Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını; sanık müdafiinin TCK 50/51, CMK 231, mal değeri azlığı ve eksik inceleme itirazlarını reddederek onamıştır.
Özet: Bu hukuki evrak, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafiinin; pişmanlık, sosyal durum, alternatif yaptırımların uygulanmaması, malın değerinin azlığı, psikolojik rahatsızlık iddialarının araştırılmaması gibi eksik inceleme ve hukuka aykırılık gerekçelerine dayalı temyiz taleplerini değerlendirmektedir; üst mahkeme, mahkumiyet gerekçesini yeterli bularak tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmamış, savunmanın ileri sürdüğü temyiz nedenlerini reddederek Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararının ve mahkumiyet hükmünün hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1864 E., 2023/2230 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, sanık hakkında cezalandırma cihetine gidildiğinde sanığın duruşmalarda olay nedeniyle yaşadığı pişmanlığı ifade etmiş olması, sanığın sosyal durumu da nazara alındığında ceza hukukunun asıl amacının insanları topluma kazandırmak olması, özgürlüğü kısıtlayıcı cezalandırmanın ise en son çare olması hususu da dikkate alındığında sanık hakkında TCK'nın madde 50, 51 ve CMK'nın madde 231 hükümlerinin uygulanmaması, hapis cezasının adli para cezası, erteleme ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilmemiş olması, malın değerinin azlığı hususunun dikkate alınmayarak hüküm tesis edilmesi; sanık yargılama sırasında olay tarihinde psikolojik rahatsızlıklarının olduğunu, bilincinin yerinde olmadığını belirtmiş ise de bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın sanığın cezalandırılması yoluna gidilmesi eksik inceleme ve araştırma neticesinde mahkû+miyetine karar verilmesi; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Mahkemenin mahkûmiyet gerekçesi yerinde ve yeterli görüldüğünden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik, Tebliğname'ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.