Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde ilahi eser sahibinin ve icracı sanatçının dijital platformlardaki mali ve manevi haklarının ihlali davası.
Özet: İlahi türünde tanınmış bir eser sahibi ve icracı sanatçı olan davacının, davalıya belirli müzik eserlerini yalnızca kaset ve CD formatında çoğaltma ve yayma izni vermesine karşın, davalının bu eserleri dijital platformlar üzerinden umuma ileterek mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini ileri sürdüğü; teknolojik gelişmelerle ortaya çıkan bu yeni kullanım şekillerinin eski muvafakatnamelerle kapsanmadığını belirterek, ihlallerin durdurulmasını, menini ve maddi-manevi tazminat ödenmesini talep ettiği bir davadır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/247 Esas - 2026/74
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2022/247Karar No : 2026/74....Dava : (...) Tecavüzün Ref'i ve Men'i, Maddi ve Manevi TazminatDava Tarihi : 21/06/2022Karar Tarihi : 18/02/2026Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 18/02/2026Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan (...) Tecavüzün Ref'i ve Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin kimi eserlerde eser sahibi olarak, kimi eserlerde ise icracı sanatçı olarak bağlantılı hak sahibi sıfatıyla mali hakların sahibi olduğunu, müvekkilinin, ... ile 17/08/1999, 10/11/1999 ve 08/11/2000 tarihlerinde 3 adet muvafakatname düzenlendiğini, muvafakatnameler kapsamında tek tek sayılmış olan eserlerin kaset,.... olarak yayınlanması ve dağıtılmasına izin verdiğini, davalı ... tarafından çoğaltılacak ve dağıtılacak eserlerin profesyonel kayıt işlemleri için gereken masrafı müvekkilinin kendisinin üstlendiğini, müvekkilinin asıl amacının, eserlerinin Türkiye sınırları içerisinde de dinlenilmesini sağlamak amacıyla profesyonel bir işletme ile çalışmak olduğunu, eserlerin, muvafakatnamelerde kararlaştırılmayan vasıtalarla umuma iletildiğini, bu ihlaller kapsamında davalıya 03/03/2021 tarihinde .... yevmiye numaralı ihtarnamelerin gönderildiğini, ihtarnamelere cevap verilmediği gibi ihlallerin durdurulmadığını, .... madde uyarınca hakların ayrı ayrı gösterilmesinin gerektiğini, müvekkili tarafından yalnızca çoğaltma ve yayma hakkı için muvafakatname verildiğini, dijital platformlar aracılığıyla umuma iletim hakkını kapsamadığını, müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini, huzurdaki uyuşmazlıkta mali hakların devrinin, yaşanan teknolojik gelişmeler kapsamında sonradan ortaya çıkmış veya tanınırlığı da çok sonradan artmış olan dijital platformları da kapsayacağı şekilde yorumlanamayacağını,..... madde uyarınca ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğunu, müvekkilinin ilahi türündeki musiki eserler üreten ve icra eden Türkiye’de ve dünyada tanınmış ender bir sanatçı olduğunu, .... platformu üzerinde kimi eserlerinin izlenme sayısının 41 milyonu aştığını, 270.000’den fazla abonesi olduğunu, müvekkilini..... maddede düzenlenen manevi hakkının da ihlal edildiğini ifade ederek şimdilik 1.000,00.-TL olmak üzere, sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin veya .... hükümleri çerçevesinde tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlasına ve 10.