Cep telefonu ithalatında beyan edilen düşük kıymetin distribütör fiyatlarıyla karşılaştırılması sonucu oluşan ek vergi ve cezalara ilişkin ödeme emrinin iptali davası.
Özet: Davacı şirketin beyan ettiği cep telefonu ithalat kıymetlerinin distribütör firmalarınkiyle karşılaştırılarak düşük bulunması üzerine tahakkuk ettirilen ek vergi ve para cezalarına karşı süresinde itiraz edilmeyip kesinleşen alacakların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf, borcun kesinleştiği ve itirazın 6183 sayılı Kanunun 58. maddesindeki borcum yoktur kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verirken, temyiz eden davacı, paralel ithalatların farklı birim kıymet taşımasının olağan olduğunu ve yurt dışı kıymet araştırması yapılmadan doğrudan distribütör fiyatlarının esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş, tetkik hakimi ise bu itirazın borcum yoktur kapsamında değerlendirilmesi ve işlemin hukuka aykırı olduğu kanaatiyle kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/405 E.  ,  2025/4059 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/405
Karar No : 2025/4059
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : 1) Av. ...
2) Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Havalimanı Kargo Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına 2018 ve 2019 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 47 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen "cep telefonu" cinsi eşyaya ilişkin olarak beyan edilen kıymetin distribütör firmaların ithalat birim kıymetlerine göre düşük olduğunun cevaplı raporla tespit edilmesi üzerine ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına karşı itiraz edilmeyerek vergi ve cezaların kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyasının incelenmesinden, "..." marka cep telefonlarının ithalat işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen... tarih ve ... sayılı rapor uyarınca, davacı şirket tarafından beyan edilen ithalat birim kıymetleri ile söz konusu markanın distribütör firmalarının ithalat birim kıymetleri arasındaki farka istinaden alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının davacı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği, usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararlara karşı itiraz edilmeyerek anılan kararların içeriği vergi ve para cezalarının kesinleştiği, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların da 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde belirtilen “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Paralel ithalatlardaki birim kıymetin pek çok nedenden ötürü distribütör firma ithalat birim fiyatlarından farklı olmasının olağan olduğu, ithalat birim kıymetlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı noktasında yurt dışı kıymet araştırmasının yapılmadığı, yöntem atlama sebepleri oluşmadan doğrudan distribütör fiyatları baz alınarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından beyan edilen kıymetin 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından bahisle, gümrük müdürlüğünce herhangi bir yurt dışı kıymet araştırması yapılmadan, distribütör firmaların ithalat kıymetlerinin esas alınması neticesinde karara bağlanan ek tahakkuk ve para cezası muhteviyatlı ödeme emrine yönelik itirazın "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına 2018 ve 2019 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 47 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen "cep telefonu" cinsi eşyaya ilişkin olarak beyan edilen kıymetin distribütör firmaların ithalat birim kıymetlerine göre düşük olduğunun cevaplı raporla tespit edilmesi üzerine ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına karşı itiraz edilmeyerek vergi ve cezaların kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sözü edilen düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de, sırasıyla diğer yöntemlere başvurulmasının gerektiği, ayrıca gümrük idaresinin, beyanın doğruluğunu tespit amacıyla, her zaman, her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda davaya konu edilen ödeme emri, davacı adına ek olarak tahakkuk ettirilen vergiler ve karara bağlanan para cezalarına karşı itiraz yoluna başvurulmaması ve dava açılmaması sebebiyle vergiler ve cezaların kesinleştiğinden bahisle düzenlenmişse de; davacı tarafından eşyanın beyan edilen kıymetinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığının davalı idarece somut tespitlerle ortaya konulmasının gerektiği, bu hususta gümrük müdürlüğünce herhangi bir yurt dışı kıymet araştırması yapılmadan, distribütör firma ithalat fiyatları baz alınmak suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezaları hukuka aykırı olduğundan, söz konusu vergiler ve cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine yönelik davacı itirazlarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği sonucuna varılmış olup; hukuka uyarlık görülmeyen işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 02/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan temyize konu karar aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.