promil alkollü olarak kullanılması nedeniyle doğan rücu hakkı kapsamında müvekkil şirket tarafından davalı şirkete karşı .... sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış, davalı şirketin takibe itiraz etmesi üzerine davalı şirket ile zorunlu arabuluculuk görüşmesi yapılmış, ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalı şirketin itirazı yerinde değildir ve hukuki mesnetten yoksundur. Nitekim, KTK’nın 48/1 maddesinde, 0,50 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu kurala bağlanmış, .... Genel Şartlarının B.4 maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde ise, tazminatı gerektiren olay, aracın, ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında meydana gelmiş ise, bu zararlar yönünden ödemede bulunan sigortacının kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebileceği belirtildiğini, uyuşmazlık konusu olayda da, sigortalı araç poliçe hükümlerine aykırı bir şekilde alkollü (en az 1,96 promil) olarak kullanılmış, KTK'nın 52/1-a maddesinde belirtilen kuralın ihlali nedeniyle de dava konusu kaza meydana gelmiş, müvekkil şirket tarafından da kazada hasara uğrayan araç için değer kaybı bedeli için 20.749,84 TL ödenmiştir. Bu durum, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları uyarınca sigortacıya yani müvekkil şirkete rücu hakkı vermektedir. Buna göre, davalı şirketin müvekkil şirkete toplam 23.574,09 TL tutarında borcu bulunmakta olup, söz konusu borcun ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini beyanla, davanın kabulü ile ....sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı yana usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 23.06.2026 tarihli raporda özetle; "Dosya kapsamında bulunan trafik kazası tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, sürücü beyanları,
araçlar üzerindeki hasar dağılımları ve dosyada mevcut diğer belgeler birlikte
değerlendirildiğinde;
... plakalı araç sürücüsü ...'ın; önündeki trafik durumunu yeterli
dikkat ve özen içerisinde takip etmemesi, güvenli takip mesafesini korumaması ve aracının hızını yol ve trafik şartlarına uygun ayarlamaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c, 52/1-a ve 84/d maddelerini ihlal ettiği, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında ASLİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. ... plakalı araç sürücüsü ...'ın; kazanın meydana gelmesine etki eden herhangi bir trafik kuralı ihlalinin bulunmadığı ve KUSURSUZ olduğu kanaatine varılmıştır. ... plakalı park halindeki aracın; kazanın meydana gelmesine etki eden herhangi bir trafik kuralı ihlalinin bulunmadığı ve KUSURSUZ olduğu kanaatine varılmıştır. kusur öncelemesi yönünden Dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, sigorta ekspertiz raporu, tahkim
dosyası ve ödeme belgeleri birlikte incelenmiştir. İncelemeye konu araç, ... plakalı, .... model, .... model araçtır. Dosya kapsamındaki belgelerde aracın kaza tarihindeki kilometresinin 250.890 km olduğu, kullanım şeklinin hususi olduğu, ağır hasar kaydının bulunmadığı ancak geçmiş hasar kayıtlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan hasar fotoğrafları incelendiğinde, aracın hasarının ağırlıklı olarak sol ön ve sol yan bölgede yoğunlaştığı görülmüştür. Fotoğraflar ve ekspertiz raporu birlikte değerlendirildiğinde araçta; sol ön tampon, sol ön çamurluk, sol ön kapı, sol arka/sürgülü kapı, sol marşpiyel, sol arka çamurluk, sol arka yan panel/stop çevresi, sol ön yürüyen aksam bağlantılı bazı mekanik parçalar
yönünden hasar ve onarım ihtiyacı bulunduğu anlaşılmıştır. Sigorta ekspertiz raporunda hasarlı parça ve işçilik kalemleri ayrıntılı şekilde gösterilmiş; yedek parça toplamı 37.000,00 TL, işçilik toplamı 48.000,00 TL olmak üzere toplam hasar bedeli 85.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Söz konusu hasar bedelinin, dosyaya sunulan fotoğraflardaki hasar görünümü ve aracın sol yan hattı boyunca birden fazla kaporta parçasında meydana gelen hasar dikkate alındığında, dosya kapsamı ile genel olarak uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. ... plakalı araçta meydana gelen hasarın, dosyada anlatılan kaza oluş şekliyle genel olarak uyumlu olduğu, hasarın aracın sol ön, sol yan ve sol arka yan bölümlerinde yoğunlaştığı, ekspertiz raporunda belirlenen 85.000,00 TL hasar bedelinin fotoğraflar ve hasarlı parça/işçilik kapsamı itibarıyla dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda araç yönünden gerçek hasar zararının 85.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir.
değer kaybı yönünden Sayın Mahkemece, aracın yaşı, marka ve modeli, kaza ile uyumlu hasarı, hasarlı bölgelerin özelliği, daha önce geçirmiş olduğu kazalar, kaza tarihindeki kaza öncesi ikinci el değeri ile kaza sonrası ikinci el değeri arasındaki fark ve dosya kapsamındaki ödeme belgeleri dikkate alınarak değer kaybı yönünden değerlendirme yapılması istenmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerde aracın .... model .... olduğu, kaza tarihinde 250.890 km’de bulunduğu, ağır hasar kaydının olmadığı ancak geçmiş hasar kayıtlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Aracın yaşı, kilometresi ve geçmiş hasar kayıtları, değer kaybını sınırlayan unsurlar olarak değerlendirilmiştir. Buna karşılık, mevcut kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasarın yalnızca plastik tampon veya kolay değiştirilebilir dış aksamla sınırlı olmadığı; sol ön çamurluk, sol ön kapı, sol arka kapı/sürgülü kapı, sol arka çamurluk ve sol marşpiyel gibi ikinci el piyasa değerine etkili sac/gövde parçalarında onarım ve boya işlemi gerektirdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle araçta değer kaybı oluşacağı kanaatine varılmıştır. Dosyada rayiç değer yönünden farklı tespitler bulunmaktadır. Sigorta ekspertiz raporunda aracın piyasa değeri 400.000,00 TL olarak gösterilmiş; tahkim bilirkişi raporunda ise aracın kaza tarihinden bir gün önceki rayiç değeri 430.000,00 TL olarak kabul edilmiştir. Değer kaybı formunda ... kasko değer liste bedeli 296.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de, dosya kapsamındaki emsal ilanlar ve piyasa araştırmaları dikkate alındığında kaza tarihindeki gerçek ikinci el piyasa rayicinin 400.000,00 TL ile 430.000,00 TL bandında değerlendirilmesinin daha uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Değer kaybı formunda, aracın hasar tarihindeki kilometresi 250.890 km, geçmiş hasar kaydı 3 adet, araç maddi hasar tutarı KDV dahil 85.000,00 TL olarak belirtilmiş; formül değer kaybı
9.963,95 TL, reel değer kaybı ise 30.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Sigorta şirketi tarafından
başvuran araç malikine 20.05.2024 tarihinde 30.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmıştır. Tahkim bilirkişi raporunda toplam değer kaybı 40.000,00 TL olarak takdir edilmiş ise de, bu tutara hangi denetlenebilir piyasa karşılaştırması veya ayrıntılı hesap yöntemiyle ulaşıldığı yeterince ortaya konulmamıştır. Aracın .... model olması, 250.890 km’de bulunması ve geçmiş hasar kayıtlarının mevcut olması dikkate alındığında, değer kaybı tutarının sınırlı tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda; aracın yaşı, kilometresi, geçmiş hasar kayıtları, hasarın sol yan sac/gövde parçalarında yoğunlaşması, 85.000,00 TL hasar bedeli, kaza tarihindeki yaklaşık 400.000,00 TL - 430.000,00 TL rayiç değer bandı ve dosya kapsamındaki değer kaybı formu birlikte değerlendirildiğinde, ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 30.000,00 TL olarak kabulünün dosya kapsamına ve teknik değerlendirmeye daha uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Sigorta yönünden ... sigorta tarafından ... adına 23.10.2023-23.10.2024 tarihleri arasını
kapsayan ... numaralı Zorunlu Trafik sigortası poliçesi tanzim edilmiştir. Kaza tarihinde poliçenin aktif ve teminat kapsamında olduğu tespit edilmiştir. Kaza tarihinde Zorunlu Trafik Sigortası teminat limitleri aşağıda ki şekilde belirlenmiştir. Araç Başına Limit: 200.000 TL Kaza Başına Limit: 400.000 TL Davacı ... sigorta sorumluluğu gereği tespit edilen hasar onarım bedelini ve değer kaybı tazminatı ödemiştir. Toplam ödenen tutarların heyetimizce tekrar değerlendirilmesinin ardından uygun bulunduğu
tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava taraflar arasındaki zorunlu trafik sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır.
.... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından içerisinde davalının da bulunduğu borçlular aleyhine 30.000,00 TL asıl alacak, 8.492,06 TL işlemiş faiz toplamı 38.492,06 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dava dışı ... plakalı aracın tramer bilgileri ...'nden celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Dosyaya sunulan 22/01/2024 tarihli Ölümlü/Yaralamalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda "...sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile .... istikametine seyir halindeyken no .... önüne geldiğinde aracının ön kısımları ile önünde seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpar ve hareketine devam ederek yolun sağında park halinde bulunan ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarparak ... sokak kavşağında durur, çarpmanın etkisiyle ... plakalı araç sağında bulunan kaldırıma çarparak üzerine çıkarak durması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü 2918 Sayılı KTK 56/1c maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde kaza tespit tutanağı tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalıya ait ... plakalı araç için 23/10/2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
... Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin .... sayılı kararı ve bilirkişi raporu dosya içerisine alınmıştır.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B 4. Maddesine göre;
"... Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
... c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar...” düzenlemesine yer verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.
Rücu koşullarının oluştuğunu ispat yükü 6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Öte yandan davacı sigorta şirketi ödediği değil ödemesi gereken gerçek zarar miktarını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalı sigortalısından rücu edebileceğinden kusur durumu ile ödenecek tazminatın ve gerçek zararının doğru biçimde tespiti gerekir. (.... Karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, dosya kapsamında davacı tarafından sigortalı olan ve davalı tarafından işletilen ... plakalı aracın 22/01/2024 tarihinde araç sürücünün yasal sınırlar üzerinde alkolün etkisi altındayken kazaya karışması sonrasında, hasara uğrayan ... plakalı araç sahibine araçta oluşan değer kaybının 85.000,00 TL, değer kaybının ise 30.000,00 TL olduğuna dair ekspertiz raporu ile sonrasında davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı araç sürücüsüne ödendiği, ödenen bu bedellerin ise davalı tarafından davacıya geri ödendiği, eldeki davada ise yapılan ödemenin eksik kaldığı iddiasıyla ... plakalı araç sürücüsünün ... nezdinde açtığı davada düzenlenen bilirkişi raporu ile bakiye 10.000,00 TL değer kaybının tespit edildiği, tahkim yargılaması sırasında davacı tarafından dava dışı araç malikine bakiye değer kaybı ödemesinin yapıldığı, tahkim yargılamasında başvurunun konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar ile sonuçlandığı, tahkim yargılaması sırasında ödenen bakiye değer kaybı tazminatı ile yargılama giderlerinin ise eldeki davada davalı sigortalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Buna göre eldeki davada davacı tarafından ödenen bakiye bedelin davalı sigortalıdan talep edilebilmesi için ödenen bakiye bedelin kaza tarihi itibariyle dava dışı araçta meydana gelen reel değer kaybı ile uyumlu olmasının gerekeceği açıktır. Mahkememizce alınan 23/06/2026 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, davacı tarafından ödemeye esas olan ve tahkim yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun denetlenebilir olmadığı ve piyasa rayicine uygun olmaksızın düzenlendiği, dava öncesinde ekspertiz raporu ile yapılan ödemenin ise dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 1.610,35 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 994,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.300,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 23.574,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,,
Dair davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/09/2026
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.