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesine, davalının tecavüzünün ve müdahalesinin men’ine ve ref’ine, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalıya usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE :Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacı tarafın eserden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edilip edilmediği ile tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Toplanan delillere, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;1...... Yevmiye Numaralı Muvafakatname:Muvafakatname konusunun, Kur’an-ı Kerim isimli albümde yer alan “Necm”, “Kamer, “Vakıa” ve “Rahman” rahman surelerinin bulunduğu eserler, Beş Ezan isimli albümde yer alan “Beş Ezan” ve “müezzinlik dua ve sureleri”, Sevdim Seni isimli albümde yer alan “Besmele”, “Salavat”, “Nurdan Süzülür”, “Ey Güzellerden Güzel”, “Sevdim Seni”, “Cano Dilden”, “Bilmem Nideyim”, “Onbir Ayın Sultanı”, “Ey Habibi”, “Ey Rahmeti Bol”, “Muhammedim”, “Allah Yolu”, “Ah Nice” ve “Al Eline Kalemi”, Aruya Aruya isimli albümde yer alan “Ya Kitaballah”, “Makamımız Kuş Misali”, “Aruya Aruya”, “Güller Sümbüller”, “Akan Sular”, “İstediğim Hakktır Benim”, “Yeşil Kubbe”, “Yalvar Kul Allah’a Yalvar”, “Hor Bakma Sen Toprağa”, “Naat-ı Şerif”, “Bülbüller Nazda” ve “Namaz” isimli eserler olduğu, Yukarıda belirtilen eserlerin kaset ve CD formatında yayımlanması ve dağıtılması hususunda ... ...’e yetki verildiği, Muvafakatnamede herhangi bir süre sınırlaması bulunmadığı, .... Yevmiye Numaralı Muvafakatname: Muvafakatname konusunun, Geldim Sana isimli albümde (yapımcı tarafından ismin değiştirilebileceği belirtilmiştir) yer alan “Aman”, “Rabbim Sana”, “Elhamdulillah”, “Cümle Alem”, “Cürmüm İle Geldim”, “Mevlasını Sevenlere”, “Hak Dedim”, “Gönül Han Oldu”, “Ya Resulullah” isimli eserler olduğu, Yukarıda belirtilen eserlerin yurtiçinde ve yurtdışında kaset ve CD formatında yayımlanması ve dağıtılması hususunda ... ...’e yetki verildiği Muvafakatnamede herhangi bir süre sınırlaması bulunmadığı, 3....Yevmiye Numaralı Muvafakatname: Muvafakatname konusunun, 99 Esma isimli albümde (yapımcı tarafından ismin değiştirilebileceği belirtilmiştir) yer alan “Rabbel İbadi”, “Lebbeyk”, “Burak Velharem”, “Sbuhanallah”, “Nat”, “Yağimam”, “Esmaül Hüsna”, Medet isimli albümde yer alan “Haydi”, “Şarkımız”, “Medet”, “Halimiz Nola”, “Hocam”, “Aşkı Rasulü Kibriya”, “Mahbub”, “Ya Resulallah”, “Göresim Geldi”, “Sevdim Seni”, “Yakma Allah’ım”, “Neşidul Hüda” ve “Allah Allah” isimli eserler olduğu, Yukarıda belirtilen eserlerin yurtiçinde ve yurtdışında kaset, CD ve CDROOM formatında yayımlanması ve dağıtılması hususunda ... ...’e yetki verildiği,Muvafakatnamede herhangi bir süre sınırlaması bulunmadığı anlaşılmıştır. Eser Vasfına İlişkin Değerlendirme: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (Bundan böyle “...” olarak anılacaktır.) “Tanımlar” başlığını taşıyan 1/B maddesinin a bendinde, eser, “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlanmaktadır. Aynı kanunun, 5. maddesi, “Sinema eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir.” hükmünü havidir. Kanuni düzenlemeden yola çıkılarak, doktrinde bir fikri ürünün eser olarak koruma altına alınabilmesi için üç temel şartın varlığından söz edilir. Bunlar; 1-Eserin kanunda sayılan türlerinden birine giriyor olması (Şekli şart), 2-Eserin sahibinin hususiyetini taşıyor olması (Subjektif şart), 3-Eserin tasarrufa elverişli ve üçüncü kişilerce algılanabilir nitelikte olması (Objektif şart)” tır.Yukarıda belirtilen kriterlerden ilkini taşıyan şekli şart, numerus clausus (sınırlı sayı) ilkesine dayanılarak inceleme konusu ürünün eser niteliğinin tespitinde kanunda belirtilen eser türlerinden birine ait olup olmama koşulunu karşılar. Bu türler kanunda da belirtildiği üzere, ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserler, güzel sanat eserleri, sinema eserleri olarak sıralanabilir. Eser niteliğinde subjektif şartı oluşturan hususiyet kavramı ise, doktrinde yenilik unsuruyla ifade olunmaktadır. Fikri ürünün eser olarak himaye altına alınması tamamen orijinal bir başka deyişle başyapıt olmasını da gerektirmemekle birlikte fikri çaba, her gün her yerde gördüğümüz sıradan bir faaliyetin sonucundan da ayırt edilebilmelidir. Örneğin, sıradan bir