Yeminli tanık dinleme, delil değerlendirme eksiklikleri ve adil yargılama hakkı ihlalleri nedeniyle terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin Yargıtayca bozulması.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, temel belirleyici delil niteliğindeki tanıkların usulüne uygun şekilde, sanık huzurunda veya ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde doğrudan dinlenmemesi, bazı tanıklardan yemin alınmaması, soruşturma beyanlarının denetime elverişli şekilde dosyaya yansıtılmaması, hüküm sonrası ortaya çıkan ve sanık aleyhine olabilecek yeni dijital yazışmaların değerlendirmeye alınmaması, bu yazışmaları yapanların araştırılmaması ve sanık hakkındaki diğer delillerin UYAP sisteminde eksik araştırılması gibi adil yargılanma hakkını ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engelleyen önemli usul ve delil toplama eksiklikleri nedeniyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/14879 E.  ,  2026/10903 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/364 E., 2022/356 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/428 E., 2020/247 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63/1. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanık müdafii tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve sanık tarafından verilen 07.03.2024 havale tarihli temyiz dilekçesinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. CMK'nın 50/1-c maddesine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmayan ... ., ... ., ... .'nin yeminsiz olarak dinlenilmeleri,
2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve soruşturma beyanlarının okunulması ile yetinilen ... ., ... . ve talimat ile dinlenen tanıklar ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... .'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
3. Tanık ... .'nin soruşturma beyanlarının Yargıtay denetimine elverişli şeklide dosyaya kazandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Hükümden sonra dosyaya gelen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2022 tarih, 2017/69508 soruşturma sayılı yazısı ve ekinde yer alan sanığa ilişkin bilgilerin geçtiği üçüncü kişiler arasındaki ... yazışmalarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve ... yazışmalarını yapan kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlendikten sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu
5. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından, UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir delil yahut beyanın bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumunun bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.