Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli davasında uzlaşma tutanağı varlığına rağmen ödeme yapılmaması durumunda davanın reddi ve temyiz sınırı.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davayı kabul ederken, bölge adliye mahkemesi taraflar arasında kamulaştırma bedeli konusunda uzlaşma tutanağı imzalandığı ve bu belgenin anlaşma belgesinde belirlenen bedelin faiziyle istenmesine imkan tanıması nedeniyle kamulaştırmasız el atma davası açılamayacağı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak davanın reddine karar vermiş; davacıların temyiz başvurusu üzerine, bir davacının talebi miktar itibarıyla reddedilirken, diğer davacıların temyiz incelemesi sürmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9056 E.  ,  2026/2445 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1017 Esas, 2025/2051 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/296 Esas, 2024/10 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Davacı ... yönünden hüküm altına alınan miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... dışındaki davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kırşehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 17... ve 93 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazların kamulaştırılmasına 04.02.2011 gün ve 42 sayılı encümen kararı ile başlatıldığı ve taşınmaz malikleri ile yapılan pazarlık sonrasında davacı taraf ile 2021 yılında uzlaşma yapıldığı ve taraflar arasında uzlaşma tutanağı imzalandığı ancak ferağ verilmediğini bu nedenle davacıların, dava açma hakları bulunmadığını ve davanın reddinin gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat isteminin kabulüne, taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen davacıların paylarının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar bedelinin fazla belirlendiğini, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, düzenleme ortaklık payının % 45 olarak uygulanması gerektiğini, emlak vergisine esas metrekare birim değerleri ile bilirkişi raporunun uyumlu olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflarca bedelde anlaşıldığı ve anlaşma tutanağı tapuda işlem yapılabilecek belgelerden olup, anlaşma belgesini imzalayan tapu maliklerinin ayrıca ferağ vermelerine gerek olmadığı ve anlaşma belgesindeki bedel idarece ödenmemesi halinde bu belgede imzası bulunanların ancak anlaşma belgesinde belirlenen bedeli, anlaşma belgesinin düzenlendiği tarihten, ödeme tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmak suretiyle isteyebilecekleri, taraflar arasında bedel konusunda anlaşma sağlanan taşınmazlar yönünden “kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası” açılması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı gerekçe ile kabulüne hükmedilmesi doğru olmadığından davalı idare vekilinin istinaf itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazlara fiilen de el atıldığını, uzlaşma tutanağına istinaden işlem yapılmadığını, davacılara ödeme yapılmadığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacılar Vekilinin ...'a İlişkin Temyizi Yönünden;
Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B.Davacılar Vekilinin ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.