insanın çektiği fotoğraflar veya yazdığı yazılar yaratıcılığa sahip fikri çabalar değildir. Önemli olan “az çok bağımsız bir fikri emeğin” mevcut olup olmadığını tespit etmektir. Hirsch, hususiyet kavramının önemini, “Herkes tarafından vücuda getirilemeyen, yani bir hususiyeti haiz bulunan mahsuller himayeye layıktır ve ancak bunlara eser vasfı izafe edilebilir.” tespitleriyle vurgulamıştır. Ayiter’e göre ise var olandan başkasını meydana getirmek hususiyet anlamına gelir. Erel’e göre bir eserin sahibinin hususiyetini yani özelliğini taşıyabilmesi için “bağımsız bir fikri çalışma ürünü olması ve sahibinin yaratıcı gücünün özelliğini yansıtabilmesi gerekmektedir. Erel, görüşünü açıklarken aynı zamanda Arslanlı ve Öztrak’a da atıf yaparak az çok bağımsız bir fikri emeğin bulunması gerekliliğine de işaret etmiştir. Tekinalp, hususiyetin kendisini anlatımda gösterdiğini ve anlatımın da sanatsal kişiliği yaratıcılığı yansıttığını ve sahibinin mührü olduğunu ifade etmiştir. Hususiyetten söz edebilmek için bir düzeye gereksinim duyulmaktadır. Tekinalp, düzeyin belirlenebilmesi için tek bir ölçüt verilemeyeceğini ancak birlikte uygulanabilecek genel bir düzeyin belirlenebileceğini belirtmiş ve fikri çabanın böyle bir faaliyetin sonucunu her gün her yerde gördüğümüz sıradan sonuçlardan ayıracağını ifade etmiştir. Dolayısıyla bir fikri ürünün eser olabilmesi için düzenli bir fikri faaliyetin sonucu ortaya koyulması gerekmektedir. Hususiyetin tespiti bakımından tüm eser kategorileri bakımından ortak bazı unsurlar bulunmakla birlikte, hususiyetin her bir eser türü için somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekliliği ifade edilmektedir. Ancak fikri ürünün eser olarak himaye altına alınması tamamen orijinal bir başka deyişle başyapıt olması gerekmemektedir. Eser nitelendirmesinde üçüncü koşulu oluşturan objektif şart ise, “Eserin tasarrufa elverişli ve üçüncü kişilerce algılanabilir nitelikte olması”; bir başka deyişle, aleniyet kavramıyla açıklanabilir. Nitekim, fikri bir düşüncenin eser niteliğine erişebilmesi için her şeyden önce insan fikri ve yaratıcılığının somut bir ürüne dönüşmesi gerekir. Bu nedenle, aklımızdan geçirdiğimiz; gerçek hayatta somutlaşmayan, üçüncü kişilerce tasavvur edilemeyen; yahut hiçbir zaman gün yüzüne çıkmamış, bize ait olduğu kimse tarafından bilinmeyen ya da algılanamayan eserler fikri hak korumasından yararlanamayacaktır. Yukarıda açıklanan hususlar dahilinde somut uyuşmazlık açısından önem arz eden iki eser türü, “ilim ve edebiyat eseri” ve “musiki eseri”dir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca “Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları” ilim ve edebiyat eseri, “her nevi sözlü ve sözsüz besteler” ise musiki eseri olarak düzenlenmiştir. O halde bir şarkının güftesi edebiyat eseridir. Öte yandan aynı şarkının bestesi de bir musiki eseridir. Güfte ve bestenin birlikte tek eser olabileceği konusunda bir zorunluluk bulunmadığı gibi her birinin sahibi başka kişiler de olabilir. Bundan başka bir şarkı yalnız beste olarak güftesi ile birlikte icra edilebilir. Tüm bu hususlar dahilinde somut uyuşmazlığa bakıldığında, davacı tarafından dosyaya konu edilen fikri ürünlerin orijinallerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda, dava konusu fikri ürünlerin davacı tarafından seslendirilen ilahi, Kur’an-ı Kerim suresi gibi materyaller olduğu, davacının beyanları, dosyada bulunan belgeler ve materyallerin niteliği birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu materyallerin söz yahut bestesinin davacıya ait olmayan anonim materyaller olduğu, davacının işbu anonim materyalleri seslendirmek suretiyle icra ettiği anlaşılmış olup, netice itibariyle de, davaya konu materyallerin belirli bir sıra (gam), bağlılık, melodi, ritim taşıdığı değerlendirmekle musiki eseri olarak kabul edilebileceği kanaatine varılmıştır. Eser/Hak Sahipliğine İlişkin Değerlendirme:...’in eser sahipliğine ilişkin olarak benimsemiş olduğu temel ilke “yaratma ilkesi” dir. Kanunun “Eser Sahibi” başlıklı 8. maddesi “Bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Bir işlemenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde, animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.” hükmünü amirdir. Görüleceği üzere, eser sahibi sıfatının kazanılabilmesi için eser niteliğinde bir fikri ürünün meydana getirilmesi gerekli ve yeterlidir. Ayrıca bir irade açıklaması veya hukuki işlem yapılması söz gelimi eserin tescil ettirilmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Eserin yaratılmasıyla birlikte bu sıfat doğrudan kazanılmaktadır. Yine kanun koyucu, 11. ve 12. maddelerde eser sahipliği ile ilgili birtakım karineler de getirmiştir. Tanımlanan bu karinelere göre yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın. Eser sahibinin adının belirtilmediği hallerde ise yayımlanmış olan bir eserin sahibi 11. maddeye göre belli olmadıkça, yayımlayan ve o da belli değilse çoğaltan eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 80. maddesinde, “Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan düzenleme aşağıda sunulmuştur: “Madde 80 – (Değişik: 21/2/2001 - 4630/32 md.) Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar şunlardır: 1. Eser sahibinin haklarına komşu haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının aşağıda belirtilen komşu hakları vardır. A) İcracı sanatçılar aşağıda belirtilen haklara sahiptir: (1) İcracı sanatçılar, mali haklardan bağımsız olarak ve bu hakları devretmelerinden sonra dahi, tespit edilmiş icraları ile ilgili olarak uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar hariç, icralarının sahibi olarak tanıtılmalarını ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif edilmesi ve bozulmasının önlenmesini talep etme hakkına sahiptirler. (2) Bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir. (3) İcracı sanatçı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespit edilmiş icralarının, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme veya yasaklama hakkına sahiptir. (4) İcracı sanatçı, tespit edilmiş icrasının veya çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla, icraların dağıtım ve sunulması icracı sanatçının yayma hakkını ihlal etmez. (5) İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme ile yapımcıya devredebilirler. (6) İcranın, bir orkestra, koro veya tiyatro grubu tarafından gerçekleştirilmesi halinde, orkestra veya koroda yalnız şefin, tiyatro grubunda ise yalnız yönetmenin izni yeterlidir. (7) Bir müteşebbisin girişimi ile ve bir sözleşmeye dayanılarak gerçekleştirilen icralar için müteşebbisin de izninin alınması gereklidir. Dava dosyasına bu açıdan bakıldığında, gerek muvafakatnamelerde gerekse davacı tarafından sunulan linklerde davacının isminin yer alması, dosyada yahut verilen linklerde davacının söz/beste sahibi olduğuna ilişkin herhangi bir kaydın yer almaması, aynı isimle farklı sanatçıların icralarının da yer alması karşısında davacının, dava konusu eserlerin söz yahut beste sahibi olmadığı ancak icracı sanatçı olması sıfatıyla icrası üzerinde 5846 sayılı ...’in 80. maddesi bağlamında komşu hak sahibi olduğu kanaatine varılmıştır. Hak İhlaline İlişkin Değerlendirme: Yukarıda değinildiği üzere, eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların komşu hakları bulunmaktadır. İcracı sanatçının icrası üzerinde sahip olduğu haklardan birisi de, ...’in 80/1/A/(2) maddesinde yer alan; “Bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir.” düzenlemesidir. Dosyada