2. Ceza Dairesinin hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarına ilişkin temyiz incelemesi sonucu kısmi onama ve ceza indirimi hatası düzeltme kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde; iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde maddi bir yazım hatası dışında esasa ilişkin bir isabetsizlik bulunmadığından bu kararları onamış; ancak, hırsızlık suçundan verilen cezanın takdiri indirim uygulanmasında 1/6 oranında eksik hesaplama yapıldığı tespit edildiğinden, bu hükmü bozarak, söz konusu hatanın yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/895 E., 2023/3348 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar vermeHÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hükümler kurulması, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onamaI. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Kamu Malına Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemeleri Neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastının olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Mala zarar verme suçu yönünden uygulama maddesinin TCK'nın 152/1-a maddesi yerine 152/2-a maddesi olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik, Tebliğname'ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelenmesi Neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastının olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine; katılan vekilinin temyizinin ise, sanık hakkında verilen cezanın makul olmadığına ve kamunun zarara uğradığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanık hakkında TCK'nun 142/2-h, 143, 43/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 8 yıl 27... gün hapis cezasından aynı TCK'nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında, hapis cezasının 7 yıl 19... gün yerine 6 yıl 31... gün olarak eksik tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığın cezasında TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 6 yıl 31... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına," cümlesinin çıkarılarak yerine "Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığın cezasında TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 7 yıl 19... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.