6. Ceza Dairesi, sanığın genel temyizini ve nitelikli tehdit suçundan katılan vekilinin temyizini reddederek, mala zarar verme suçunda haksız tahrikin ispatlanamayan iddialara dayalı uygulanması sebebiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Mahkeme, sanığın temyiz dilekçesinde sebep göstermemesi ve nitelikli tehdit suçundan verilen cezanın temyize kapalı olması nedeniyle ilgili temyiz taleplerini reddederken, katılan vekilinin mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyizini kabul ederek; sanığın savunmasında geçen ve ispat edilemeyen "açık senedin iade edilmediği" ile "düğünün basıldığı" gibi iddialara dayanarak haksız tahrik hükümleri uygulayan Bölge Adliye Mahkemesi kararını hukuka aykırı bularak bozmuş ve dosyanın yeniden değerlendirilmesi için ilgili mahkemeye iadesine karar vermiştir.
6. Ceza Dairesi         2023/16271 E.  ,  2025/7090 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/3928 E., 2022/228 K.
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet kararı kaldırılarak mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I-Sanığın Temyiz İstemi Hakkında
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294. maddesinde düzenlenen, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenlemede gözetilerek sanığın temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Hakkında
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
III-Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Hakkında
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın savunmasında geçen açık senedin iade edilmediği ve düğünün basıldığı hususları ispat edilemediği halde, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 22.01.2022 tarihli ve 2019/3928 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.07.2025 tarihinde karar verildi.