Konya Bölge Adliye Mahkemesinin İİK 235 gereği sıra cetveline itiraz davasında ikinci alacaklılar toplantısına katılım için istenen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, iflas idaresince reddedilen alacağının tespiti ve ikinci alacaklılar toplantısına katılımı için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi, alacağın varlığına ve miktarına dair yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Davacı vekili ise, alacağının daha önceki bir mahkeme kararıyla sabit olduğunu, iflas idaresince haksız yere reddedildiğini ve ilk derece mahkemesinin ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve İİK 235 uyarınca ikinci alacaklılar toplantısına katılımına izin verilmesini istinaf yoluyla talep etmiştir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 21/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 06/07/2026
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ......
VEKİLİ :Av...
DAVALI : ......'yi temsilen İFLAS İDARESİ adına Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğü (... İflas sayılı dosya)
TALEP : İHTİYATİ TEDBİR
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 21/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:21/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesiyle; talep edilen alacak yönünden 2004 s. İİK.nin 235. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısına katılmaları konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini de istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi 06/07/2026 tarih ... Esas sayılı ara kararında özetle; "Somut olayda; ihtiyati tedbir verilmesi için, davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı yönünden henüz yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, mevcut delil durumuna göre ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve ;
Davacı vekilinin 02/07/2026 tarihli (dava tarihi: 03/07/2026) dava dilekçesindeki 2. ALACAKLILAR TOPLANTISINA KATILMA TALEPLERİNİN REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; İcra dosyasından kaynaklanan alacak ve açılan davanın, iflasın açılması ile birlikte yasal süresi içinde Konya ....İcra Dairesi ... İflas dosyasına 11/09/2025 tarihinde bildirildiğini ve masaya kaydının talep edildiğini ancak iflas idaresi tarafından hazırlanan ve 17/06/2026 tarihinde ilan edilen sıra cetvelinde, müvekkilin alacağının haksız yersiz gerekçelerle reddedildiğini, müvekkilin alacağının gerçeği yansıttığı Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı kararı ile de sabit olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin "davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı yönünden henüz yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle taleplerinin reddinin hukuka açıkça aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin 06/07/2026 tarihli ihtiyati tedbir red ara kararının hukuka aykırı bulunarak kaldırılmasına, İİK 235. Madde uyarınca 19//08/2026 tarihinde yapılacak 2. Alacaklılar toplantısına dava konusu edilen miktarda katılmalarına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul ) davasıdır.
Uyuşmazlık, davacının yapılacak toplantılara katılma talebinin yerinde olup olmadığı ve mahkeme gerekçesinin talebe uygun olup olmadığıdır.
A) Kararın istinaf incelemesine tabi olup olmadığı yönünden yapılan incelemede :
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde “Sıra cetveline itiraz ve neticeleri “ düzenlenmiştir.235/1. fıkrada “...Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda 302’nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. “ ifadelerine yer verilmiştir. Maddede belirtilen 302/6. fıkrasında ise, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğuna yer verilmiştir. 237.Maddenin üst başlığı ise, “ ikinci alacaklılar toplanması “ dır. Maddede, İflas idaresinin, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232. maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, 235. maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanlarında, ikinci toplantıya ilanla davet edeceği belirtilmiştir.
Alacağını iflâs idaresine veya basit tasfiye usulünde iflâs müdürüne bildirmeyen alacaklının doğrudan doğruya açtığı kayıt kabul davası mahiyetindeki alacak davasında alacaklı, yargılamayı yürüten ticaret mahkemesinden İİK m. 237 uyarınca yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ya da katılacaksa hangi miktarda alacağı için katılacağı hususunda İİK m 297/son’un kıyasen uygulanması yoluyla ihtiyati tedbir kararı vermesini talep edebilir. Mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetmesi hâlinde ret kararına karşı alacaklı istinaf kanun yoluna başvurabilir. Çünkü alacaklının talebi neticesinde verilecek olan karar niteliği itibariyle bir ihtiyati tedbir kararıdır.(Uyar, Şerh, C:10, s. 16383; Kuru/Arslan/Yılmaz, s. 579; Kuru, El Kitabı, s. 1333; Muşul, s. 1353, 1354; Arslan/Yılmaz/Taşpınar-Ayvaz/Hanağası, s. 510; Yılmaz, Şerh, s. 1069. 43 Y.3.HD., 12.06.2015
Bu sebeple, mahkemece, İhtiyati tedbir şartlarının değerlendirilmiş olması yerindedir.
B) Esasa ilişkin itirazın incelenmesinde :
6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.
Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.
Somut olayda davacının ilama dayalı olduğunu belirttiği alacak iddiasıyla bu miktarın kayıt kabulünü istediği, davacı tarafın kayıt kabul talebine ilişkin davasında dosya içerisine sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde 6100 sayılı HMK'nun 390. Maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) ve İİK 265/son maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/09/2026
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.