Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanık hakkında verilen silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde etkin pişmanlık maddesini düzelterek onarken, nitelikli dolandırıcılık temyizini kesinlik nedeniyle reddetti.
Özet: Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan aldığı beş yıldan az hapis cezasının temyiz edilemez olduğunu belirterek talebi reddeden yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını esastan onarken, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında uygulanan ilgili yasa maddesindeki kanuna aykırılığı, yeniden yargılama gerekmeksizin doğru fıkra olarak düzelterek hükmü onamıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/7839 E.  ,  2026/3413 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1162 E., 2021/1525 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/323 E., 2020/216 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılıkNitelikli dolandırıcılık suçu için;15.12.2016
HÜKÜMLER : 1-) TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 221/5, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
2-) TCK'nın 158/1-e-son, 158/3, 43/1, 168/2, 62, 53 52/2-4. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın onanması, Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanığın temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi hükümleri kesin olup temyizi mümkün bulunmadığından sanığın temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafiine usulüne uygun olarak 25.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin ise 5271 sayılı CMK'nın 295/1 maddesinde öngörülen on beş günlük yasal süre geçtikten sonra, 10.11.2021 tarihinde temyiz başvurusu yaptığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine ilişkin 11.11.2021 tarihli EK KARARIN ONANMASINA,
II. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanığın temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi yerine anılan Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasındaki “TCK'nın 221/4" ibaresinin çıkartılıp yerine "5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi" ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.