Silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde tanık dinleme ve delil araştırmasındaki usul eksikliklerinin temyiz incelemesi.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz incelemesi sırasında, örgüt üyeliği için organik bağ, hiyerarşik yapıya dahil olma ve faaliyet yoğunluğu gibi şartlar olduğunu belirterek, sempati duymanın yeterli olmadığını vurgulamıştır. Ancak somut olayda, mahkumiyetin temel dayanağı olan kilit tanığın sanık huzurunda veya usulüne uygun olarak dinlenmemesi, savunma hakkının kısıtlanması, tanığın beyanlarında geçen diğer şahıslar hakkında yeterli araştırma yapılmaması ve sanığın potansiyel diğer iletişim hatlarına yönelik eksik inceleme nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının yetersiz soruşturma ile verildiğini tespit etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/536 E., 2022/1152 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18.Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/283 E., 2022/151 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (evik, cürüm işlemek için örgütlenme, Syf. 383 vd.)Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (toroslu özel kısım Syf.263-266, alacakaptan cürüm işlemek için örgüt Syf.28)Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;1- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık ... . simli şahsın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metninin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi ve tanığın beyanında sanık ile birlikte ... öğretmen sorumlusu olduğu belirtilen ... . ve sanığın bağlı olduğu ... kod ... . ve ... . isimli şahıslar ile ilçe imamı olduğu belirlenen ... . isimli şahıs hakkında aynı suçtan soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, gerekirse duruşmaya celbedilerek usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Sanığın kullandığı bilinen veya kendisi tarafından bildirilen telefon hattı dışında bir hattı kullanıp kullanmadığının tespiti bakımından, sanığın hesabının bulunduğu bankalardan, üye olduğu dernek varsa bu derneklerden, ...'den alışveriş yaptığı çevrim içi internet sitelerinden, internet üzerinden ya da uydu üzerinden yayın yapan dijital platformlardan ve kargo şirketi gibi telefon numarasını verebileceği yerlerden araştırma yapılmak suretiyle kullandığı başka bir telefonu olup olmadığının tespiti, bilinen veya sonradan tespit edilen tüm GSM ve sabit hatlar yönünden ... kullanıp kullanmadığının ilgili mercilerden araştırılması, bu hatlar üzerinden ... kullanmış ise, tespit ve değerlendirme tutanaklarının celbi, sanığın kullanmakta olduğu GSM hatlarına ilişkin HTS tespit ve analizleri yaptırılarak, sık iletişim içinde olduğu kişilerin ... kullanıcısı olup olmadıkları belirlenip, varsa ... tespit ve değerlendirme tutanakları celp edilerek bu hesaplarda ekli isimsiz ID numaralarına ait ... tespit ve değerlendirme tutanakları içerikleri incelenip, sanıkla ilgi ve irtibatı olup olmadığının araştırılması ve UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık aleyhinde herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bu yönde herhangi bir ifade var ise dosya içerisine alınması ve gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenmeleri sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 18 Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.