Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında sanığın tanıklarla yüzleşme ve sorgulama hakkının ihlali nedeniyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde onanmasına rağmen, temyiz incelemesi sonucunda, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici olan etkin pişmanlık beyanında bulunan tanıkların sanığın huzurunda doğrudan veya SEGBİS ile dinlenmeyerek savunma hakkının ihlal edilmesi, ifadelerin okunmasıyla yetinilmesi ve hükümden sonra gelen tanık beyanlarının usulüne uygun dinlenmemesi gibi usul hataları nedeniyle bozularak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/25719 E.  ,  2026/10946 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/974 E., 2022/1039 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/289 E., 2020/69 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkumiyete esas alınan, talimatla dinlenen ve suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanda bulunan tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifadelerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi ve hükümden sonra dosyaya beyanı gelen tanık ... . isimli şahsın sanık aleyhine beyan içeren etkin pişmanlık ifadelerinin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra karar verilmesi gerekliliği,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.