Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin otoyol ekipmanlarına araç çarpmasıyla meydana gelen haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, işlettiği otoyolda davalıya ait aracın yönlendirici ve koruyucu ekipmanlara 12.07.2024 tarihinde zarar verdiğini, sürücünün olay yerini terk ettiğini, şirketin 223.356,26 TLlik zararı gidermek zorunda kaldığını ve sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek zararın faiziyle birlikte tazminini talep etmiş; davalı araç sahibi sunulan görüntülerin delil niteliği taşımadığını ve illiyet bağının kanıtlanamadığını savunarak davanın reddini istemiş; davalı sigorta şirketi ise yasal başvuru şartının yerine getirilmediğini ve talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın usulden reddini talep etmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/892 Esas - 2026/464

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/892 Esas
KARAR NO: 2026/464
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26.11.2025
KARAR TARİHİ : 03.07.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Sayılı Kanun ve .... Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin .... Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında .... sayılı Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin .... Kararı ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde .... modeli ile ihale edilmiş olan .... Projesi işinin müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini ve getirilmeye devam ettiğini, davalı ...'a ait ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından işletilen otoyolda 12.07.2024 tarihinde seyir halinde iken otoyol yönlendirici ve koruyucu ekipmanları hasarına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin işleteni olduğu otoyolda bulunan otokorkuluklara zarar veren ... plakalı aracın otoyola hasarsız giriş yaptığını ve hasarlı çıkış yaptığının görüntüler ile dava konusu haksız fiilin bu araç tarafından meydana getirildiğinin görüldüğünü, davalının kendisine ait ... plakalı aracının, söz konusu zarar doğrucu fiil akabinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ("KTK") m. 81-1/a,d ve e bentleri uyarınca tanımlanan yükümlülüklerine aykırı davranarak herhangi bir bildirimde bulunmadığını ve doğan zararın tazminine girişmediğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında ...'ye karşı yükümlülüklerine istinaden trafik güvenliğinin sağlanması, otoyolun işletmeye uygun halde tutulması gibi gerekliliklerle bahse konu zararı hemen akabinde gidermek durumunda kaldığını, zararın giderimini 223.356,26-TL bedelle yerine getirdiğini, Jandarma şikayet dilekçesinden anlaşılacağı üzere sürücünün olay yerini terk ettiğini, hasarı meydana getiren aracın tespitinin hasarsız giriş-hasarlı çıkış görüntülerinin incelenmesinden ortaya çıktığını, dolayısıyla dava konusu olay ile ilgili kolluk kuvvetlerince kaza tespit tutanağı tutulması, alkol ölçümünün yapılmasının mümkün olamadığını, davaya konu olaya sebebiyet veren ... plakalı araç için ... nezdinde yapılan sorgu sonucunda kaza tarihinde geçerli olan Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesinin davalı ... Sigorta bünyesinde düzenlendiğinin görüldüğünü, davaya konu aracın .... poliçesini düzenleyen sigorta şirketine 07.07.2025 tarihinde başvuru yapıldığını ve .... numaralı hasar dosyasının açtırıldığını, ancak olumlu bir dönüş yapılmadığını belirterek, davanın kabulü ile müvekkili şirketin kaza nedeniyle uğradığı zararın olay tarihi olan 12.07.2024'ten itibaren .... sayılı yasa uyarınca ...'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı yıllık avans oranından az olmamak üzere değişen oranlarda avans faizi oranında işletilecek faiziyle davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili tarafından 22.12.2025 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından ibraz edilen görüntülerin delil mahiyetine haiz olmadığını, davacının sunmuş olduğu görüntü içeriklerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, tarafınca yazılıp yazılmadığının sabit olmadığını, dosyaya ibraz edilen tek evrağın iş bu görüntüler olduğu gözetildiğinde davacının taleplerini kanıtlayamadığını, davacı yanın müvekkiline ait ... plakalı