Kamulaştırma Kanunu uyarınca açılan kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmazın tescili davasında, taraf vekillerinin istinaf ve temyiz taleplerinin esastan reddiyle kararın onanması.
Özet: Bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesi kamulaştırmayı kabul etmiş; hem idare (bedeli yüksek bulduğu için) hem de davalı (bedeli düşük bulduğu için) kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, değerlendirme metodunun ve bilirkişi raporunun uygun olduğu gerekçesiyle her iki tarafın istinaf başvurusunu da esastan reddetmiştir. Karar taraflarca temyiz edilmiş olup, Yargıtay yaptığı incelemede Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık ve bozmayı gerektirecek bir neden bulmayarak, taşınmazın belirlenen kamulaştırma bedeliyle tescilini onaylamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/16451 E.  ,  2026/2392 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3670 Esas, 2025/1731 Karar
KARAR : Esastan rat
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/431 Esas, 2023/532 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 1 19... (eski 908) parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin hatalı olduğunu, kararın bedel yönünden müvekkil kurum lehine bozulmasını talep ettiklerini, bilirkişilerce tespit edilen taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek olduğunu, ürün bedellerinin de fahiş hesaplandığını, dava konusu taşınmazların hiçbir alt yapısının, yolunun, elektriğinin vs.nin olmadığını, %15 objektif değer artışı yapılmasının gerçek ile bağdaşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; miktar yönünden karara esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazın değerlendirilmediğini, taşınmaz değerinin fazlasıyla düşük gösterildiğini, kök raporda belirlenen değerin aradan geçen zamana rağmen ek raporda %20 düşürmelerini kabul etmediklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %145 objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınmak suretiyle değerlendirme tarihi itibarıyla değer biçildiği, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı yana ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.