11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılıkta uygulanan etkin pişmanlık ile resmi belgede sahtecilikte temyiz edilemezlik konularını incelemiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan aldığı cezada, bölge adliye mahkemesince zararın kanun yolu aşamasında giderilmesi nedeniyle etkin pişmanlık (TCK 168) uygulanarak yapılan indirimli kararı, savcılık ve katılan vekilinin itirazlarına rağmen, bölge adliye mahkemesinin yeni bir hüküm kurması ve etkin pişmanlık uygulamasının yerinde olması gerekçeleriyle onamıştır. Ayrıca, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beş yılın altındaki hapis cezası kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi sebebiyle bu kararın yasal düzenleme (CMK 286/2-a) uyarınca temyiz edilemez olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/178 E., 2018/1422 K.SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma1. Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen esastan ret kararına yönelik sanık müdafiinin temyizi bakımından; İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2017 tarihli ve 2008/69 Esas, 2017/280 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 43... . maddeleri uyarınca kurulan 4 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı, bu sebeplerle temyiz edilebilir olmadığı,2. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara ilişkin Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyizi bakımından ; anılan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Temyizin kapsamına göre; İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2008/69 Esas, 2017/280 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f ve son, 43/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 04.07.2018 tarihli ve 2018/178 Esas, 2018/1422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşmalı yapılan yargılama sonunda aynı suçtan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f ve son, 43/1, 168/2, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 22.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Cumhuriyet savcısının temyizi; çeklerin önceden doğmuş borç karşılığı verilip verilmediğinin net şekilde ortaya konulmadığı ve beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmediğine ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyizi; TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık kurumunun uygulanma şartlarının oluşmadığına ilişkindir. 3.Sanık müdafiinin temyizi; her iki suçtan da sanığın beraat etmesi gerektiği ve suçların unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇEA. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtilen sebeplerle verilen cezanın miktarına göre kesin nitelikte olması gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden 1. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama sırasında çeklerin toplam bedeli olan 11.550,00 TL'nin sanık tarafından ödenmesi nedeniyle kurulan hükümde TCK 168 uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı, Tebliğnamede bu ödemenin ilk derece mahkemesince kurulan ilk hükümden sonra ve kanun yolu aşamasında yapıldığı, bu nedenle etkin pişmanlık uygulanamayacağı ileri sürülmüş ise de; yerleşik yargıtay uygulamalarına göre BAM’ın duruşma açıp yeniden hüküm kurmuş olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin hükmü ortadan kalktığından ve dolayısıyla yapılan ödemenin TCK'nın 168. maddesi kapsamında değerlendirilmesine dair uygulama yerinde olduğundan Tebliğnameki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. IV. KARARA. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu YönündenGerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararında Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.