Kamulaştırmasız el atılan eğitim tesisi alanı taşınmazın bedelinin tahsili davasında, temyiz kesinlik sınırı ve hukuki el atmanın değerlendirildiği Yargıtay kararı.
Özet: İmar planında "eğitim tesisi alanı" olarak ayrılması suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilen taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin bu davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir; temyiz incelemesinde, miktar itibarıyla kesinleşen bazı alacaklar hariç, Bölge Adliye Mahkemesinin davanın esasına girilmesinde, davalı idarenin tespitinde ve emsal karşılaştırmasıyla belirlenen tazminat miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına yönelik gerekçeleri değerlendirilmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9388 E.  ,  2026/2446 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/399 Esas, 2025/1364 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/139 Esas, 2024/194 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Davacı ... ve davalı idare vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Davacılar ... ve ... lehine hükmedilen tazminat bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından adı geçen davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... ve davalı idare vekillerinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 104 20... parsel sayılı davacıların hissedarı olduğu taşınmazın davalı idare tarafından imar planında " eğitim tesis alanı " olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz içerisinde okul alanının mevcut olmadığını, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davanın yasal ve hak düşürücü süre içeresinde açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda kurum aleyhine tazminata hükmedilecek ise taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescilinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar paylarının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın üstün niteliklerine nazaran bedelinin düşük belirlendiğini ayrıca lehlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin isabetsiz olduğunu beyanla istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ıslah edilen miktar yönünden faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen belirlenen vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın imar planında "eğitim tesisi alanı" olarak tahsis edildiği, bu suretle dava konusu taşınmaza hukuken el atılmış olmakla davanın esasına girilmesinde, hasım olarak davalı idarenin tespitinde, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kalan Samsun İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 10420 ada, 1 parsel nolu dava konusu parselin eğitim tesisi alanı olarak ayrıldığı gözetilip taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmesinde, emsal olarak alınan aynı mahalledeki Samsun İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 9368 ada, 2 parsel nolu sayılı taşınmaz ile yapılan mukayese sonucu belirlenen ve davacının hisselerine karşılık hesaplanan tazminat miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, 18.01.2024 tarihli 32433 sayılı resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli 2023/1 01... /207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen " davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır" hükmünün anayasa aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verildiğinden davanın reddedilen kısmı yönünden davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı idare vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... ve davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü, değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekmektedir.
5. Buna karşın; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kıyasi emsal olarak incelenen 145,88 m²lik dava konusu taşınmaza göre çok küçük yüzölçümlü pay satışına dair 93 68... parsel sayılı taşınmaz değerlendirmeye esas alınarak dava konusu taşınmaza 24.11.2022 değerlendirme tarihi itibarıyla 8.020,00 TL/m² değer biçildiği; öte taraftan dava konusu taşınmazın paydaşı tarafından aynı taleple Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/829 Esas, 2023/380 Karar sayılı dosyasında açılan davada, 25.10.2022 değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmaza 9.800,00 TL/m² değer biçildiği ve işbu bedelin Dairemizin 2023/10845 Esas, 2024/3298 Karar sayılı kararı ile denetiminden geçerek onandığı dikkate alındığında, belirtilen dosyadaki matrekare birim bedelinden ayrılma nedenleri hususunda ek rapor alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ...'a İlişkin Temyizi Yönünden
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davacı ... Vekilinin ve Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a ilişkin Temyizi Yönünden
1. Davacı ... ve davalı idare vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı ... ve davalı idare vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.