aracın .... Otoyolunda seyir halinde iken otoyol yönlendirici ve koruyucu ekipmanları hasarına sebebiyet verdiği iddiasıyla işbu davayı açtığını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar ile otoyol yönlendirici ve koruyucu ekipmanları üzerinde meydana gelen hasar arasında illiyet bağının olup olmadığı yönünde herhangi bir somut delil bulunmadığını, kusur tespitine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığından araç sürücüsünü tam kusurlu olduğunun kabul etmenin mümkün olmadığını, somut davada müvekkiline husumet yönlendirilmiş ise de müvekkilinin sorumluluğunun gündeme gelebilmesi için müvekkiline ait araç sürücüsünün zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun kanıtlanması gerektiğini, açıklanan ve re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının dava yoluna gitmeden önce KTK md.97 gereği dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapılmadığından öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davasının hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, zorunlu trafik sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından sürücünün kusurunun şart olduğunu, kişilerin zararına neden olacak bir kazada araç işleteninin sorumluluğunun bulunmasının gerektiğini, aksi taktirde ortaya çıkacak kusursuzluk hallerinden tazminat ödeme yükümlülüğünün de ortadan kalkacağından bahisle kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinin zaruri olduğunu, kaza tespit tutanağının ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmanın, Yargıtay tarafından eksik inceleme olarak değerlendirildiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hasar bedeli hesaplamasında kaza tarihindeki işçilik ve yedek parça değerlerinin esas alınması gerektiğini, onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatının zorunlu olduğunu, poliçede KDV klozu olduğunu, yapılacak KDV ödemelerinin ancak müvekkili şirket adına düzenlenecek yansıtma fatura sonrası yapılacağının düzenlendiğini, müvekkili şirket aleyhine hasar tazminatına hükmedilmesi durumunda hesaplanan tutardan KDV'nin hariç tutulması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tek taraflı trafik kazası neticesinde davacı tarafından işletilen otoyolda yer alan otoyol yönlendirici ve koruyucu ekipmanlarında meydana gelip karşılanmayan hasarın, bu kazaya neden olan ... plakalı aracın maliki ile ... sigortacısı olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların göstermiş oldukları deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden ... poliçesi ile hasar dosyası celbedilmiş ve dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyanın tevdi edildiği adli trafik uzmanı ile inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 23.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...12.07.2024 tarihinde mülkiyetinin davalı ... Şirketine ait olan, olay tarihinde davalı sigorta ... Sigorta A. Ş.’ ne sigortalı olan ... plaka sayılı çekici ile bu çekiciye takılı olan ... plaka sayılı yarı römorkun, davacı ... A.Ş. şirketinin işletmesinde olan .... Otoyolundaki .... istikametinde yolun 36+900 km'sinde otokorkuluklara çarpmak suretiyle ''sol tarafta .... tipi otokorkuluk hasarı'' verdiğinin davacı tarafından otoyola aracın giriş esnasında hasarsız oluşu ve otoyoldan çıkış esnasında hasarlı olan fotoğrafları ile iddia edildiği, çekici ve römork üzerinde fotoğraflarda görülen hasarın, otoyolda hasar gören oto korkuluklara çarpması sonucu oluşabilecek yükseklikte olduğu ancak kaza anında görüntü olmaması ve aracın olay yerinden kaçmış olması sebebiyle bu husustaki hukuki yorum ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, kolluk kuvvetlerinin düzenlediği kaza tespit tutanağında sigorta şirketi bilgisi yer almadığı, ...' nin sorgu ekranında hasara sebebiyet veren aracın ... Sigorta'dan trafik poliçesi olduğunun tespit edildiği, otokorkuluklarında meydana gelen hasarın 20.07.2024 tarihinde tamir edildiği, sayın mahkeme tarafından davaya konu hasarın davalı ... Şirketine ait olan hasar tarafından meydana geldiği takdir edilir ise; davacı ... A.