Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin kabul ve pasif husumet ret kararları sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin istinafı esastan reddi ve temyiz aşamasında kesinlik sınırı değerlendirilmesi.
Özet: Davacılar tarafından kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi bazı davalılar yönünden davanın kabulüne, bazıları yönünden ise pasif husumetten reddine karar vermiş, istinaf mahkemesi karara yönelik tüm başvuruları esastan reddetmiş, Yargıtay ise temyiz edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bazı davalıların temyiz taleplerini reddederken, davacılar ve diğer davalıların belirli paylar yönünden temyizlerini kabul ederek, kamulaştırmasız el atma, bedel tespiti ve husumet konularındaki uyuşmazlığın esasını incelemeye başlamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/6324 E.  ,  2026/2433 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2080 Esas, 2024/2702 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/373 Esas, 2023/178 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne, davalılar Hazine ve ... yönünden ise pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar, davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğü vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar, davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden tüm davacılar yönünden, davalı ... yönünden ise davacılar ... ve ... payları bakımından hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin tüm davacılar yönünden, davalı ... Başkanlığının davacılar ... ve ... payı bakımından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin davacılar ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10 93... parsel sayılı taşınmaza davalı idareler tarafından kamulaştırmasız olarak el atılması nedeniyle taşınmazdaki müvekkillerine ait hisse bedelinin davalı idarelerin sorumlu oldukları miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsil edilerek müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili kuruma ait herhangi bir trafo, enerji nakil hattı vb. tesis bulunmadığını, taşınmazla müvekkili kurumun hukuki ve fiili bir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... Belediye Başkanlığınca yapılan imar uygulaması sonucu kamu ortaklık payından oluştuğunu, dolayısıyla Hazineye husumet yönlendirilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, açılan davanın husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın uygulama imar planı sınırları içerisinde yer aldığını, bir kısmının trafo bir kısmının da resmî kurum alanı olarak planlandığını, kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için, kamulaştırma yetkisi olan idarenin taşınmaza imar planındaki ayrılış amacına yönelik fiilen el koyarak, malikin el koyulan taşınmazda tasarrufunun kanuna aykırı olarak tamamen ortadan kaldırılmış olması ve bu durumun kalıcı olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
4.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkili idareye ait bir adet trafo bulunduğunu, bu taşınmaz için kamulaştırma işlemi yapılmadığını, açılan davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... ve ... Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne, davalılar ... ve Hazine yönünden ise pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğü vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin düşük olduğunu, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilen idareler lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların taşınmazı edinimlerinden itibaren 5 yıllık süre geçmeden dava açıldığından davanın reddi gerektiğini, taşınmaza fiili olarak el atılmadığını, müvekkiline husumetin yöneltilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazda fiili el atmanın bulunmadığını, husumetin müvekkiline yöneltilmesinin hatalı olduğunu, imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıllık süre geçmeden dava açılamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bir kısmında trafo binası bulunduğu kalan kısmının boş olduğu, taşınmazın arsa olarak kabulüyle emsal karşılaştırması yapmak suretiyle bedel tespitinin yerinde olduğu, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde, yargılama giderlerinden ve vekâlet ücretinden davalıların sorumlu tutulmasında, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından taşınmaza trafo yapılmak suretiyle el atıldığından aleyhine nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmolunmasında, hakkındaki dava reddolunan davalılar yararına vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar, davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğü vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı ... Genel Müdürlüğü Vekilinin Tüm Davacılar Yönünden, Davalı ... Başkanlığının Davacılar ... ve ... Paylarına İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacılar Vekili ve Davalı ... Vekilinin Davacılar ... ve ... Paylarına İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... Genel Müdürlüğünden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davacılar ve davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.