Yargıtay, hırsızlık suçundan sanığın gerekçesiz temyiz başvurusunu reddederken, müdafiinin delil yetersizliği ve kararın hukuka aykırılığı iddialarını inceleyerek istinaf kararını onadı.
Özet: Bu karar, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz başvurularını değerlendirmiştir; sanığın temyiz istemi gerekçe gösterilmediği için usulden reddedilmiş, sanık müdafiinin "delil yetersizliği, hukuka aykırılık ve malın değer azlığı" iddialarına dayalı temyiz dilekçesi ise esastan incelenmiştir. İnceleme sonucunda, ilk derece ve istinaf mahkemelerince kurulan hükümde herhangi bir hukuki hata bulunmadığına kanaat getirilerek, sanık müdafiinin temyiz istemi de esastan reddedilmiş ve hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü kesinleşerek onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1930 E., 2023/3350 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaSanık mütafii tarafından verilen temyiz dilekçesinin içeriğine göre sanık müdafiinin temyiz isteminin kapsamının hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik olduğu anlaşıldığından hırsızlık suçuna hasren yapılan incelemede, I.Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,II.Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde, tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''cezalandırılmaya yeterli delilin bulunmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna, malın değerinin az olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.