Mirasçıların tapu iptali ve tescil talepli davasında, kadastro sonrası hukuki sebeplere dayanıldığı halde zamanaşımı yanlış uygulanarak esasa girilmemesi nedeniyle bozma kararı.
Özet: Mirasçıların vekilinin, babalarının 1982de edindiği ve miras haklarının yok sayıldığı iddia edilen taşınmazın tapu iptali ve tescili talebiyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesince kadastro Kanununun kadastro öncesi hukuki sebeplere ilişkin 12/3 maddesindeki hak düşürücü sürenin yanlış uygulanması sonucu usulden reddedilmesi ve bölge adliye mahkemesince bu kararın onanması üzerine, yüksek mahkeme davacıların iddialarının kadastro sonrası hukuki sebeplere dayandığı, dolayısıyla ilgili Kanun maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını bozarak davanın esastan incelenmesi için geri gönderdi.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/996 E., 2025/1115 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/258 E., 2025/84 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı sağlığında 1982 yılında tarafların babasının satın alarak kullandığını, babalarının ölümünden sonra 2018 yılında taşınmazın paylı olarak tescili mümkün olmadığından, taşınmazda 1/2 hissenin davalı ... adına tescil edildiğini, taşınmazın daha sonra üç parçaya ifraz olduğunu, ifrazen oluşan iki adet taşınmazın iki kardeşe devredildiğini ancak müvekkillerinin miras haklarının verilmediğini belirterek dava konusu 3 23... , 27... parsel sayılı taşınmazlarda davalılar adına kayıtlı payların mirasçılık belgesindeki payları oranından müvekkilleri adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, bir kısım davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının iddialarının doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığını, davaya konu satış işleminin 2018 yılında gerçekleştiğini, devrin muvazaalı olduğunu, davanın kadastro tespiti ile ilgisinin bulunmadığını ifade ederek kararın bozulması isteğinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmü şöyledir: "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz."Dosya içeriğinden; dava konusu 3 23... , 27... parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 671 parsel sayılı kadastral parselin hükmen 19.10.1978 tarihinde tescil edildiği, 3 23... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının edinme sebebinde tesis kadastrosunun 1977 yılında yapıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.Davacılar, dava konusu taşınmazların 1982 yılında babaları tarafından satın alınarak kullanıldığı, 1996 yılında ölümünden sonra da oğullarının kullanmaya başladığı, 2018 yılında taşınmazların davalı ... adına tescil edildiği ve miras haklarının verilmediği iddiasıyla eldeki tapu iptali ve tescil davasını açmışlardır.Dosya içeriği ve yukarıda açıklanan yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; davacılar, kadastrodan sonraki hukuki sebeplere dayalı olarak talepte bulunduklarından; 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmünün somut uyuşmazlığa uygulanması mümkün değildir. O hâlde; İlk Derece Mahkemesince işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.