Sakaryada kadastro tutanağı ile orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen 979... parselin zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Sakaryada kadastro sırasında bahçe olarak tespit edilen ancak önceki kadastrolarda orman olarak işaretlenip tapulama harici bırakılan 2.216,91 m²lik taşınmaz hakkında, davacıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla tescil talebiyle açtığı, Hazinenin ise orman vasfıyla tescilini istediği, çeşitli Yargıtay bozma kararları sonrası Kadastro Mahkemesince taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğu gerekçesiyle Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilen davada, davacıların eksik araştırma ve zilyetlik koşullarının oluştuğu itirazıyla kararı temyiz ettiği karmaşık bir tapu iptali ve tescil uyuşmazlığıdır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/114 E., 2025/19 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Sakarya ili, ... ilçesi, K... Mahallesi çalışma alanında 2022 yılında yapılan kadastro sırasında; 9 79... parsel sayılı taşınmaz, 2.216, 91... yüzölçümlü olarak bahçe vasfıyla ... adına tespit edilerek kesinleştirilmiş, sonradan Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu anlaşılarak davalı hale getirilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1965 yılında yapılan orman kadastrosu, 1989 yılında yapılan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmaları vardır. Arazi kadastrosu ise 1974 yılında yapılmış, dava konusu taşınmaz orman olarak tapulama harici bırakılmıştır. 2. Davacı ... 03.01.2011 tarihli dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği 5.500 m²lik taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu ettiği taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.3. Birleşen dosya davacısı Hazine vekili kadastro askı ilan tarihinden sonra Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; 9 79... parselin orman içi açıklık olduğunu ve zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine oluşmadığını ileri sürerek, tapunun iptalini istemiş, ancak 9 79... parselin tutanağı kesinleşmediği ve Kadastro Mahkemesinde davalı olduğu gerekçesiyle Hazinenin davası, görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAPDavalı vekilleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 07.06.2012 tarihli ve 2011/3 Esas, 2012/233 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, fen bilirkişisi ...'nin 21.02.2012 tarihli ek raporu ve ekindeki krokide (A) harfiyle işaretlemek ve sınırlarını kesik çizgilerle işaretleyerek sarı renk ile boyamak sureti ile gösterdiği toplam 2.713,79 m²lik taşınmazın davacı ... adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.06.2015 tarihli ve 2015/7873 Esas, 2015/5509 Karar sayılı ilâmıyla "Usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2017 tarihli ve 2015/397 Esas, 2017/168 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, fen bilirkişisi ...'in 28.06.2016 tarihli raporunda (A) harfiyle işaretlenerek ve sınırları kesik çizgilerle belirlenerek gösterdiği toplam 2.713, 79... 'lik taşınmazın davacı ... adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/3730 Esas, 2021/260 Karar sayılı ilâmıyla "6360 sayılı Kanun gereği Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.Bozma ilâmı sonrası yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli ve 2021/270 Esas, 2023/136 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğu gerekçesiyle malik hanesi boş bırakılması gereken 9 79... parsel sayılı taşınmazın 2.216, 91... yüzölçümlü olarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini, dava konusu taşınmazın öncesinin orman olmadığını, müvekkilleri lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu edilen taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığına ve davacı şahıslar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usûl ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.