yer alan muvafakatnameler sonucunda davacının, eserlerin “kaset”, “CD” ve “CDROOM” formatlarında yayım ve dağıtılması konusunda davalıya izin verildiği anlaşılmış olup, bu meyanda ...’in, komşu hakları düzenleyen 80. maddesi bu kez “fonogram yapımcıları” ile ilgili 80/1/B maddesi kapsamında değerlendirilecektir: “B) Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir: (1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir. (2) Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir. (3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez.” Dosyada mübrez muvafakatnameler, yukarıda sunulan hususlar dahilinde ve muvafakatnameler sonucunda, davalının, davaya konu eserlerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcısı olup olmadığının tespit edilemediği anlaşılmıştır. Davaya konu muvafakatnamelerin tarihleri de göz önüne alındığında, 5846 sayılı ...’in, 21/02/2021 tarih ve 4630 sayılı “Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun”un 15. maddesi ile değişik 25. maddesinin, işbu değişiklikten önceki hali aşağıda sunulmuştur: “Radyo İle İletim Hakkı Madde 25 – Bir eserden, onun asıl veya işlenmelerini, radyo veya buna benziyen ve işaret, ses yahut resim nakline yarıyan diğer teknik tesislerle yaymak; böylece yayılan eserleri diğer bir radyo teşekkülünden naklen alarak ister telli, ister telsiz olsun yaymak veya oparlör yahut buna benziyen ve işaret, ses yahut resim nakline yarıyan diğer teknik tesislerle umumi mahallerde temsil etmek suretiyle faydalanma hakkın münhasıran eser sahibine aittir.” Bu doğrultuda tüm dosya kapsamından, davacı tarafından davalıya devredilen hakkın, eserlerin “kaset”, “CD” ve “CDROOM” formatında yaymak ve dağıtmak olarak belirlenmesi, ...’in 25. maddesinin 21/02/2021 tarihinde değiştirilmezden önceki metninde umuma iletim hakkının sınırlı olarak düzenlenmesi, ...’in 51. maddesinin “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.” hükmünü amir olması, gerek ... 25. maddede yapılan değişikliğin, gerekse 80. madde ile icracı sanatçılara tanınan hakların, davacı tarafça verilen muvafakatnamelerden sonraki tarihli olması, davalı bir an için fonogram yapımcısı olarak kabul edilse dahi umuma iletim konusunda davacı ile akdedilmiş bir sözleşmenin dosyada bulunmaması karşısında, davacının icracı sanatçı olmaktan doğan “işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsili” hakkının davacı uhdesinde olduğu, internet ortamındaki umuma iletimlerin, davacının ...’in 80/1/A/(2) maddesinde yer alan hakkının ihlali anlamına geleceği kanaatine varılmıştır. TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:1-Spotify Dijital Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.’nin 07/03/2023 Tarihli Müzekkere Cevabı: Regeringsgatan 19, 111 53 Stockholm/Sweeden adresinden doğrudan muhatabına yönetilmesinin gerektiğinin ifade edildiği,2-Lifecell Müzik Yayın ve İletim A.Ş.’nin Bila Tarihli Müzekkere Cevabı:Belirtilen eserlerin bir kısmının, önceki tarihte müvekkili şirket tarafından işletilen Fizy Dijital Müzik Platformu’nda bulunmakla birlikte işbu tarih itibariyle Fizy’de bulunmadığı,Bir kısım eserlerin isimlerinin ise, Mahkeme tarafından iletilenden farklı olarak yer aldığı, Eserlerin Orchard Enterprise NY, INC tarafından sağlandığı, Statüsü açık durumda olan (halen yayında olduğunun ifade edilmeye çalışıldığı değerlendirilmiştir.) eserin, “Ya Rasulallah” (Mahkeme tarafından iletilen ismin ‘Ya Resulullah’ olduğu anlaşılmıştır.) isimli eser olduğunun bildirildiği, 3-Deezer Dijital Hizmetler ve Dağıtım A.