11. Ceza Dairesi, askeri kıyafetlerin nakliyesinde kamu kurumu araç gösterilerek yapılan dolandırıcılık davasında eksik inceleme nedeniyle iki sanık hakkındaki mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Askeri kıyafetlerin sahte ehliyet ve plaka kullanılarak bir nakliye şirketinden alınıp depoda saklanması ve el altından satılmaya çalışılması eylemine ilişkin nitelikli dolandırıcılık davasında, sanıklardan birinin mahkûmiyeti delillerin yeterliliği ve usulün uygunluğu nedeniyle onanırken, diğer iki sanığın mahkûmiyeti ise suç eylemine iştiraklerinin yeterli delille saptanmaması, sunulan sahte ehliyetteki fotoğrafın sanıklara ait olmaması ve sanıkların savunmalarının HTS kayıtları ile tanık teşhis işlemleri gibi somut delillerle araştırılmaması nedeniyle eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/644 E., 2019/326 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... Yönünden Bozmaya uyulmak suretiyle yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B. Sanıklar ... ve ... Yönünden;Katılanın askeri kıyafet ürettiği, katılanın ürettiği 12.100 adet askeri pantolonun Ankara ilinden ...'daki ... Komutanlığına taşınması için nakliye şirket sahibi ... üzerinden nakliye işinin ayarlandığı, Nakliye şirketi sahibi sanık ...'a ait şirkete bu işi yapmak için sanıklardan ... adına düzenlenmiş sahte ehliyet ve sahte ruhsat ibraz edilerek başvuru yapıldığı, gerçekte ...'ye ait kamyona sahte plaka takılmak suretiyle askeri pantolonların teslim alındığı, teslim alınan bu pantolonların ... Komutanlığına götürülmeyip Çayırova'da kiralanan bir depoya boşaltıldığı ve el altından bu pantolonların pazarlanmak istenildiği, Katılanın nakliyecilere teslim ettiği askeri pantolonların yerine götürülmediğini anlayarak araştırma yaparak sanıklardan ... ile irtibat kurup alıcı sıfatıyla temasa geçerek depoya ve mallara ulaştığı,Sanık ...'in nakliye işini diğer sanık ...'in organize ettiğini, sanıklardan ... adına ehliyet taşıyan bir kişinin gelip yükü kamyonla aldığını söylemesi üzerine sanıklar hakkında sahte plaka ve ehliyet kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nedeniyle TCK'nın 158-1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılama yapılarak mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmış ise de; Sanıklardan ...'in sanık ...'i tanıdığını ancak şehir içinde çalışan halk otobüsü şoförü olduğunu, suça iştirak etmediğini, askeri pantolonların taşınmasından haberdar olmadığını belirttiği, sanıklardan ... adına sunulan ehliyetteki fotoğrafın ...'e ait olmadığı, bu durumun temyiz dilekçesi ekindeki nüfus cüzdanı suretinden de anlaşıldığı, sanık ...'nın savunmasında kendisinin suç tarihinde başka bir nakliye işi yaptığını belirttiği, bu hususta belgede sunduğu, suçu işlemediklerini istikrarlı bir şekilde savunan bu sanıkların suça iştirak edip etmedikleri yönünden mahkûmiyetlerine yeterli ve denetlenebilir delillerle ortaya konulmuş somut vakalara dayanılmadığı, bu sanıklar ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan diğer sanık ...'nin beyanı da dikkate alınarak, sanıkların üçünün de suç tarihinde kullandıkları telefon hatlarının suç tarihi öncesi, suç tarihi ve suç tarihi sonrasındaki baz istasyonlu HTS kayıtlarının getirtilerek sanıklar arasında irtibat bulunup bulunmadığı, baz istasyonlarının da tetkikiyle sanık ...'in ifadesiyle uyumlu olup olmadığının belirlenmesi, her iki sanığın da nakliye işinin alındığı firma sahibi ..., yükün boşaltıldığı depoda görüşme sağlayan ve tanık olarak dinlenen şirket görevlileri ile mal sahibi firma yetkililerine usulüne uygun teşhis işlemi yaptırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.