Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tapulama dışı kalıp baraj altında kalan arazinin zilyetlikle kazanımı davasında, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporları nedeniyle, hava fotoğrafları ve eski haritalarla zilyetlik koşullarının ve orman vasfının detaylı araştırılması gerektiğine karar vermiştir.
Özet: Davacının baraj suları altında kalan ve eski bir tapu kaydına dayanan taşınmazın zilyetlikle kazanımı talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince kısmen kabul kararı verilmesine rağmen, Yargıtay tarafından yapılan değerlendirmede, bilirkişi raporlarında zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu belirtilen kısımların hava fotoğrafları ve komşu parsel incelemeleriyle çeliştiği, sürüm izlerinin bulunmadığı ve ağaçların cinsi ile yaşının belirlenmediği gerekçesiyle, eksik inceleme nedeniyle kararın bozulmasına ve yöreye ait eski harita ve hava fotoğrafları ile komşu parsel bilgilerinin yeniden araştırılmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/28 E., 2024/770 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... ilçesi ... köyü ... mevkiindeki 60 dönüm miktarındaki taşınmazın, Ekim 19 38... numaralı tapu kaydı kapsamında kalmasına rağmen, 1978 yılında yapılan tapulama sırasında tespit harici bırakıldığını, yörede yapılan baraj çalışmaları sonucu taşınmazın baraj gölü suları altında kaldığını ileri sürerek, Ekim 19 38... nolu tapu kaydı kapsamı içerisinde kalan taşınmazın mülkiyetinin müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2013/545 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına davalılar Hazine vekili, ... vekili ve Mersin Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/40 Esas, 2020/2332 Karar sayılı ilamıyla “davacı tarafından sunulan tapu kaydının taşınmaza uymadığı anlaşılmış ise de yapılan zilyetlik araştırmasının yetersiz olduğu” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A), (C), (D) ve (G) harfleriyle gösterilen böllümlerinde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan harita mühendisi bilirkişisinin 01.01.2024 tarihli krokili raporunda (D) harfiyle gösterilen 2.612,07 m², (E) harfiyle gösterilen 3.617,86 m², (G) harfiyle gösterilen 5.508,75 m² olmak üzere toplam 11.738,68 m²'lik taşınmazın davacının mülkiyetinde bulunduğunun tespitine, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan fen bilirkişisinin 31.07.2022 tarihli krokili raporunda (A) harfiyle gösterilen 8.433,52 m², (C) harfiyle gösterilen 1.548,04 m²lik olmak üzere toplamda 9.981,56 m²'lik kısmın tarla vasfıyla en son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde reddedilen kısım yönünden de müvekkili yararına kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.3. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.4. Davalı ... Belediyesi vekili dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu edilen taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığına ve davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının olup olmadığına ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayanmaktadır.Şöyle ki; Mahkemece (A), (C), (D) ve (G) harfleriyle gösterilen bölümleri yönünden zilyetlikle kazanma şartlarının oluştuğu belirtilmiş ise de, harita bilirkişinin 01.01.2024 tarihli raporu incelendiğinde davacı tarafından zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu belirtilen dava konusu parsel bölümlerinin komşu parseller ile birlikte değerlendirildiğinde sürüm izlerinin olmadığı, 1990 tarihli hava fotoğrafında (A) harfiyle gösterilen bölümü ve (D) harfiyle gösterilen bölümü üzerinde ağaçların olduğu görülmüş, bu ağaçların cinslerinin ne olduğu ve yaşları husunda da harhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla bilirkişilerce davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğu yönündeki kaanate nasıl varıldığı anlaşılamamıştır.Bu sebeple yöreye ait dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında ziraat mühendisi bilirkişi, jeoloji bilirkişi, bir fen elemanı, 2 jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.Ayrıca jeoloji bilirkişiden taşınmazın aktif veya pasif akarsu yatağında olup olmadığı incelenerek bu husus değerlendirilmelidir. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. VI. KARARYukarıdaki bentde açıklanan sebeplerle davacı vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.