Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanık hakkında kurulan hükümde isabetsizlik bulunmadığına hükmederek tüm temyiz başvurularını reddetmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, sanık eyleminin suç eşyasını satma olduğunu iddia eden savcılık, sanığın olay yerinde bulunmadığını ve suçun kanıtlanamadığını ileri süren sanık müdafii ile cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğini savunan katılan vekilinin temyiz başvuruları incelenmiş olup, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tüm temyiz nedenleri reddedilerek bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1140 E., 2023/1820 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin "sanığın eyleminin suç eşyasını, suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, başkasına satmak şeklinde kanunda tanımlanan TCK'nın 165. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu kanaatiyle verilen mahkumiyet kararlarının hukuka aykırı olduğuna"; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''dosya kapsamında sanığın ya da sanığa ait aracın olay yerinde veya civarında göründüğüne dair bir anlatımın ya da kamera görüntüsünün olmadığına, suça konu kabloları sanığın çalarak, olay yerine yakın taş ocağında yakıp bakır telleri çıkardığının kesin kanıtlarla kanıtlanamadığına, sanığın beraati gerektiğine''; katılan vekilinin temyiz isteminin ''suça konu olan eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ve kamu hizmetinin aksatılması nazara alındığında, TCK'nın 61. maddesi uyarınca sanık hakkında temel ceza belirlenirken üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.