Limited şirket müdürünün zimmetine para geçirme iddiasıyla açılan sorumluluk davasında, şirket genel kurulunun dava açma yönünde kararının eksikliği nedeniyle usulden reddedilen kararın temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Limited şirket, eski müdürünün zimmetine para geçirmesi ve hileli muhasebe kayıtları tutarak şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla açtığı sorumluluk davasında, davanın özel dava şartı olan şirket genel kurul kararı eksikliği verilen kesin süreye rağmen giderilmediği için ilk derece mahkemesi tarafından usulden reddedilmiş, bu ret kararı bölge adliye mahkemesi ve temyiz incelemesi sonucunda da usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/547 Esas, 2025/1041 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI : 2023/222 E., 2024/378 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in müvekkili şirket ortaklarının sermaye olarak koydukları paraları şirketin hesabına yatırmadığı ve göstermediği, harcamaları şirketin hesabından göstermeyip kendi cari hesabından karşılanmış gibi, yanıltıcı, hileli ve gerçek dışı muhasebe kayıtları tuttuğu, şirket sermayesinin bir kısmını kendi zimmetine geçirdiği halde yine muhasebe hilesi ile şirketi kendisine borçlandırdığının sabit olduğunu ileri sürerek şimdilik davalı tarafın usulsüz muhasebe kayıtları ve gerçek dışı belgelerle üzerine geçirdiği 272.219,00 TL'nin dava tarihinden başlamak üzere ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 14.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; 272.219,00 TL talepli olarak açılan davasını ıslah ederek toplam 569.538,67 TL’nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket genel kurulunca usulüne uygun toplantı yapılarak alınmış davalı aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde bir karar bulunmadığı, bu yönde karar alınmasının özel dava şartı niteliğinde olduğu, verilen kesin süreye rağmen eksikliğin giderilmediği anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, limited şirket müdürü olarak görev yapan davalı ...'in şirketi zarara uğrattığı iddiasına davalı sorumluluk davasıdır.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının, 12.07.2024 tarihli duruşmada davacı tarafa 6 haftalık süre verildiğinin, söz konusu sürenin yetersizliği ileri sürülüp ek süre verilmesine ilişkin bir talebinin olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.