Hatalı tapu kaydı sonucu taşınmaz yüzölçümünün azalmasından doğan zararın Türk Medenî Kanunu 1007 maddesi uyarınca hazineden tazmini istemi.
Özet: Bu hukuki metin, tapu kaydındaki hatadan kaynaklı taşınmaz yüzölçümü azalışı nedeniyle 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazminat talep edilen bir davayı ele almaktadır. Davacı, satın aldığı arazinin kadastral düzeltmeyle küçülmesi üzerine zararının karşılanmasını istemiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri davayı haklı bularak hazinenin tazminat ödemesine hükmetmiştir. Davalı hazine ise idari yargı görevi, zamanaşımı ve kendi sorumluluğunun olmadığı argümanlarıyla kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9293 E.  ,  2026/2424 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/730 Esas, 2025/806 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/98 Esas, 2023/240 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 1304 parsel sayılı taşınmazın 26.900,00 m² iken satın alındığını, sonrasında ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesine göre alanının 23.298,76 m² olarak düzeltildiğini ileri sürerek yüzölçümünün azaltılmış olmasından dolayı uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın metrekare birim bedelinin oldukça fahiş hesaplandığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra açıldığını, Kocaeli Kadastro Müdürlüğü tarafından tesis edilen işlem için husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesinin hatalı olduğunu, idari başvuru yolları tüketilmeden doğrudan dava açılamayacağını, yapılan düzeltme ile mülkiyet aktarımının söz konusu olmadığını bu nedenle de tazminat talep edilemeyeceğini, yapılan işlemde idarenin hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığından sorumlu tutulamayacağını, idarenin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bilgilere göre, anılan eksilmenin teknolojik ve yöntem farklılıklarından kaynaklandığı, taşınmazın zemindeki kullanım durumu ile haritasındaki sınırlarında eylemli bir değişiklik olmadığının tespit edildiği, zamanaşımı süresi içerisinde açılan davada davaya konu taşınmazın yüzölçümündeki azalma nedeniyle davalının sorumluluğuna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, hükme dayanak bilirkişi raporunda; bilirkişilerce taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmesi ile bedelin emsal taşınmazlara göre tespit edilmesinde Kocaeli ili, Sevindikli Mahallesi 1 44... parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alınmasında ve yapılan karşılaştırma tablosu sonucu alternatifli hesaplamaya göre davaya konu taşınmazın birim fiyatının dava tarihi olan 06.06.2022 tarihi itibarıyla 560,00 TL/m² olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.