Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini usul hataları ve etkin pişmanlık hükümlerinin yanlış uygulanması sebebiyle bozdu.
Özet: İstinaf mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının onanmasına ilişkin hüküm, duruşmada okunmayan tanık beyanlarına dayanılması, sanığa soru sorma imkanı sağlanmaksızın eksik araştırma yapılması, sanığın soruşturma aşamasında örgüt yapısı ve üyeleri hakkında bilgi vererek pişmanlığını ifade etmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin hatalı şekilde uygulanmaması ve hükümden sonra ortaya çıkan yeni delillerin sanık ve müdafiine tebliğ edilip diyeceklerinin sorulmaması gibi usul ve esasa aykırılıklar sebebiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/876 E., 2022/656 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/189 E., 2021/180 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. 5271 sayılı CMK'nın 217/1 inci maddesi gereğince kararın ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırılabileceği gözetilmeden duruşmada okunmayan ... .'nin kolluk beyanlarının mahkumiyet hükmünün gerekçesine esas alınması, 2. ... .'nin mahkeme huzurunda yahut SEGBİS yoluyla sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla ifadesine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın kovuşturma aşamasında sunmuş olduğu 21.04.2021 tarihli dilekçesinde, üzerine atılı örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmediği gerekçesi ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına dair karar verilmiş ise de; yakalandıktan sonra soruşturma aşamasından itibaren örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile birtakım örgüt mensubu hakkında bilgi veren sanığın, fiili statüsünü kabul ve beyan ile pişmanlığını ifade ettiğinde şüphe bulunmamakla, yerel mahkeme tarafından da hükme esas alınan ifadelerinden söz konusu dilekçesinde açıkça dönmemekle, ''özü itibariyle suçsuz olduğunu, beraat kararı verilmesini'' ifade etmesinin anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,4. Hükümden sonra dosyaya gelen Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2021 tarih, 2021/1368 CBS ihbar dosyası sayılı yazısı ve eklerinin, Ahmet Kubilay A.'nın beyan ve teşhislerinin 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması lüzumunun bulunması, Kanuna aykırı olup; sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.