Ş.’nin 07/07/2023 Tarihli Müzekkere Cevabı: Verilerin yurtdışında tutulduğu ve oradan elde edildiği, Sağlayıcı/yayıncısı Routenote olan: “Halimiz Nola? (Albüm:Medet)”, “Burak (Albüm:Medet)”, “Göresim Geldi (Albüm:Medet)”, “Yakma Allah’ım (Albüm:Medet)”, “Haydi (Albüm:Medet)”, “Hocam (Albüm:Medet)”, “Medet (Albüm:Medet)”, “Mahbub’u Huda (Albüm:Medet)” isimli eserlerin “Deezer”da bulunduğu (müzekkere cevabından bu eserlerin halen yayında olduğu anlaşılmaktadır.),Sağlayıcı/yayıncısı Cdbaby olan “Lebbeyk (Albüm:Cürmüm ile geldim sana)”, isimli eserin “Deezer”da bulunduğu (müzekkere cevabından bu eserlerin halen yayında olduğu anlaşılmaktadır.),Sağlayıcı/yayıncısı The Orchard olan: “Burak (Albüm:Lebbeyk)”, “Esmaül Hüsna (Albüm:Lebbeyk)”, “Aman Aman (Albüm:Cürmüm İle Geldim Sana)”, “Rabbim Sana Sığınırım (Albüm:Cürmüm İle Geldim Sana)”, “Gönül Hun Oldu (Albüm:Cürmüm İle Geldim Sana)”, “Ya Rasulallah (Albüm:Cürmüm İle Geldim Sana)”, “Subhanallahi (Albüm:Beş Ezan)”, “Elhamdulillah (Albüm:Beş Ezan)”, “Hak Dedim (Albüm:Beş Ezan)”, “Cürmüm İle Geldim Sana (Albüm:Beş Ezan)”, “Cümle Alemi Yaradan (Albüm:Beş Ezan)” isimli eserlerin 06/02/2023 tarihinde The Orchard tarafından kaldırıldığının bildirildiği,4-Deezer Dijital Hizmetler ve Dağıtım A.Ş.’nin 21/12/2023 Tarihli Müzekkere Cevabı: Deezer platformunda yayınlandığı tespit edilen kayıtlara ilişkin yayıncı bilgisinin ekte sunulduğunun, “Mevlasını Sevenlere”, “Şarkımız”, “Aşkı rasuli Kibriya”, “Sevdim Seni”, “Neşidul Huda”, “Allah Allah”, “99 Esma”, “Rabbal İbadi”, “Nab” ve “Yağimam” adlı eserlerin tam ismi olmaması nedeniyle Deezer platformunda yayınlanıp yayınlanmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği,5-Google LLC’nin 16/07/2024 Tarihli Müzekkere Cevabı: İlgili bilgilerin Google merkezinden istenebileceğinin bildirildiği,6-Video Müzik Film Yapım Yayıncılık İletişim ve Organizasyon San. ve Tic. A.Ş.’nin 23/09/2024 Tarihli Müzekkere Cevabı: Mahkemenin talep ettiği “Medet”, “Cürümüm İle Geldim Sana” ve “Lebbeyk” isimlere albümlere ilişkin gelirlerin ekte sunulduğunun, 26/06/2020 itibariyle İstanbul Publishing firmalarından ödemelerinin yapılmaya başlandığı, 06/02/2023 itibariyle firmalarından ayrılmış tüm içeriklerin dijital platformlardan kaldırıldığının, Dijital gelirlerinin, gelirlerinin %60-%70’ni bulabildiği Youtube gelirlerinin, Asır AjansÖmer GÖKALP firmasının 17/03/2020’de Youtube kanalını açtığı ve ilk içeriğin 26/03/2020 tarihinde yayınlandığı, Mustafa Özcan Güneşdoğdu’ya ait “Lebbeyk” isimli albümde bulunan “Esmaül Hüsna” eserinin 30/01/2021 tarihinde yayınlandığının, Müzekkere cevabının 2. sayfasında albüm gelirlerinin KDV dahil: “Cürmüm İle Geldim” adlı albüme yönelik olarak 2020 yılı için 232,69 USD, 2021 yılı için 423,99 USD, 2022 yılı için 459,41 USD ve 2023 yılı için 112,62 USD olduğunun, “Lebbeyk” adlı albüme yönelik olarak 2020 yılı için 38,80 USD, 2021 yılı için 70,40 USD, 2022 yılı için 36,35 USD ve 2023 yılı için 8,40 USD olduğunun, “Medet” adlı albüme yönelik olarak 2020 yılı için 17,66 USD, 2021 yılı için 32,91 USD, 2022 yılı için 15,50 USD ve 2023 yılı için 7,89 USD olduğunun, Müzekkere cevabının EK-2’sinde ise albüm gelirlerinin: 2020 Mayıs – Aralık dönemi için: “Cürmüm İle Geldim” adlı albüme yönelik olarak 232.688.576 USD olduğunun, “Lebbeyk” adlı albüme yönelik olarak 38.794.173 USD olduğunun, “Medet” adlı albüme yönelik olarak 17.666.193 USD olduğunun, 2021 Ocak – Aralık dönemi için: “Cürmüm İle Geldim” adlı albüme yönelik olarak 423.991.264 USD olduğunun, “Lebbeyk” adlı albüme yönelik olarak 70.402.139 USD olduğunun, “Medet” adlı albüme yönelik olarak 32.917.820 USD olduğunun, o 2022 Ocak – Aralık dönemi için: “Cürmüm İle Geldim” adlı albüme yönelik olarak 459.414.264 USD olduğunun, “Lebbeyk” adlı albüme yönelik olarak 36.359.960 USD olduğunun, “Medet” adlı albüme yönelik olarak 15.502.180 USD olduğunun, o 2023 Ocak – Aralık dönemi için: “Cürmüm İle Geldim” adlı albüme yönelik olarak 112.624.153 USD olduğunun, “Lebbeyk” adlı albüme yönelik olarak 8.407.062 USD olduğunun, “Medet” adlı albüme yönelik olarak 7.891.140 USD olduğunun, bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından dosyaya konu edilen fikri ürünlerin orijinallerinin dosyaya sunulmadığı, dava konusu fikri ürünlerin davacı tarafından seslendirilen ilahi, Kur’an-ı Kerim suresi gibi materyaller olduğu, davacının beyanları, dosyada bulunan belgeler ve materyallerin niteliği birlikte değerlendirildiğinde dava konusu materyallerin söz yahut bestesinin davacıya ait olmayan anonim materyaller olduğu, davacının işbu anonim materyalleri seslendirmek suretiyle icra ettiği anlaşılmakla; davaya konu materyallerin belirli bir sıra (gam), bağlılık, melodi, ritim taşıdığı değerlendirilmekle musiki eseri olarak kabul edilebileceği, Gerek muvafakatnamelerde gerekse davacı tarafından sunulan linklerde davacının isminin yer alması, dosyada yahut verilen linklerde davacının söz/beste sahibi olduğuna ilişkin herhangi bir kaydın yer almaması, aynı isimle farklı sanatçıların icralarının da yer alması karşısında davacının, dava konusu eserlerin söz yahut beste sahibi olmadığı, ancak, icracı sanatçı olması sıfatıyla icrası üzerinde 5846 sayılı ...’in 80. maddesi bağlamında komşu hak sahibi olduğu, Davacı tarafından davalıya devredilen hakkın, eserlerin “kaset”, “CD” ve “CDROOM” formatında yaymak ve dağıtmak olarak belirlenmesi, ...’in 25. maddesinin 21/02/2021 tarihinde değiştirilmezden önceki metninde umuma iletim hakkının sınırlı olarak düzenlenmesi, ...’in 51. maddesinin “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.” hükmünü amir olması, gerek ... 25. maddede yapılan değişikliğin, gerekse 80. madde ile icracı sanatçılara tanınan hakların, davacı tarafça verilen muvafakatnamelerden sonraki tarihli olması, davalı bir an için fonogram yapımcısı olarak kabul edilse dahi bu konuda davacı ile akdedilmiş bir sözleşmenin dosyada bulunmaması karşısında, davacının icracı sanatçı olmaktan doğan “işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsili” hakkının davacı uhdesinde olduğu, internet ortamındaki umuma iletimlerin, davacının ...’in 80/1/A/(2) maddesinde yer alan hakkının ihlali anlamına geleceği, ....” isimli internet sitelerinde yer alan linklerde “...” yahut “...” isimli bir kaydın yer almadığı anlaşılmakla, bu linklerde yer alan faaliyetin davalı tarafından yürütülüp yürütülmediği hususunun şu aşamada kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı; öte yandan, YouTube isimli video paylaşım sitesinde yer alan videolarda, hesap sahibinin “...” olduğu, ilgili hesapta yer alan “Hakkında” sekmesinde yer alan Facebook hesabına ilişkin linklerden, sayfanın davalıya ait olduğu kanaatine varıldığı, Youtube isimli video paylaşım sitesinde yapılan paylaşımların, icracı sanatçı konumunda olan davacının ...’in 80/1/A/(2) maddesinde sayılan hakkının ihlali anlamına geleceği kanaatine varılmıştır.Yukarıda sunulan bilgiler ışığında ... 68. madde uyarınca talep edilebilecek tazminat aşağıda hesaplanmıştır: 1.072,07 USD x 17,37 TL (Dava tarihindeki efektif satış kuru) = 18.621,86 TL 18.621,86 x 3 (... 68. madde uyarınca 3 kat) = 55.865,58 TL 55.865,58 TL x %80 (KDV oranı %20) = 44.692,46 TL (... 68 tazminatı hesabında KDV düşülmektedir) 44.692,46.-TL x %10 (sözleşme imzalasaydı icracı sanatçının alabileceği emsal telif oranı)= 4.469,25.-TL Neticede, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından dosyaya konu edilen fikri ürünlerin orijinallerinin dosyaya sunulmadığı, dava konusu fikri ürünlerin davacı tarafından seslendirilen ilahi, Kur’an-ı Kerim suresi gibi materyaller olduğu, davacının beyanları, dosyada bulunan belgeler ve materyallerin niteliği birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu materyallerin söz yahut bestesinin davacıya ait olmayan anonim materyaller olduğu, davacının işbu anonim materyalleri seslendirmek suretiyle icra ettiği anlaşılmakla; davaya konu materyallerin belirli bir sıra (gam), bağlılık, melodi, ritim taşıdığı düşünülmekle musiki eseri olarak kabul edilebileceği, Gerek muvafakatnamelerde, gerekse davacı tarafından sunulan linklerde davacının isminin yer alması, dosyada yahut verilen linklerde davacının söz/beste sahibi olduğuna ilişkin herhangi bir kaydın yer almaması, aynı isimle farklı sanatçıların icralarının da yer alması karşısında davacının, dava konusu eserlerin söz yahut beste sahibi olmadığı; ancak, icracı sanatçı olması sıfatıyla icrası üzerinde 5846 sayılı ...’in 80. maddesi bağlamında komşu hak sahibi olduğu, Davacı tarafından davalıya devredilen hakkın, eserlerin “kaset”, “CD” ve “CDROOM” formatında yaymak ve dağıtmak olarak belirlenmesi, ...’in 25. maddesinin 21/02/2021 tarihinde değiştirilmezden önceki metninde umuma iletim hakkının sınırlı olarak düzenlenmesi, ...’in 51. maddesinin “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.” hükmünü amir olması, gerek ... 25. maddede yapılan değişikliğin, gerekse 80. madde ile icracı sanatçılara tanınan hakların, davacı tarafça verilen muvafakatnamelerden sonraki tarihli olması, davalı bir an için fonogram yapımcısı olarak kabul edilse dahi bu konuda davacı ile akdedilmiş bir sözleşmenin dosyada bulunmaması karşısında, davacının icracı sanatçı olmaktan doğan “işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsili” hakkının davacı uhdesinde olduğu, internet ortamındaki umuma iletimlerin, davacının ...’in 80/1/A/(2) maddesinde yer alan hakkının ihlali anlamına geleceği, .... isimli internet sitelerinde yer alan linklerde .... Ajans” isimli bir kaydın yer almadığı anlaşılmakla, bu linklerde yer alan faaliyetin davalı tarafından yürütülüp yürütülmediği hususunun kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı; öte yandan,... isimli video paylaşım sitesinde yer alan videolarda, hesap sahibinin “.....” olduğu, ilgili hesapta yer alan “Hakkında” sekmesinde yer alan Facebook hesabına ilişkin link incelendiğinde sayfanın davalıya ait olduğu kanaatine varıldığı, Youtube isimli video paylaşım sitesinde yapılan paylaşımların, icracı sanatçı konumunda olan davacının ...’in 80/1/A/(2) maddesinde sayılan hakkının ihlali anlamına geleceği, Dosya kapsamına göre tecavüz nedeniyle 1.000,00.-TL maddi tazminat ile olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal süresi dikkate alındığında, 5.000,00.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H ÜK Ü M :Davanın Kısmen Kabulüne, Davalı tarafından yapılan tecavüzün ref'ine ve men'ine,1.000,00.-TL maddi tazminatın 26.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,5.000,00.-TL manevi tazminatın 26.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,Alınması gereken (6.000,00.x68,31/1000=)409,86.-TL harçtan peşin alınan 187,86.-TL harcın mahsubu ile bakiye 222,00.-TL eksik nispi ilâm harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan maddi tazminat için takdiren 1.000,00.-TL nispi, manevi tazminat için takdiren 5.000,00.-TL nispi ve kabul edilen diğer maddi istemler için 55.000,00.-TL maktu 3 ayrı ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %75 olarak belirlenmesine,Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 187,86.-TL ilâm harcının tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 6.654,70.-TL yargılama giderinin %75'inin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2026Kâtip Hâkim ....✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 92,20.-TL Bilirkişi Ücreti : 5.000,00.-TL P.M. : 1.562,50.-TL TOPLAM : 6.654,70.-TL