Ş., meydana gelen olayda (0) tamamen kusursuz olduğu, mülkiyetinin davalı ... Şirketine ait olup olay tarihinde davalı sigorta ... Sigorta A. Ş.’ ne sigortalı olan ... plaka sayılı çekici ile bu çekiciye takılı olan ... plaka sayılı yarı römorkun sürücüsü tespit edilemeyen aracın, meydana gelen olayda %100 (yüzde – yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, hasar tutanağı hesap tablosunda belirtilen iş kalemlerinin dosya kapsamında bulunan kaza mahalline ait fotoğraflar ile uyumlu olduğu, 12.07.2024 tarihinde meydana gelen kazada oluşan hasarın 20.07.2024 tarihinde tamir edildiği, hurda bedeli 11.447,10 TL + KDV tutarın düşülmesinden sonra hesaplanan 186.130,22 TL + KDV = 223.356,26 TL (KDV dahil) - 18.613,02 (5/10 KDV Tevkifatı) = 204.743,24 TL tutarın rayiç bedelinin uygun olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketine ... poliçesi kapsamında 21.09.2023-2024 tarihleri arasında geçerli sigortalı olmakla poliçenin 12.07.2024 olay tarihini kapsadığı ve kaza tarihinde araç başına maddi 200.000,00-TL, kaza başına maddi 400.000,00-TL poliçe teminat limitinin belirlendiği görülmüştür. Davacı tarafından, davalıların maliki ve ... sigortacısı olduğu ... plakalı aracın 12.07.2024 tarihinde otoyoldan geçişi sırasında otoyol solunda yer alan yönlendirici ve koruyucu ekipmanlarına çarparak zarar verdiğini iddia etmiş, dosyaya mübrez, ... plakalı aracın geçiş görüntülerinden de, ilgili tarihte söz konusu aracın hasarsız giriş yaptığı otoyoldan sol burun ve muhtelif yerlerinde hasarlı olarak çıkış yaptığı, buna göre araç hasarı ile otoyol hasarının uyumlu olduğu görülmüştür. Yine yapılan kusur incelemesinde, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunu azaltıcı mahiyette bir olgu tespit edilmemiş olup buna göre ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. Hasar bakımından ise, davacının maruz kaldığı otoyol hasarının giderim bedelinin KDV dahil 223.356,26-TL kadar olduğu anlaşılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik eki gereğince, araç dışında diğer maddi varlıklara ilişkin teminat tutarının kaza başına maddi teminat tutarına eşit olduğu düzenlenmiş olup kaza tarihinde kaza maddi teminat tutarı 400.000,00-TL olmakla, zararın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bakımından poliçe teminat limitinde olduğu görülmüştür. Böylece son tahlilde; davalıların davacı zararının tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları görülmekle, davacının dava ve ıslah dilekçesi de nazara alınarak, 223.356,23-TL maddi tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 204.743,24-TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi hususunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Temerrüt tarihi bakımından ise; ... sigortacısı ... Sigorta A.Ş. yönünden KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalı sigortaya başvuru tarihine göre 18.07.2025 tarihinin, araç maliki diğer davalı yönünden ise günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden 12.07.2024 olay tarihinin esas alınması uygun bulunmuş ve hükmolunan maddi tazminata bu tarihlerden itibaren avans faiz işletilmesi gerekmiştir. Son olarak davalı sigorta vekilince zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davaya konu trafik kazası 12.07.2024 tarihinde meydana gelmiş olup dava ve 12.05.2026 ıslah tarihi itibariyle KTK md. 109 gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığınından davalı sigorta vekilinin zamanaşımı defi reddedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; 223.356,23-TL maddi tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 204.743,24-TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 18.07.2025 temerrüt, diğer davalı yönünden 12.07.2024 olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli harç 15.257,46-TL olmakla davacı tarafından 615,40-TL harçtan düşümü ile bakiye 14.642,06-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.700,00-TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 3.815,00-TL ıslah harcı, 195,00-TL tebligat masrafı, 7,90-TL müzekkere ücreti, 25,00-TL dosya masrafı, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.273,70-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı ....Ltd.Şti. vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03.07.2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır