İrtifak hakkının terkini talepli davada, davalının taşınmazdaki işgalci varlığı nedeniyle edimlerini ifa edememesinden kaynaklı temerrüde düşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca onanmıştır.
Özet: Davacı, davalı lehine tesis edilen irtifak hakkının, davalının edimlerini süresinde yerine getirmediği ve bedelleri ödemediği iddiasıyla iptali ile tapu kaydından terkinini talep etmiş; davalı ise taşınmazların kendisine işgalciler nedeniyle teslim edilmediğini, bu durumun proje revizyonlarını ve inşaatı engellediğini, bu nedenle temerrüde düşmediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, inşaatın tamamlanamamasının davalı kusurundan değil, işgalcilerden kaynaklandığı ve davalının edimini yerine getirdiği sonucuna vararak davayı reddetmiş; istinaf mahkemesi de davacının taşınmazları usulüne uygun teslim etmemesi ve davalıdan kaynaklanmayan fiili imkansızlıklar nedeniyle borçlu temerrüdünün oluşmadığı gerekçesiyle bu kararı onamıştır. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak davacının temyiz talebini reddedip kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1166 E., 2025/1126 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/776 E., 2025/1157 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 46... ve 11 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davalı lehine irtifak hakkı kurulduğunu, davalının irtifak hakkı sözleşmesine konu edimlerini süresi içerisinde yerine getirmediğini ve irtifak bedellerini ödemediğini belirterek; dava konusu taşınmazlarda davalı lehine tesis edilen irtifak hakkının iptali ile tapu kayıtlarından terkini ve alacak istemlerinde bulunmuş; dava, alacak istemi yönünden tefrik edilmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, dava konusu taşınmazların müvekkiline teslim edilmediğini, taşınmazlarda işgalciler olduğunu, taşınmazın işgal edilmesi nedeniyle İdare tarafından talep edilen proje revizyonlarının yapılamadığını ve inşaatın bu nedenle ilgili İdare tarafından durdurulduğunu, davacı zapta karşı tekeffül borcunu yerine getirmediğinden projeye dair sürenin başlamadığı gibi müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, davacının kendi ihmalinden yararlanamayacağını, irtifak hakkının yargılama sırasında terkin edildiğini ve davanın konusuz kaldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapının tam olarak tamamlanmamış olmasının tamamen davalının kusurundan kaynaklanmayıp işgalcilerin varlığından kaynaklandığı, taşınmazdaki restorasyon çalışmasının makul ölçüde devam ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının edimini yerine getirdiğinin mütalaa edildiği, davacının iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, davacı tarafın dava konusu taşınmazları usulüne uygun bir şekilde teslim etmediği, davalı Şirketten kaynaklanmayan fiili ve hukuki imkânsızlık nedeniyle sözleşmenin süresinde ifa edilmesinin imkânsız hâle geldiği, davalı yönünden borçlunun temerrüdü şartlarının oluşmadığı, davalı Şirketin irtifak hakkı sözleşmesi ile kendisine tanınan sınırlı hâkimiyet alanına taşınmazı kullanım ve yararlanma amacına aykırı davranmadığı, bu nedenlerle davacının irtifak hakkının terkinini talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz üzerindeki hasarın ne şekilde meydana geldiği hususunda yeterli araştırma yapılmadığını, dava tarihine kadar inşaatın bitirilmediğini, taşınmazın teslim edilmediği iddiasının dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu; işgalin, inşaatın bitirilme süresinden sonra başlayıp başlamadığının araştırılmadığını ifade ederek ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; irtifak hakkının terkini istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.