Kamulaştırma Kanunu uyarınca sulu tarım arazisinin bedel tespiti ve tescili davasında istinafın reddi sonrası davacı idarece yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, ilk derece mahkemesince kabul edilen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, her iki tarafın bilirkişi raporuna, faiz hesaplamalarına ve taşınmazın değerlemesine ilişkin itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesi üzerine, davacı idarenin temyiz başvurusunu inceleyerek, uyuşmazlığın kamulaştırma bedeli tespiti olduğuna ve arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir esasına göre değer biçilmesiyle belirlenen bedelin hükmün kesinleşmesi beklenmeksizin mal sahibine ödenmesi gerektiği prensibine işaret eden bir yargı sürecini özetlemektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/17376 E.  ,  2026/2413 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3252 Esas, 2025/1355 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/318 Esas, 2022/102 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına karşı olmadıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına, taşınmazın gerçek bedelinin tespiti ile karar tarihinde müvekkiline faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin bilirkişi raporunu aynen kabul ederek ve nitelikli değerlendirme yapılmadan karar verdiğini, bilirkişi heyeti dava konusu taşınmaza birim fiyat takdir ederken verim miktarlarını yüksek, üretim masraflarını ise düşük aldığını, kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının doğru olmamakla birlikte faiz başlangıç tarihinin geriye yürütülmüş olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığını, usule aykırı keşif yapılmış olduğunu, kapitalizasyon faizinin %3, objektif değer artışının en az %20 alınması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı olmadığını belirtilmiş ise de taşınmazın kamulaştırmadan sonra geometrik bütünlüğü bozulacağından hesaba katılması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz sulu arazi olarak kabul edilip, kapama ceviz bahçesi vasfına göre, kapitalizasyon faiz oranı % 4 uygulanmak suretiyle metrekaresine 142,38 TL/m² değer biçildiği, kıymet takdir raporunda da sulu tarım arazisi olarak kabul edilen taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen metrekare birim fiyatının yerinde olduğu ve kamulaştırma bedelinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, dava konusu taşınmazların sulu arazi olarak değerlendirilip olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değer biçilmesine, mülkiyet kamulaştırma bedellerinin tespiti ile davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.