Adana BAM 9. Hukuk Dairesi, istinat duvarı çökmesi kaynaklı zararda sigorta şirketinin halefiyetle açtığı rücuen tazminat davasına ilişkin istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Bir sigorta şirketinin, sigortalısına ait aracın istinat duvarı çökmesi sonucu pert olması üzerine ödediği tazminat bedelini, duvar sahibi olan davalıdan rücuen tahsil etmek amacıyla açtığı davada, ilk derece mahkemesi davalıyı kusurlu bularak davanın kabulüne karar vermiş; davalının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu, sigorta şirketinin Türk Ticaret Kanunundan kaynaklanan halefiyet hakkı ile birlikte, duvarın teknik gerekliliklere uygun yapılmadığı ve davalının zararın oluşumunda kusurlu olduğunun tespit edilmesi gerekçeleriyle esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1882 - 2026/2308

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1882
KARAR NO : 2026/2308
KARAR TARİHİ : 07/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/11/2022
NUMARASI : 2020/486 Esas, 2022/1044 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 07/09/2026
YAZIM TARİHİ : 07/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/486 esas ve 2022/1044 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, rücuen tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait istinat duvarının çökmesi neticesinde müvekkili sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın pert olduğunu ve sigortalıya araç bedelinin ödendiğini, sigortalıya ödenen tazminatın zarara sebep olan davalıdan rücuen tahsili gerektiğini belirterek davalının kusuru oranında hükmedilecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Madde metninde, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur.
TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, alınan bilirkişi raporu ve celbedilen kayıtlara göre davalıya ait istinat duvarının teknik özelliklere uygun yapılmadığı ve çöktüğü, bu sebeple zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 3.142,26.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 786,00.TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.356,26.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 680.000,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 07/09/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır